• BIST 102.556
  • Altın 260,155
  • Dolar 5,7112
  • Euro 6,3685
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C

GÖSTERİŞ DEĞİL, SEVGİ LAZIM !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bu yazıları takip edenler benim her türlü keyfi dayatmalara karşı olduğumu bilirler. Bunların başında da 14 Şubat sevgili günü. 3 Aralık engelli günü, ana günü, baba günü, teyze amca günü gibi günler vardır. Böyle anlatınca yüzlerde hafif bir gülümseme oldu. Ama farkında mısınız her gecen gün özel bir gün icat ediyor ve icat edilen günleri de insanlara kutlasınlar diye bir şekilde dayatıyoruz. İşin ilginç yanı bu günleri amacına uygun kutlamayı bir türlü öğrenmiyoruz

Mesela geçtiğimiz Perşembe günü 14 Şubat sevgili günüydü. Soruyorum sizlere o gün ne yaptığınız? Sevgiliniz varsa ona hediye almak için cebinizdeki tüm parayı verdiniz mi? Ya da sadece o günlük sevgili mi buldunuz? Hadi söyleyin çekinmeyin biz bizeyiz. Saçmalama demeyin. İnsanlar 14 Şubatta 1 günlüğüne sevgili olup ertesi gün ayrılıyorlar. Allah aşkına söyleyin hediye almadan sevgi olmuyor mu? Veya o günü sevgiliniz olmazsa bir şey mi oluyor? Yok, ama olmaz her yaptığımız şey gösteri her yaptığımız şov olmalı. Bu şovları da sosyal medyadan herkes izlemeli başka türlü tadı çıkmaz değil mi?

İyide gerçek sevgi nereye gitti? Aslında bir bakıma böyle yaparak gerçek sevgiyi öldürmüyor muyuz? Çünkü gerçek sevgi parayla hediyeyle ölçülmez. Hele hele birinden sevgili günü diye hediye beklenmez ve istenmez. Hediyenin özelliği siz veya bir başkası istiyor diye değil alan kişinin sizi düşünerek kendiliğinden bir şeyler yapması değil midir? Yani zorlama ile dayatma ile alınan hediye sevgiyi göstermez. Bence Hediyenin en güzeli ve en kıymetlisi gönülden kopandır. İnsanın gönlünden bir şeyler kopması için özel gün dayatmasına gerek yoktur. Zaten sevgi gerçekse her daim bunu sevilen kişi hisseder. İşte bunun için böyle sevgi üstünden ticaret yapılan bu günleri sevmiyorum.

Simdi böyle anlatırken 14 Şubat ile ilgili yıllar önce yaptığım bir çalışmayı hatırladım. Yıllar önce bolu basınının değerli kalemlerine Sevgi deyince aklınıza ne geliyor diye sormuştum? Tabi böyle pat diye sorunca çoğu kişi “Sevgi isimli bir arkadaşım var o geldi aklıma demişti.” Çok iyi hatırlıyorum. Herkesten annem, kardeşim, ailem gibi cevaplar almıştım. Kimse “ Sevgi deyince aklınıza ne geliyor sorusuna Sevgilim geliyor 14 Şubat geliyor dememişti. “ Çünkü herkes gerçek sevginin peşindeydi. Şimdi bolu basınının değerli kalemleri yazdıklarımı okuyorlarsa o çalışmayı hatırlamış gülümsüyorlardır.

Bakın arkadaşlar insanı insan yapan, insana enerji veren en önemli duygulardan biridir sevmek ve sevildiğini bilmek. Aslında sevgiye böyle bakarsak insanlar için ne kadar önem taşıdığını görürüz. Tabi bu önem engellenen arkadaşlarımız için iki üç kat fazladır. Çünkü engellenen birine sevgiyle yaklaşırsanız ama öyle sahte göstermelik sevgilerden bahsetmiyorum. Gerçek sevgi olacak. Engellenen kişiye onu sevdiğinizi hissettirir ve onun sevgisini kazana bilirseniz. İnanın bana engellenen kişinin önündeki birçok engeli yok edebilirsiniz

Çünkü sizi sever ve güvenirse sizin için sevginin verdiği güç ve enerji ile yapamayacağı şeyleri bile rahatlıkla yapabilir. Maalesef günümüzde insanlar engellilere sevgiyle yaklaşacakları yerde acıyarak veya göstermelik sevgiyle yaklaşıyor. Onların güvenini ve sevgisini kazanmak yerine onları azarlamayı tercih ediyor. Böyle olunca da Engellenen kişiler bir tırtıl gibi kendilerine ördükleri kozanın içinden bir türlü çıkmak istemiyor

İşte bizler sevgimizi gösteriş için 14 şubatmış, sevgiliymiş, hediyeymiş falanmış filanmış diye gereksiz yerlere harcayacağımıza sevgimizin gücünü engelleri aşmak için kullanmalıyız ve tırtılları sevgiyle kozalarından çıkmasını sağlayıp rengarenk kelebeklere dönüştürmeliyiz. Eğer biz bunu yapabilirsek inanın bana sevginin verdiği güç ve enerjiyle birçok engeli yok etmiş oluruz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi….

 

Bu yazı toplam 1381 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim