• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

Gözyaşında yüzme öğrenmek

Mustafa Namdar

Tecrübe, deneyim dediğimiz kazanım, yaşanan acı olayların sonucunda ediniliyor. Bir başka deyişle, yaşanan olaylardan ders alıp aynı yanlışı yapmaktan kaçınmak gibi. Gerek bireysel, gerekse toplumu bilgilendiren konularda yanlış bir uygulamadan zarar gelecekse, bunun önemini geçmiş deneylerin süzgecinden geçirip kendimizi kenara çekerek kurtulmasını bilmek olmalıdır. Yaşanan onca acıya karşın davranışlarımızda nedense bir değişiklik olmuyor, olmayacak gibi de. Şu son fakir illerimiz için çıkarılan teşvik yasası ile hareketlenen kamuoyunun belli bir kesimi, özü, yatırımcıya teşvik amacıyla getirilen avantajlardan yararlanacak olan geri kalmış 36 ilin içinde olmamak telaşı ve önlem alma arayışında. Yasa çıkaran temsilcilerimiz diyor ki; IMF’nin yaptığı tespitlerde ülkenin batısı ile doğusu arasında ekonomik dengesizlik var, bu dengeyi kurun. Bunun için de yatırım yapacak sanayiciye bedava arsa verin. SSK primlerinde ve çalışan işçi sayısına göre prim ve vergilerini düşürün. Yatırımcının kullanacağı enerjiyi ucuza sağlayın. Buraya kadarı doğru mu? Elbette doğru! Bu duruma kimsenin itirazı yok! Bu bir teşviktir. Yıllardır bizi yönetenlerin göremediğini görenler çıkmıştır, kendilerine teşekkür borçluyuz.

Olması gereken sosyo-ekonomik dengeyi kurmak için böyle bir uygulama son derece doğrudur. Yanlış olan ne? Bu itiraz ve gürültüler niye? Yanlış olan; bu yasada batı illerinden bir ikisine de bu yasadan yararlanma hakkının verilmesidir. Nasıl hesaplandığı bilinemeyen ve de öğrenilemeyen GSMH rakamına göre bu illerin kapsam içine alınmasıdır. Komşumuz Düzce’de yaşanan deprem sonrası varolan resmi kayıtların yıkılan binaların molozları arasında kaybetme kurnazlığı mıdır? Yoksa siyasi trafiği iyi takip ederek olayları sahiplenmek midir? Eğer böyle ise bizi temsil edenlerin başlarını yastığa koyduklarında derinden derine düşünmeleri gerekmektedir. Çünkü bu olay son olmayacaktır. Aynı cambazlıklar, alışkanlıklar doğrultusunda devam edecektir. Bizim kaderimiz de gözyaşında yüzme öğrenmeye çabalamak olarak devam edecektir. Öyle veya böyle bu yasa çıkmıştır. Bu yasa ile düşünceler gerçekleşir mi? Onu da zaman gösterecektir.

Amacı para kazanmak olan yatırımcı, ürettiği ürünü ucuza mal etmek isteyecektir. Ucuza maliyet içinde ulaşım vardır. Teknik insan gücü ara elemana ihtiyaç vardır. Hammaddeye uzaklık yakınlık vardır. Ucuz enerjiye ucuz insan gücüne ve modern makina paktına ihtiyaç vardır. Sanayinin batıda yoğunlaşması nedeniyle bu avantajların çoğu 36 ilin içinde bulunan Uşak ve Düzce illerinde mevcut iken, hangi sanayici doğunun bir iline gidip yatırım yapacaktır bekleyip göreceğiz. Bu yasadan en çok etkilenecek olan Bolu, zararı asgariye indirebilecek çözümler üretmek zorundadır. Politik davranışlarla birbirimize çalım atmayı bırakıp şu İl Kurultayı mı Kent Konseyi mi adı ne olursa olsun toplumun bütün temsilcilerini içine alan kuruluşu yeniden canlandırsak da işimize baksak nasıl olur? Bolu’da bir türlü kendi özümüzle gerçekleştiremediğimiz yatırımlar için sanayici Bolu Dağı’ndan tırmanmaya başladı derken, bu yasa ile patinaj yapmaya başladı. Böylesi bir durumda sanayiciyi zincir takmaya zorlayamazsınız. Şu anda patinaj zinciri Bolu insanının boğazına takılmış, nefesimizi kesmektir. Gözyaşında yüzmeyi nasıl öğreneceğiz, bekleyip göreceğiz!!!

Bu yazı toplam 291 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim