• BIST 107.506
  • Altın 142,686
  • Dolar 3,5598
  • Euro 4,1411
  • Bolu 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 33 °C

GÜLEZLER KONAĞINDA AHMET BAYSAL'LA

Mustafa Namdar

Çocukluğunuzun geçtiği mahallede dışını görüp içini merak ettiğimiz evler, konaklar vardır. Tarihte tanıklık ettiğini cumhuriyettir, kurucularının konuk edildiği anlatılsa da siz çelik çomak oynamaktan topaç çevirmeden fırsat bulup anlatılanları dinlemez gördüklerinizi fark etmezsiniz. Sn. Ahmet Baysal “Bolu da olmaktan mutlu oluyorum diyerek söze başlayıp, bu konağın çevresindeki sokaklar oyun alanlarımızdı ama bu konağın içine hiç girmediğini” söylüyordu.
Halk, çocuklar, bu konağa pek yanaşamazdı. Yasaklanmış olduğundan değil! Çekingenlikten yanaşamazdık diyor babası Mehmet ve Amcası İzzet Baysalın çocuklarının da burada geçmiş olduğunu, evlerinin bir sokak ilerde bulunduğunu, burası bizim mahallemiz diyordu.
Bu konağın sahibi Sn. Şükrü Gülez'in Cumhuriyetin ilk Bolu Milletvekili olduğunu hatırlatıp amca İzzet Baysal'ın yaşam felsefesini, arkadaşlarını, iş yaşamındaki başarı ve mücadelesini, devleti yönetenlere diyoloğunu anlatırken “Biz yaşlılar yenileri pek fazla hatırlamıyoruz. O eski günler güzel günlerdi. Teknoloji ne kadar gelişse de yaşam ne kadar kolaylaşsa da Hep eskiyi arıyoruz neden?” diyerek Amca İzzet Baysal anlattı. Bir kısmını kitaplardan okuduğum bir kısmını birebir TV programlarından, bir kısmını da Sn. Ahmet Baysalın anlatımlarından belleğimde kalanları şöyle özetlemek istiyorum…
Yıl 1907. Bolunun karaçayır mahallesinde geldi ana kucağına. İlk ve ortayı tamamladı baba ocağında, güzel ve kararlıyla sert ve hareketli huyu yanında güzel sanattı tutkusu. Tatbiki Güzel Sanatlar Mimarlık bölümü sonu Gerede İlçesinden başladı imara, sonra Bolu Lisesi, Hastanesi, kapalı ceza evi ve geçildi Melen köprüsü. 1933 yılı başlangıcıydı Projelere atılan imzaların tarihi. Ne zor günlerdi o yıllar.
Başkaldırdı dünyaya, 1949 yılıydı istanbulda atıldı sanayiye. İlk adımdı belki Entegre dökümde, ilk adımdı beklide özel girişimde. Entegre dökümü aldı Alman elinden. Girdi on arasına vergi veren dilimde.
Huyu gibi tertibi düzeni de güzeldi. İnatçıydı belki inandığını yapmak da Dürüstçe çalıştı. Yemedi hiç kimsenin hakkını. Hakkını da yetirmedi asla. Örnek oldu âleme yolumdan gelsinler diye kurmuştu vakfını.
Boşalttı cüzdanını okula, hastaneye, yaşlılar yurdu ve huzurevi ne. Biliyordu okumayan gençliğin karanlık geleceğini. Oluşturdu göl köyde gençlik için üniversitesini. Oyunlar oynadı üniversite adı üstüne. İzzet Baysaldı adı Abant'ı eklediler önüne. Sahte gülücüklerle yılmasını beklediler. Siyasetlerine uygun gençlerin yer almasını istediler. Bir avuç suda fırtınalar kopardılar. İmanlı gençlere yer verilsin dediler. Sınavlara girmeden, olmadı karalamalar başladı ateist öğrenci yetişecek diye Tıp Fakültesinin açılmasını engellediler. Daha neler neler neler…
Belki kırıldı gücendi yaşamın düzenine. Yılmadı aldırmadı devam etti inandığı yolda yürümeye. Günler aylar geçti, gün geldi istanbuldan esen rüzgâr soğuttu ortalığı. Bu soğuk en çok Bolu'yu vurdu. Aldık acı haberi kaybetmiştik İzzet Babayı. Alkış tutan eller semada, dudaklardan dökülen dualar ıslandı gözyaşlarında. Ruhun şad mekânın cennet olsun İzzet Baba… Hakkımız yok ki helal et diyelim. Sen bize hakkını helal et İzzet Baba.
Güzel bir söyleşiydi. Onu yaşamak yeniden, Ağzınıza, yüreğinize sağlık değerli ağabey binlerce teşekkürler. Sevgiler Saygılar… Sağlık içinde ailenizle nice yıllara Ahmet Ağabey…

Bu yazı toplam 641 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim