• BIST 89.879
  • Altın 145,062
  • Dolar 3,6242
  • Euro 3,9031
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Güven bunalımı

Mustafa Namdar

Öyle bir ortam ki, başkalarına olduğu gibi kendimize de güvenemez olduk. İki kişiyi yan yana gördük mü huylanıyor, gene kimbilir kimin kuyusunu kazıyorlar diye düşünür olduk. Kavganın erozyona uğrattığı sevgisiz bir dünyada birbirimize olan güvenimizi de kaybettik.

Başarının yolu işbirliğinden geçerse, işbirliği için güven şart olmalı. Amir memuruna, usta çırağına güven duymuyorsa verimli çalışma, kaliteli ürün elde edilir mi? Karı koca birbirine evlat, ana-babaya güven duymuyorsa, mutlu aile birliği sağlanır mı? İnsan inandığı, güvendiği kişilerden birşeyler öğrenir ve de inandığı, güvendiği kişilere birşeyler öğretir. Vesveseyle bakan göz gerçeği değil, düşüncesinde kurgulandığını görür.

Bir Eylül Dünya Barış Günü’ymüş. Hakça paylaşımın olmadığı sevgisiz bir dünyada her günü barış günü ilan etsek ne yazar. Küreselleşen dünya söylemlerinde düşeni ayağa kaldırmak yerine, tekmelemek görüntüleri güven bunalımına neden oluyor. Bütün herşey benim olmalı mantığı egoistliği tetikliyor. Egoist düşünce ve bencil davranışlar güveni yok eden kurtçuklar gibi içten içe kemirip yok ediyor güveni.

Yüce yaradan her bireyin kafatasının içine düşünüp, sorgulasın, karar versin diye beyin denen bir et parçası koymuş yorumda bulunsun diye. Zaman oluyor birbirimizi öylesine acımasızca eleştiriyoruz ki, kendi aklımızdan şüpheye düşüyor, kendimize olan güvenimizi bile yitirebiliyoruz. Öyle bir noktaya geliyoruz ki, tek düşünceleri gelecekte iyi bir yaşamdan başka birşey düşünmeyen aile büyüklerimiz için kendi düşüncemizi doğrulamak adına “Bu devirde anama babama bile güvenmem” diyebiliyoruz. Ana babaya bile güvenilemeyen bir ortamda “Dünya Barış Günü”, nasıl olacak bu!..

Bir dünya olsun istiyorum. Güzel doğası bozulmasın. Havası, suyu kirlenmesin. Bir dünya olsun istiyorum, içinde sevgi olan insanlar birbirlerinin mutlulukları için düşünce üretip, güzeli güzellikleri yaşasınlar. Bir dünya olsun istiyorum, helal lokma, helal kazançlı insanların yardım elleri birbirine uzanmış olsun. Bir dünya istiyorum, sanatı sanat gibi yapan insanlarla yeni buluşların, yeni arayışların peşinde koşulsun. Bir dünya olsun istiyorum, hak hukuka riayeti prensip edinen, harama uzak durmasını bilen, alın terinin anlamını bilen bireylerden oluşsun. Bir dünya olsun istiyorum, içinde hakça düzen uygulayan yöneticileri olsun. Bir dünya olsun istiyorum, içinde güvenli insanları olsun. Olur mu? Neden olmasın! Şu ölümlü dünyada son yolculuğa çıkarken sorulmuyor mu? “Bu mevtayı nasıl bilirsiniz?”diye. Son soruya yürekten gelen bir duygu ile son kez “iyi biliriz” diye iyi dileklerimizi neden yaşamında haykıramıyoruz? Neden insanlar yaşarken birbirlerine iyi bildiklerini söyleyemiyorlar? Dönüşü olmayan yolculukta günahlarından arınmış olarak son yolculuğa uğurlamadaki iyi niyetimizi, neden hayattayken bir günaydın, bir merhaba, bir selam ve iyi bir gün dileğinde bulunarak yerine getiremiyoruz?

Dünya barış günleri güven bunalımlarına çare olabilir mi? Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” sözüne bakın, dünyayı yurt genelinde ne kadar yerine getirebiliyoruz tartışılır.

Güven bunalımının reçetesi insanların birbiriyle barışık olmasında yazılı olduğuna inanıyorum. Güven içinde nice mutlu günlere.

04.09.2007

Bu yazı toplam 388 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim