• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

Guş kanadında habar salam

Mustafa Namdar

Başbakanımızın Sn. eşleri de başlatılan okuma-yazma geleneğini, Haydi Kızlar Okula kampanyalarından sonra, “Ana Kız Okuldayız, Okuma Yazma” kampanyası ile yola devam dedi. Bununla ilgili olarak MEB Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü’nün bakan imzalı 08.07.2008 tarih ve 004260 sayılı genelgesi ile il ve ilçelerde yürütme kurulları oluşturuldu.

09 Haziran-05 Eylül 2008 tarihleri arasında sivil toplum örgütleri işbirliğinde sürekli alan taraması yapılarak, okuma yazma bilmeyenlerin tespit edilmesi ve kayıtlarının Halk Eğitim Merkezlerince yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu süreçte; il, ilçe, belde, köy bazında bilgilendirme çalışmalarıyla okuma yazma bilmeyenlerin kurslara katılmasının temini için çalışmalara başlandı.

Teknolojik gelişmelerin son buluşlarına ait iletişim araçlarından, günümüz gençliği fevkalade yararlanmaktadır. Ya bilgisayar başında tıklamalarla meramını anlatıyor, ya da cep telefonlarında cümle kurmalardan tasarruf ederek, kısa mesajlarla derdini anlatmakta. Ya 15 yaş üstü yaş grubundaki okuma yazma bilmeyenler! Onlar gurbetteki canlarına yüreklerindeki özlemi, sevgiyi, yerine göre sitemi nasıl iletecekler? Eskiden adliye yakınlarında bir masa, bir daktilo ile dilekçe yazan arzuhalciler vardı. Onlar okuma yazma bilmeyenlerin ağzından mektup da yazarlardı. Şimdi yok! Şimdi çoluk çocuk olan her evde, bir okur yazar var ama, onları da elektronik aletlerin başından kaldırıp modası geçmiş işlerle meşgul etme şansınız yok.

Hem nasıl söyleyip de yazdıracak “Canı gölden, derunu candan sevgilim. Kestane kebap, acele cuvap” diye.

Bir zamanlar yaşlı bir teyzemiz “Hele bir gel öğretmenim. Bana bir mektup yazasan. İçimden geçenleri anladamayan torun torbaya. Yüreğimin sesini duyuramayan oğulcuğuma. Seni özledim oğul, gokunu içime çekmek isteyan çekemeyan demek isteyan da, söyleyip yazdıramayan kimseye. Sen öğretmensin. Sen haldan anlarsın. Senden sır çıkmaz. Boğazımda düğüm düğüm olan şu lafları çıkarın da yazıve kağada” demişti. Hey gidi günler hey... Aradan yıllar geçti, halen daha okuma yazma bilmeyenimiz var...

Halen daha kızını okula göndermeyenimiz var...

“Bir gün sabahın alaca karanlığında okunan ezan seslerinde açıp ellerimi dua ediyordum oğuluma. Sana anladam içimi. Sana düşündüklerimi yazam da guş ganadına bağlayam kağadı, haber salam deyan da, kağada anladamayan, ey oğul nasılsan? Ne yer ne içersen diye halını soramayan. Duamı üzerinden eksik etmeyan, sen sağol oğul, sen sağol deyip siliyan gözyaşlarımı poğumun ucuna diyordu Ayşe Teyze.”

Kurul toplantısında yıllar öncesinin bir diyaloğu geldi aklıma. Son yapılan taramalarda 15 yaş nüfusun okur yazar oranının %98 olduğu söyleniyordu ilimizde. Bu asırda başarı mı bu?

11.08.2008

Bu yazı toplam 489 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim