• BIST 94.887
  • Altın 245,926
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 11 °C

Gümbürtü

İlhami Candemir

Sayın okuyucular,  referandum bitti ama gümbürtüsü devam ediyor. Büyük tasavvuf ve halk şairi Yunus Emre şöyle diyor; Kırk küpü yerden göğe dizseler,ortadan birisini çekseler; Var  sen seyreyle gümbürtüyü”.YSK da  öyle bir karar verdi ki Var sen seyreyle gümbürtüyü.Karar nedir? Özetle, mühürsüz zarfların ve mühürsüz oy pusulalarının geçersiz sayılması yönündeki yasa maddelerine rağmen bu oyların geçerli sayılmasından ibarettir.Kararla ilgili gümbürtü devam ediyor ve daha çok edeceğe de benziyor. Bu kararı yasalara aykırı bulanlar, çalmadık kapı bırakmıyorlar. Önce Kurul’un kendisine itiraz edildi,doğal olarak ret kararı çıktı.Medyadan takip ettiğimiz kadarı ile CHP önce AYM sine,olumsuz cevap alınması üzerine de AİHM ne gidecekmiş denildi.Toplantı,toplantı üstüne  yapıldı ve sonuçta Danıştay’a gidildiğini öğreniyoruz.
           Acizane YSK nun bu kararını  içime sindiremediğim için kararla ilgili olarak biraz da ben kafa yordum.
           YSK,bahse konu 560 sayılı kararında, (özetle)her ne kadar seçim kanununun 98 ve 101.maddelerinde mühürsüz zarf ve oy pusulalarının geçersiz sayılacağı belirtilmekte ise de Anayasanın 67.maddesinde belirtilen “seçme” hakkının anayasal bir hak olduğu bu nedenle bu hakkı zedeleyen seçim kanununun 98 ve 101.maddelerini değil anayasayı uygularım ve uyguladım diyor. Keza yaptığı itiraz nedeniyle bu kararın verilmesine neden olan  YSK nun AKP li üyesi “ seçim kanununun 98.maddesi ile 101.maddeleri mühürsüz zarf ve oy pusulalarının “hükümsüz” sayılacağını  amir ise de kanun HUKUKA AYKIRIDIR diyerek YSK kararını destekliyor.
          Oysa ki ben öyle düşünmüyorum, şöyle ki;Ceza Kanunlarında,”kanunu bilmemek  mazeret sayılmaz” diye evrensel bir kural var ise de bu kural “suçlular “ben kanunu bilmiyordum” mazeretinin arkasına sığınmasın diye konulmuştur. Oysa ki  herkesin ve hatta her hukukçunun dahi her kanunu bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle YSK  ve AKP li  üyenin ortaya koydukları gerekçelerin kamu oyunda  kabul görebileceğini düşünerek, bunun böyle olmadığını, işin aslını yani hukuksuzluğunu sizlerle paylaşmaya çalışacağım.Şöyle ki;  Önce şu hususu açıklıkla belirtmek isterim;Hiçbir yargıç “ben kanunu uygulamam” diyemez, ama YSK dedi.Yargıcın, şayet kanun anayasa ile çelişiyorsa ve kendi vicdanı da o yönde oluşmuş ise bu hususta yapacağı iş ve kullanabileceği hak ve yetkileri vardır.Örneğin;
         Anayasanın -konumuzla ilgili- 152.maddesi şöyledir; Maddede, Bir davaya bakmakla yükümlü olan mahkeme uygulanacak kanunu anayasaya aykırı görürse konuyu  AYM ne götürür ve  Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. AYM 5 ay içinde bir karar vermezse  mahkeme YÜRÜRLÜKTEKİ KANUNA GÖRE –içine sinmese dahi-  davayı sonuçlandırır denilmektedir.
       Keza  Anayasanın 79.maddesinde ise seçimlerin “YARGI” organlarının  genel yönetim ve denetimi altında yapılır denildikten sonra devamla seçimlerin başlamasından bitimine kadar seçimlerin düzen içinde yönetimi ve DÜRÜSTLÜĞÜ ile ilgili bütün işlemleri yapma ve YAPTIRMA görevi YSK dur denilmektedir. Peki ben sorarım, propaganda süresi içinde evetçilerin devletin tüm olanaklarını kullanmaları ,hayırcılar üzerindeki açık,yadsınamaz baskılar karşısında YSK ortalarda görüldü mü?Görülmedi. E o zaman perşembenin gelişi çarşambadan belli olur misali böyle hukuksuz bir karara şaşırmamak gerekir diye düşünüyorum. Dönelim geriye,Hal böyle olunca yani 79.maddede yargı denetiminden söz edildiğine göre  YSK da bir YARI MERCİİ dir. YSK işte o zaman  seçim kanununun 98 ve 101.maddelerinin anayasaya aykırı olduğu görüşünde ise konuyu yukarıda belirttiğim  152.maddeye göre AYM ne götürmesi gerekirken kendisini vazı-ı kanun (kanun yapıcının)yerine koyarak hüküm kurması anayasaya açıkça aykırıdır.Kabul edilemez bir adli yanılgıdır.Benim burada sayın YSK başkanı ve -muhalif üye hariç -diğer üyelerine bir sözüm olacak;
Madem ki seçmenin “SEÇME” hakkının anayasal bir hak olduğunu iddia ediyorsunuz  ve bunu içinize sindirerek seçim kanununun 98 ve 101.maddelerini görmezden gelip  geçersiz oyları geçerli sayıyorsunuz , o zaman bundan sonra  %10 seçim barajı hakkında da aynı düşüncenizi muhafaza ederek milletvekili seçimlerinde seçim kanunundaki %10 barajını da seçme hakkının zedelenmesine yol açıyor diyerek(% 10 barajının altında kalan tüm oylar yani seçmenlerin kutsal olan oyları çöpe atılmıyor,tam teresine rakip partilerin kasasına giriyor bu durum hükümsüz olmaktan daha vahim değil mi?) tanımayıp  hesabınızı buna göre yapacak mısınız derim.Tabi bu referandumla ilgili kararınızda samimi iseniz.
         YSK nun AKP li üyesinin “hukuka aykırıdır” savına gelince; Hukuka aykırılık idari işlemlerde gözetilir. Nitekim Anayasanın 125.maddesinde İDARENİN her türlü eylem ve İŞLEMLERİNDE yargı yolu açıktır  denilmektedir.Bu hususta görevli olan yargı, adli yargı değil İdari yargıdır.YSK nun kararı idari İŞLEM değil yargısal bir işlemdir.Ancak sanıyorum CHP de AKP li üyenin bu görüşünden hareketle YSK kararının İDARİ  İŞLEM olduğu gerekçesi ve düşüncesi ile Danıştay’a başvurmuş tur.Sonucu merakla bekliyorum.
          Gelelim konu AYM sine veya AİHM de götürülebilir mi götürülemez mi sorusuna;
           Burada konuyu iki başlık halinde irdelemek istiyorum; Birincisi YSK nun bu kararının iptali ve referandumun yenilenmesi için AYM sine gidilebilir mi? Gidilebilir. Buna mani bir durum yok, ama olumlu bir sonuç alınabilir mi? Bence alınamaz.Nedenine gelince,AYM sinin verdiği kararlardan yola çıkarak bunu söylüyorum.NOKTA.
           İkincisine gelince; AİHM sine gidilebilir mi?Ona da gidilebilir,mani bir durum yok.Peki  olumlu bir karar alınabilir mi?Kısmen alınabilir.Şöyle ki;AİHM si, AGİT’in gözlemci raporları, referandumun eşit şartlarda yapılmadığı,YSK kararının yasalara aykırı olduğu vs vs.gibi referandumun yenilenmesini gerektirir nitelikte inandırıcı,somut kanıtlar elde edebilirse(sunulursa)AİHM,bu hususlarla ilgili referandumun yenilenmesine karar veremez ama  TESPİT KARARI verebilir.İşte bu tespit kararı bir yüksek mahkeme gibi anayasal bir yargı mercii olan YSK na sunulmak suretiyle  hukukta var olan” yargılamanın yenilenmesi”  yoluna başvurularak referandumun iptali istenebilir diye düşünüyorum.
            Bunlar aklımdan firar eden düşüncelerimdir.
            Kalın sağlıcakla.
 

 

Bu yazı toplam 1034 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim