• BIST 1.127
  • Altın 443,141
  • Dolar 6,9718
  • Euro 8,1794
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C

Ziyaretçi Defteri

Gönderen : İ.ERKUL
Barış süreci-Çözüm süreci dedikleri ama fiyasko olan bu süreçlerden sonra bu güne kadar 81 şehit verdik. Bu akşam da Dağlıca’da çok sayıda şehitimiz olduğu bildiriliyor. Bunu sorumlusu PKK olduğu kadar aynı zamanda AKP iktidarıdır. Çünkü yaklaşık 3 yıllık sürede güneydoğuyu tamamen PKK’nın insiyatifine bırakmışlardır. Askeri kışlasına, polisi karakoluna tıkmışlar, meydanı PKK lılara bırakmışlardır. Nerede bu devlet? Kaç yıldır PKK nin her tarafa bomba ve silah yığınağı yaptığını göremediler mi? Yoksa görmezden mi geldiler? Eyy AKP iktidarı; sandıkta bunun hesabını Türk halkına vereceksiniz.
Gönderen : ah ülkem
Demek ki neymiş çözüm süreci terör nedeniyle değil bölgeden HDP'ye oy çıkması nedeniyle bitmiş. Tercümesi terörü biz patlattık.Yalçın Akdoğan'ın açıklamasından sonra demokratik hiç bir ülkede halk o iktidara oy vermez. Can Ataklı.
Gönderen : Aydın
Birileri "başkan" olacak diye, onların hırsı için sürekli seçime mi gideceğiz. Bu nasıl bir iştir? Daha bir kaç yıl öncesinden erken seçimi gereksiz görenlerin simdi "seçim seçim" diyerek meydanlara çıkmasının nedeni ne olabilir? Ama bize düşen ne biliyor musunuz? Sandıkta hesap sormak... Siyasi hesapları yüzünden sürekli PKK ya taviz verdiler. Bir seçim daha kazanmak için PKK ile pazarlık masasına oturdular. Bu tavizlerle PKK her geçen gün güçlendi. Güneydoğuda saha hakimiyeti kazandı. Bunları artık herkes biliyor.. Düşüşünüz öyle bir kötü olacak ki... Bir daha ayağa kalkamayacak ve Türk halkına hesap vereceksiniz.
Gönderen : UTANIN... UTANIN
İktidardakilere sesleniyorum; ülke kan gölüne dönmüş ama sizler hala siyasi menfaatler peşinde koşuyorsunuz. Her gün birkaç tane şehit vermek benim kanıma dokunuyor. Arap kralı öldü gitti ve sizler utanmadan hemen ulusal yas ilan ettiniz. Bizim şehitlerimizin, Mehmetçiklerimizin bir arap kralı kadar değeri yok mu? Neden hep gariban halkın çocukları şehit oluyor? Neden parayı veren askerlikten kaçıyor? Neden Bilal oğlan askere gitmiyor… Bu halkı hafife aldınız. Seçim olsa bile kurtulamayacaksınız. Yakındır.
Gönderen : Durmuş Erdoğan
Bu gün Türkiyenin bir çok yerindeki manzara vahim.Kısaca Iraktan,Suriyeden görmeye alıştığımız manzaralardan farkı yok.Yaklaşık dört yıldır aklı fikri eren,yazar veya strateji uzmanı veya siyasetçi pek çok kişi hükümeti uyardı.Özetle dedilerki Esad ile uğraşma,Suriye çökerse Türkiyede çöker.Hükümet Suriye ile uğraşmaktan hâlâ vaz geçmiş değil.İşte eğit donat planı bunu gösteriyor.Şimdi AKP liler kına yaksın.Çünkü Suriyeden farkımız kalmadı.
Gönderen : Recai SONKÜR
Mengen Gökçesu Beldesi' nde giriş, çıkış ve belde içi uyuzdan muzdarip köpeklerden geçilmiyor (tüylerinin tamamına yakını dökülmüş durumda)! Ne yapılacağı hakkında bilgi olanlar yapsınlar ve bize de ne yapmamız gerektiğini yazsınlar lütfen!
Gönderen : Ali Rıza DURSUN
SEN OKUYUP ANLAMADIĞIN MÜDDETÇE PKK BİTMEZ PKK NEDEN BİTMİYOR? 1997′den beri, Türkiye’nin dağlarında 1500-2000, Kuzey Irak kırsalında 4000-5000 silahlı dağ kadro dururken, 2003 yılına kadar hiçbir karşı hareket, sonuç alıcı işlem yapılmadan geçen ve harcanan 6 yıl nedeniyle; üstelik de terör bitti diye kendini ve halkı kandıranlar olduğu için bitmez! Terörün yok edilmesi bürokratik kurallarda istişare edildiği, adı “Terörle Mücadele Kurulu” olup, 1997’ den , PKK’nın yeniden eylemlerine başladığı 2003 yılına kadar, sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranıldığı, örgütün neden eylem yapmadan beklediği kavranamadığından ve örgüt bekleyebilir ama, silahlı gücü tehlike teşkil etmeye devam ettiği ortada iken, devlet beklediği için bitmez!… Örgütün esas niyeti ve neyi amaçladığı yer üstü ve yer altı tertip ve düzenlerinin nasıl? Ve hızla çözülmesi metodları, mücadele teknikleri, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, Kuzey Irak’taki Kürt parti ve Kürt aşiretleri ile olan bağları bir bütün halinde hedeflenilerek üzerine gidilemediği için bitmez !… Türkiye içindekiler ve Kuzey Irak’tan Türk topraklarına giriş yapacaklar için zamanında doğru haber alınamadığı, halktan gelecek olan bilginin sağlanamamasından; çünkü özellikle kırsaldaki eylem ve mayınlama faaliyetlerinden o civardaki köy ve mezralarda oturanların bilmemesi kesinlikle mümkün değildir. Bu mekanizma işletilemediği için bitmez!… Örgütün yurt içi kamplarının erzakı nereden temin edilir? Neyle taşınır? Her cins erzak başka başka noktalarda bulunduğuna göre, bunları toplamak da birçok noktada o kadar sayıda insanla teması gerektirir. Bu durum, bir bölgedeki kamp hakkında ister istemez çok sayıda insanın, PKK gizliliğe ne kadar özen gösterirse göstersin çabuklukla çözülebilinecek bir yumaktır. Erzaksız insan yaşayabilir mi? Bu sistemden istifade etmek en pratik yol değil mi? İşte bunun için bitmez!… Kamu hizmeti yapan belediye başkanları ve partilileri hükümet, ordu ve devlete, işlerine geldiği gibi çıkıştığı, sanki başka bir ülkenin adamlarıymış tarzında verip veriştirdiği,haklarında soruşturmalar,o da bazen açıldığından bunların sonuçları bir türlü alınmadığı için PKK bitmez!… Devlet güç ve kudrettir. İçerden ve dışardan hiç kimse,onun bu yeteneğinden şüphe etmemelidir. Tersi olursa devlet erir. “Saygısızlık ve tecavüzün büyüğü küçüğü olmaz” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün fevkalede doğal olan bu ilkesini işletme aczine düşüldüğü için PKK bitmez!… Halkın şehit cenazelerinde 20 yıldır “PKK Kahrolsun!”, “Devlet Bölünmez!” deyip, sonra da hem hükümetten hem de meclisten, meşru yollarla hak arayıp hesap sormayı bilmediği için, bu işin esas sorumlularının kendi oylarıyla meclise gönderdiği ve oradan da çıkan hükümet olduğunu anlamazlıkta direndiği için bitmez PKK!… Devletin içeride işleyişinde uçtan merkeze doğru sorumluluk hiyerarşisi nedir? Muhtarlar, belde ve bucak müdürleri, kaymakamlar, valiler ve içişleri bakanlarıdır. Kaymakamlar nezdinde polis ve jandarma amirlikleri, valiler nezdinde polis müdürlükleri ile jandarma il komutanlıkları mevcuttur. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi anayasal kurumlar devrede değilse, bir vilayetin emniyet ve asayişinden birinci derece sorumlu olan kişi, valinin bizzat kendisidir.Yurt içinde faaliyet gösteren PKK grup ve unsurları her halükarda bir ilin sınırları içinde değil mi? Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü güvenlik ve asayişten sorumlu İçişleri Bakanına bağlı mı? Değil mi? Siz hiç, yıllardır süren mücadelede, dağda bayırda, meselenin üzerine giden, çareler üreten, zamanın büyük kısmını o bölgede geçiren, sorunu kökten halletmeye çalışan, halkı devletin yanına çekmek için çabalayan İçişleri Bakanı gördünüz mü? Ben söyleyeyim, hayır! İşte onun için bitmez!… İç güvenlik meselesi devletlerde, içişleri bakanı,başbakan,hükümet ve nihayet meclise ait bir sorumluluktur.Öncelikle, jandarma ve polisle, var gücüyle mücadele eder. İl idaresi yasasına göre Vali’nin jandarma polisin imkanlarını aşan meselede garnizon komutanlıklarından kuvvet talep etme yetkisi vardır. Askerlerin de böyle bir görevi almada uyması gereken bazı kuralları, silah kullanma şartları vardır. PKK’nın uyguladığı teknikler, yer değiştirme hızı, halkın hiç değilse bir kısmından gördüğü, ama korkudan sempati duymasından; il idaresi yasası bir işe yaramaz, klasik ve eskidir. O zaman sormak lazım, bir vilayetin topraklarında yürütülen terörist faaliyetlerinden kim sorumlu? Ortada olağanüstü hal var mı? Yok. Sıkıyönetim var mı? Yok. Eğer, artık işler bir vilayet ve vilayetlerde valiliklerin gücü ve kontrolundan çıktı ise, hükümet karar verir, meclis yasayı onaylar ve ordu bu görevi üstlenir ve sorumluluğu üzerine alır. Ordu da gider ve işi bitirir. Bunun başka bir yolu ve yönetimi, bu tip mücadelelerde yoktur. Bizde böyle mi?… İşte bunun için PKK bitmez!… PKK’nın bir lideri vardır.O da Amerikalıların şartlı olarak Türkiye’ye teslim ettiği, bu şarta da zamanın hükümetinin tıpış tıpış uyduğu örgüt reisi Abdullah Öcalan’dır. İş bilmez birçok şahıs, bu şahıs yakalanınca her şeyin durulacağını, onun örgüt üzerindeki etkisinin azalacağını, kurucular arasında liderlik meselesi çıkacağı gibi saf yorumlar yapmış yazılar yazmışlardır. Bu Zat’ın sanki dışarda, özgürmüş gibi talimatlarını örgüte ulaştırması da akıl alır işlerden değildir.Avrupalılar ve Amerikalıların ikide bir PKK’yı terör örgütü listelerine alma veya almamalarına da sevinen, bunu konu yapan, “PKK isim değiştirdi, değiştirmedi” diye matah işlerle uğraşan olduğu, bunun neticesinde de sorunun aslı ve temelinden uzaklaşanlar sayesinde PKK bitmeyecektir!… “Avrupa Birliği yolu Diyarbakır’dan geçer”,”Kürtlük sorunu vardır”,”Türk yoktur, Türkiyelilik vardır”,”Alt kimlik üst kimlik” diye avaz avaz bağıranlar olduğu sürece ve bunlara sessiz kalındığı müddetçe PKK niye ve nasıl bitsin ki!… Ne yazık ki PKK’nın varlığı ve eylemlerini diplomatik laflarla yumuşatmaya çalışan, onun uzantısı siyasi kuruluş ve diğer teşkilatlara ortam hazırlayıp siyasi destek veren, PKK’nın kongre kararlarını uyum yasaları içine alıp Türkiye’ye gönderen, İstanbul’a inmeleriyle soluğu Diyarbakır’da alan terörle mücadele koordinatörlüğü diye işe yaramaz bir kurumla zaman kazanıp, meseleyi yaymaya çalışan NATO müttefikleri olduğu ve bunlara karşı, hak ettikleri tavır gösterilmediği sürece PKK bitmez!… Bütün bunlar ortada ve daha neden bitmezler listesini uzatmak mümkün iken; “Tek terörist kalıncaya kadar mücadele devam edecektir” sözü, eşek dururken semere vurmaya benzer. İşte bunun için de, hiç bitmeyecektir!… Balık kuyruğundan yakalanmaz!… Politik irade ve kararlılık olmadan, halkın hükümetleri denetlemediği ülkelerde bu meselelerin sonu getirilemez. Sağır bir iyimserlik ulusu zayıflatmaktadır. Denge aramaya kalkmak ise ağırlığını yitiren tarafın çabasıdır. Makamlar ağlama duvarı değildir ve kimse acınacak mazeretlerin arkasına sığınamaz. Gelecek ay, gelecek yıl diye bir şey yoktur. Kan şiddeti çağrıştırır, şiddet ise bütün canlılar gibi insanların da kontrollerini kaybetmesine sebebiyet verir. Kanın mutlaka ve bir an önce durdurulması zorunludur. 23 yıl kaybedilmiştir. Kötü oduncu gibi balta ile cebelleşmenin alemi yoktur… Cesaretin ve aklın olmadığı yerde, güçlü birey ve güçlü toplum olmaz, büyük meseleler halledilmez ve bir devir yükseltilemez. Türk Milleti, bu karanlık gökyüzünü, eninde sonunda aydınlığa kavuşturacaktır… Osman Pamukoğlu İNSAN VE DEVLET – Yıl:2007 -Bütün Ülke uçurumun kenarındaydı,Ömrümüz pahasına onu kurtardık.Burada yatıyoruz şimdi..! \"İsimleriyle Güneşi Yükseltenler Anıtı(1995)\" Onlar unutulduğu için bitmez. -Yalan söyleyenleri SEÇTİĞİN için bitmez. -Seçtiklerinden hesap sormadığın için bitmez. -Devletin gücü ve kudretini beceriksiz,yalancı,dalavereci, şahsi çıkar peşinde koşanlara teslim ettiğin için bitmez. -Teröristle pazarlık yapıp, terörle mücadele edeni canından bezdirenleri iş başına getirdiğin için bitmez. -Halkıın doğruları öğrenmesini engelleyen medya sayesinde bitmez. -Terör örgütünün yurt içi, yurt dışı kampları ve yerleri belli iken deve kuşu misali bunu görmeyen iktidarları ısrarla iş başında tuttuğun için bitmez..... -Bin yılların Devlet geleneği, 700000 kişilik ordusu, Onca imkanı varken ben yenildim, terör örgütü gel masaya dendiği için bitmez.\"Devlet Masa demez.Teslim ol der.\"O.Pamukoğlu -Milletin her sorguladığında; gazını almak için Terör kamplarını bombaladık. Şu kadar terörist öldürdük yalanını yuttuğun için için bitmez.\" pkk toprak piresidir. tutacaksın sıkacaksın.\" O.pamukoğlu -\"Biz pkk ile görüşecek namussuz ve şerefsiz değiliz.\" yalanının ardından ; Devlet görüştü.Mit görüştü. sonrasında Biz görüştük U dönüşü yapabilecek kıvrakları iş başında tuttuğun için bitmez. -Her gün anket yaptırıp, pkk ile mücadele bize ne kadar oy kazandırır hesapları yapıp, sonrada barış süreci buzdolabında diyenler olduğu için bitmez. YAŞASIN VATAN! YAŞASIN TÜRK MİLLETİ!
Gönderen : Muhammed Öztürk
Haberlerini güncel tutan , güzel bir haber sitesi.Hizmetiniz için teşekkürler. Klasik Otomobil
Gönderen : Haktan Yazar
Haberlerinizi ve sitenizi
Gönderen : Gurbetci
Belki Sizler bizlerin sesi olursunuz. 2012 Yilinda Bolu Alpagutbey mahallesinden 1440 adalardan Arsa satin aldim Daire karsiligi verip Memleketime izine geldigimde cocuklarimla hem vatan hastretini dindirmek hemde oradaki akrabalarimla vakit gecirmek icin. Malesef Aldigim Arsa 18. Madde uygulamasina takildi bir iptal karari verilmis ve 18. Maddeden geriye dönüstürülmesi icin gecen sene 5. ayda bir ihale acildi belediyeden bir türlü saglikli bir bilgi alamiyorum her 2-3 ayda bir aradigimda bitmek üzere diyorlar 1-2 ay daha sürer diyorlar ama malesef bir türlü daha su tarihte kesin bitecek diye bir sonuc alamiyorsun isin ilginc yani ise her sene Parsel üzerinden vergisini yatiriyorsun. Aklimin Almadigi Belediye olarak bir Ihale aciyorsun ve Ihalenin bitis tarihini bilmiyorsun bu cok komik. Ve zannediyorumki bu konuda bircok kisi magdur. Gazetcilerden ricam bunu bir gündeme tasiyip artik kesin sonucu bir ögrenmek istiyorum. Yardimlariniz icin simdiden tesekkürler. Saygilarimla Gurbetci
Gönderen : fatma sırmatel
Tıp Fakültesinden iniş ve çıkışlarda neden yaya kaldırımı yok???? Siz hiç Tıp Fakültesinde hastası olan arabasız bir hasta sahibi olup hafta sonu ilaç almak, yemek yemek veya malzeme almak için kaldırımı olmayan anayoldan yürüyerek en yakın restaron veya eczaneye indiniz mi?.. Dünyanın hiç bir yerinde hastane yolu bu şekilde olamaz. Hasta sahiplerine bu kadar eziyet edilemez. Anayolun kenarında mutlaka yayalar için kaldırım sanırım 2. basamak hastane gibi unutulmuş. Umarım yöneticilerden birinin başına gelirde bisikletin bile çıkma yasağı olan otoban gibi karayolundan eczaneye ilaç almaya birisi yürüyerek gidip gelme ıstırabını yaşar.
Gönderen : Gökhan Gündüz AKATUĞ
BARON'LAR VE AĞA'LAR RAHATSIZ................................................................................................ PKK'yı, Kandil'in vurulma nedenini, Kürtler'in durumunu, Demirtaş'ı, Öcalan'ı, Barzani'yi yazdık! Ankara'yı unutmadan! Dün kaldığımız yerden devam edelim... İlginç şeyler oluyor çünkü! Sanki önümüzdeki birkaç gün içinde çok ama çok önemli adımlar atılacak ve bölgenin kaderi tamamen değişecek gibi. Kim bilir Türk askeri KANDİL'e çıkar! Belli mi olur! Tarihi hatırlamıyorum bile Öcalan ATEŞKES ilan etmişken bir "PKK" çıkıp Bingöl'de askerlerimizi şehit etmişti! Demek ki bu yapı TABELAYDI! Kimin kimi ne kadar kullandığını bilen yoktu! Ama herkesin eli örgütün içindeydi. Barış süreciyle mesafe alındı. HDP üzerinden KÜRTLER siyasetin içinde yer aldı. Ancak birileri daha fazlasını istedi. "BARAJI GEÇEMEZSEK ORTALIK KAN GÖLÜNE DÖNER!" diyenler aksini yaptı. Baraj aşıldığı halde silahlar patladı, yollara pusu kuruldu, kalleş suikastlar peşpeşe geldi. HDP daha önceki KÜRT partileri gibi yoksulu, garibanı, işsizi, gelecek korkusu yaşayanı, dar gelirliyi, AĞALARIN elinde oyuncak olan geniş yığınları değil de nedense ORADAKİ BARONLARI koruyor ve onların adına adım atıyordu. İsim vermeye gerek yok! Etkili isimlere bakın pek çoğu AĞA! Güneydoğu'daki AĞA'larla Boğaz'daki BARONLARIN ilişkisini bilmezdik. Aynı sistemdi! Ailelerle yönetme, kontrol etme! Neyse... Türk askerinin KANDİL'i vurmasından Avrupa rahatsızdı. Bunu biliyorduk! Bir de baktık ki ARAP BİRLİĞİ de pek mutlu değilmiş. Teröre gerekli cevabı veren Türkiye'yi kınadılar! NEDEN? Mısır'dan Suudi Arabistan'a, Libya'dan Sudan'a, Cezayir'den Fas'a kadar olan eksen Kandil rahatsızlığı yaşıyordu! Yaşayanlar MİLLETLER değil oradaki ailelerdi! Demek ki bizim bilmediklerimizi biliyorlar ve yaklaşan fırtınayı görüyorlardı. Artık kimsenin koltuğu sağlam değildi. Bunu görüyorlardı. Avrupa ile iş tutup bütün çarkları elinde tutan SEÇKİNLER gidecekti. KANDİL'e bakınca bunu görmüşlerdi! Devam... Yanılmıyorsam yıl 2008'di... NSA belgelerinde ayrıntılı anlatılmıştı. Genelkurmay, Kandil'i vurmak için emir verdi. Ankara'dan verilen mesaj Diyarbakır'a ulaştı. F-16'lar zaten hazır halde beklediği için havalanmaları çok uzun süre almadı. 17 Türk Savaş uçağı Kandil'deki belirlenen hedefleri vurmak için kalkarken üs'te heyecan, DAĞ'da ise panik vardı. NSA, Türk Ordusu'nun mesajlarını anında almış ve çözmüştü. Deşifre edilen ileti anında David Petraeus'a verildi. CIA eski Başkanı Petraeus da bunu hemen Kandil'e göndererek üst düzey kadronun ortadan kalkmasını engelledi. Tabii yıl 2008'di... Gelelim 2015'e... Şimdi ise Kandil'de kimin nereye bastığı bile biliniyordu. TASFİYE başlamıştı. Ve yıllardır herkes tarafından kullanılan PKK en zor günlerini yaşayacaktı. Kandil resmen ablukaya alınıp ateşe verilecekti. Araplar gibi Kürtler üzerinde de çok etkili olan AVRUPA'nın buralardan ayağının kesilmesi gerekiyordu. (Hatırlayın Bayan Mitterand'ı! Buraları çok severdi. "Kürdistan ikinci vatanım" derdi. Alman Claudia Roth'u da unutmayın!) Kürtler üzerindeki, Araplar üzerindeki savaşın aynısı Türkiye içinde de olacaktı. Avrupa burada çok güçlüydü çünkü! Bakın Demirtaş sorun tavan yapınca Brüksel'e gitti! Gitmek zorunda kaldı. Bir diğeri de suyun öteki yakasındaydı! Ama mesele Türkiye'nin meselesiydi! Nedense KARAR VERİCİLER dışarıdaydı! Zaten hep bunu söylüyorduk! Avrupa BÖLMEK, ABD ise Kürtler'in Türkiye Cumhuriyeti'nde huzurlu mutlu yaşamasını tercih ediyordu! Kürtler bir ÇATI altına toplandığında domino etkisiyle ARAPLAR da etkilenecek ve 100 yıl önceki yapı çökecekti. Eski kurguya karşı yeni kurgu! Ortada anlaşılmayacak bir şey yoktu! İKİ DÜNYA SAVAŞI'nı çıkaran Avrupa frenlenecek ve Müslüman topraklardan çıkarılacaktı. Ama bunu ABD tek başına asla ve kat'a yapamazdı. Bölgeye indiği anda herkes kenetlenir ve büyük bir karşı koyuş başlardı. Başka bir AKTÖRE ihtiyaç vardı. Bu da MÜSLÜMAN olan ve daha önce buraları 4 asır yönetmiş olan TÜRKLER'di. Bazı Arap hanedanlarının ve Avrupa'nı korkusu buydu! PKK bir aracı kurumdu! Ona vurduğun zaman aslında BARONLARA ve AVRUPA'ya da vuruyordun! Daha önce "PKK YOK OLMASIN, KÜRTLER SAVUNMASIZ KALMASIN!" diye Kandil'e destek verenler şimdi elini ayağını çekti! 2008'de ACİL MESAJ gönderenler şimdi ise duymazdan geliyordu! Bu nedenle de Demirtaş acil koduyla Brüksel'e çağırılıyordu! Enerjinin üretimi ve dağılımı ile bankacılık sistemini derinden etkileyecek bir oluşum için start verildi. Hem bölge hem dünya değişecekti. Pakistan'dan Fas'a kadar olan bölgedeki karışıklıkların bir nedeni olmalıydı! Sebep bu mücadeleydi! İsrail de bu yeni formattan rahatsız olacaktı! Ankara parlarken Tel Aviv kendi kabuğuna çekilecekti. Daha önce defalarca anlatmaya çalıştığım AIPAC yani ABD-İsrail ilişkilerini düzenleyen kuruluşa Obama büyük darbe vurdu! Amerika'daki operasyonla bütün girdileri çıktıları mercek altına alındı. BARONLARIN cirit attığı bu kuruluş artık orada rahat edemeyecekti! Demek ki ABD hem Kürt hem de İsrail politikasında viraja girmişti! Dönelim başa... Öcalan yakalanıp teslim edildiğinde malum yapının 10 önemli üyesi ABD'ye uçuyordu! İki oluşum arasında bir PARALELLİK vardı. Gerektiği zaman gerektiğinle müdahale etmek için... İki yapı birden tasfiye ediliyorsa bilin ki çok önemli gelişmeler olacaktı! 40 yıllık iki proje görevini tamamlıyorsa bundan sonra neler olacağını düşünüp bulmak zorundaydık! Avrupa ile seçkin ARAPLAR bunu gördü! Maalesef içeride bunu göremeyen ve duvara toslamak için sıraya girenler var... Unutmayın! Osmanlı küçüldü, parçalandı haritalar değişti! 100 yıl sonra tersi olacak Türkiye büyüyecek ve haritalar yine değişecek! Konu budur!
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim