• BIST 1.191
  • Altın 487,026
  • Dolar 7,9427
  • Euro 9,4068
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 26 °C

GÖZLEMLEYEREK YAPMALISINIZ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Bundan yaklaşık 1 yıl önce televizyonda programında insanların evlerini yani yaşam alanlarını düzenleyen bir iç mimara benim için özel yapılmış her ihtiyacıma cevap veren banyonun videosunu gönderip ben burada yaşıyorum her ihtiyacımı da yardım almadan gideriyorum. Acaba siz tasarımlarınızda engellenenler için böyle banyolar yapıyor musunuz? Diye sormuştum.

Bunun üzerine iç mimar benim için yapılan banyoyu video üzerinden yorumlamıştı. Aklımda kaldığı kadarıyla yorumu  “ şu yerde basamak gibi duran şeyin hemen kırılması gerek. Klozetin yan taraflarına tutamaç yapılmalı demişti.” Bu yorumlardan sonra o programın yapımcısıyla söyle bir sohbetimiz olmuştu.

Mimarımızın kırılması lazım dediği yer. Benim için asla devrilmeyecek kaymayacak bir oturma alanı. Ayrıca hadi orayı kırdık diyelim. Su giderleri kimi zaman tıkanabiliyor orası düz olsa giderlerin tıkandığını düşünün. O zaman suyun içinde kötü bir durumda kalmamı nasıl önleyeceksiniz.  klozetin tam karşısına yaptırdığım tutamaçtan destek alıp klozete tek başıma çıkabiliyorum. Yanlarda tutamaç olması büyük ölçüde beni engeller. Ben mimar beyden öncelikle “Bu banyoyu kullanan kişinin engeli ne? İhtiyaçları ne?  önce onu izlemeliyiz ihtiyaçlarını bilmeliyiz. “  demesini beklerdim. Söz konusu engelli mimarisi olunca ezbere konuşulmaz demiştim. Programın yapımcısı da “ Onur ne kadar haklısın bunları Mimarımıza ileteceğim demişti. “ Mimar bey bu konuda ne dedi bilmiyorum

Bu konuyla ilgili geçtiğimiz akşam televizyon kanallarını karıştırırken yurt dışında çekilen büyük tasarımlar isimli programa denk geldim. Programı takip edenler bilirler değişik tekniklerle değişik malzemelerle evlerin nasıl yapıldığını gösteriyorlar.  O programda da tekerlekli sandalye kullanıcısı bir adam ve karısı tamamen engelsiz ve erişilebilir bir ev yapmayı hedefleyerek harekete geçmiş. Bir ev tasarımı yapmışlar. Büyük mücadelelerle evi ortaya çıkardılar.

Ancak özellikle iç kısmını yaparken marangozdan tutun yer fayans ve parkelerini döşeyenlere kadar bütün ustalardan ve işçilerden evi tekerlekli sandalye kullanıcısı olan adamla birlikte bir tekerlekli sandalye ile dolaşmalarını istediler. Bu sandalye bu evde her yere girip çıkacak sandalyedeki kişi her ihtiyacını kendisi karşılaya bilecek yani hiçbir şey ezbere olmayacak ona göre dediler.

Çalışanlar ve ustalar her yaptığı işten sonra bitirdiği alanı anlattığım gibi dolaştı ve birçok yerde hatalar görüldü. Hatalı yerler sökülüp tekrar yapıldı. Hele bir sürgülü balkon kapısı vardı ki, o kapı ve çerçevesi 3 defa değişti. Kapı sürgülü olduğu için alttaki rayları betonun içine girmesi ve zeminin düz olması gerekirken, kapının rayları betonun üstünde kaldı. Tabi ki tekerlekli sandalye oradan geçemedi. 3. Seferde betonu birazcık kırıp rayları betonun içine yerleştirdiler ve tekrar betonu düzelttiler.

Banyo, mutfak aklınıza gelebilecek tüm odalar da bunu yaptılar ve ortaya tekerlekli sandalye kullanıcısı adamın tek başına özgürce bütün ihtiyaçlarını karşılaya bildiği bir yapı çıktı. Programın sunucusu da işçiler ve ustalar gibi evi tekerlekli sandalye ile gezdi. ” Müthiş bir iş çıkarmışsınız erişile bilirliği gayet yüksek özgür bir yaşam alanı olmuş. Bu evde engeller yok diyerek programı bitirdi.”

Tüm bunları izledikten ve yaşadıktan sonra yollar niye böyle, kaldırımlar niye böyle. Erişile bilirlik olayı niye atlanıyor? Biz bu konularda niye kaplumbağa hızında yol kat ediyoruz? daha iyi anladım. Yapılması gereken zor bir şey değil birazcık gözlem yapıp ihtiyaçları belirlemek ve ona göre tasarımlar yapmak hayatı özgürleştirmek. Neden biz böyle yapmıyoruz. Niye ezberciyiz? Bakın televizyonlarda bu tür programları izleyin ev sahiplerinin mimarlara ve ustalara burası olmamış dediğini göremezsiniz duyamazsınız. “Yahu İnsan her şeyden memnun olabilir mi? hiç bir şeye itiraz etmez mi ?”

Arkadaşlar unutmayın fiziksel engelleri kaldıracak özgür yaşam alanları yaratacak kişiler mimarlardır. Dolaysıyla bu insanlara öncelikle gözlem yapmayı öğretmeliyiz ben inanıyorum mimarlarımız ezbere değil gözlemleyerek özgür tasarımlar yapabilirse bizler engelleri aşar özgür bir ülkede özgür mekânların içinde yaşarız…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem gazetesi...

Bu yazı toplam 1801 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim