eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 105.026
  • Altın 162,655
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 4 °C

GÖRÜNÜŞE ALDANMAYIN!

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber'in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

"Videoyu İzlemekte Sorun Yaşıyorsanız Buraya Tıklayın..."

Bazen bana “Onur seni takip ediyoruz. Yazılarını okuyup dinliyoruz.  O konuları her hafta nasıl buluyorsun da nasıl yazıyorsun diye soruyorlar.“ Bende gülümseyerek özel bir şey yapmıyorum bilgisayarın başına oturup parmaklarımın klavyenin üstünde dolaşması yetiyor diyorum. İster yetenek deyin ister başka bir şey. Neyi anlatacağıma yazıyı yazarken karar veriyorum. Çünkü böyle yaparsam her şey daha doğal oluyor.  Günümüzde denildiği gibi hayatı organik yaşamayı seviyorum sanırım.

Şimdi bu konu ne reye gidiyor. Bize Organik sebzeleri anlatmayacaksın değil mi? Diyorsunuzdur. Merak etmeyin öyle bir şey anlatmayacağım. Burada benim işim sebzeleri değil insanları anlatmak, bu arada insan demişken karşınızdaki insan için “bu yaşlı bu işi yapamaz” veya “bu engelli bu işi yapamaz” diye düşündüğünüz oldu mu?

Günümüzde insanları biraz gözlemlediğimde çoğu insanın böyle düşündüğünü görüyorum. Karşısındaki insanın tecrübesinden bilgisinden yararlanacağına, “bu yaşlı bir şeyden anlamaz diye düşünen ve bu düşünceyle hareket ederek insanları bozuk para gibi harcayan insanlar var. Bence bu düşünceleri çok yanlış

Bakın gerçek bir olay anlatayım geçtiğimiz günlerde Televizyonda ilginç ve bir o kadarda bizim insanımızı anlatan bir olaya şahit oldum. Bir muhabir eline mikrofonunu almış sokağa çıkmış İstanbul’da trafikle ilgili insanlara sorular soruyordu.  50 yaşından büyükler trafiğe çıksın mı? Falan diye, orta yaşlı bir adama sordu. Adam ne çıksın dedi. ne çıkmasın. Sonra yirmili yaşlarda bir deli kanlıya sordu. Galiba deli kanlı da muhabir kıza hava atmak istedi. Havalı halı duruş ve bakışlarla çıkmasın ya yaşlılar otursunlar evde refleksleri zayıf oluyor trafiği tıkıyorlar diye cevap verdi.

Bunun üstüne muhabir kız, deli kanlıya, gelin bir şey deneyelim dedi. Deli kanlı havalı havalı tabi ki deyip kabul etti. Aynı şekilde o trafiğin içinden 55 yaşlarında bir adam buldular ve onu da alıp trafiğe kapalı, şoförlerin eğitildiği parkura götürdüler. Orada dubaları dizip arabayla mümkün olduğu kadar hızlı dubalara çarpmadan arasından zikzak çizerek geçin bakalım dediler

İlk önce 20 yaşlarındaki havalı delikanlı direksiyona geçti ve dubaların çoğunu yıktı. Sonra 55 yaşındaki adam direksiyona geçti. Oldukça hızlı sürdü ve dubaların tekine bile çarpmadı. Röportaj yapan kız 20 yaşlardaki gencin yanına gitti. “sen neredeyse tüm dubalara çarptın diyerek gülümsedi” çocuğun yüzü kıp kırmızı oldu. 55 yaşındaki adamı göstererek “valla ne diyeyim Abi benden daha iyiymiş “dedi. Muhabir kız, bir yanında 55 yaşında adam, bir yanında 20 yaşındaki deli kanlıyı alarak. Sorduğumuz sorunun cevabını uygulamalı aldık diyerek sokak röportajına noktayı koydu.

Şimdi biliyorum olayı anlatınca izlerken benim yaptığım gibi herkes gülümsedi. Ancak bu olayda da gördüğünüz gibi hayatta “o yaşlı şunu yapamaz” ve ya “bu engelli bunu yapamaz “ diye hiçbir insanı küçümseyerek olaylara yaklaşmamalıyız. Bence yaşlı demek tecrübeli ve bilgili insan demektir. Tecrübeli ve bilgili insanda kolay kolay hata yapmaz.

Engel sahibi bir insan baktığımızda da kimi zaman yaptıklarıyla, azmiyle ve hırsıyla tüm dünyayı dize getirebileceğini görürüz. Örnek vermek gerekirse “Stephen Hawking” dikkat ediyor musunuz adam yürüyemiyor konuşamıyor. Ancak tek parmağı ile yaptığı çalışmalar ve açıklamalar sonrası “NASA’ya” bile sözünü dinletiyor. Bazen düşünüyorum acaba “Stephen Hawking” Türkiye’de yaşasaydı bu kadar başarılı bir adam olabilir miydi? Hiç sanmıyorum biz olsak “Ne diyor bu deli“ der adamı bir bakım evine koyar kapısını kilitler söylediklerini ciddiye bile almazdık.

Bakın arkadaşlar verdiğim örnekler belki çok uç örnekler gibi görünebilir ama biz Türk toplumu olarak engelleri kaldırmak istiyorsak önce kafamızda bazı şeyleri değiştirmeliyiz. İnsanların görünümüne, yaşına bakıp bu adamdan “hayır gelmez” demek yerine, “bu adam ne diyor, ne düşünüyor deyip dinlemeliyiz.” Derdimiz hep bir şeyler öğrenmek olmalı. Başta dediğim gibi mümkün olduğunca doğal olmalı kimseye hava atmamalıyız, kimseyi küçümsememeliyiz! Eğer bu ülkede bilime ve düşünceye değer verirsek çok daha engelsiz, çok daha özgür bir ülkede yaşarız ve belki dünyayı dize getiren yeni Stephen Hawking ler yetiştire biliriz. Sizce de bunun düşüncesi bile heyecan verici değil mi?

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem gazetesi

Bu yazı toplam 1090 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim