• BIST 97.717
  • Altın 144,143
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Güven veren bir isim – III

Güven veren bir isim – III
AİBÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD öğretim görevlisi Doç. Dr. Fatih Demircioğlu, ile röportajımızın son bölümünü bugün yayımlıyoruz. Demircioğlu’na bu bölümde hekimlerin neden odalarına sahip çıkmadıklarını sorduk.

Bolu-Düzce Tabipler Odası Başkanı olarak görev süresi dolduktan sonra yeni dönemde de görev alması istendiği için yapılan olağan genel kurul seçimlerinde yönetim kuruluna yeniden aday olan Demircioğlu'nun “Önce Hekim” adıyla hazırladığı liste seçimlerden zaferle çıkmıştı. Önceki bölümlerini yayımladığımız röportajımızda yeni dönem için açıkladığı vaatlerini sıralayan Demircioğlu'ndan, röportajımızın bu son bölümünde bu konuyu biraz daha açmasını istedik. Her zamankinden daha aktif çalışacaklarını belirten Demircioğlu, hekimlerin neden odalarına yeteri kadar sahip çıkmadığı yönündeki sorumuza da samimi cevaplar verdi.

Tabip odalarının birçok yetkisinin kanuni düzenlemeler ile elinden alınmasının odaların gücünü azalttığını belirten Demircioğlu, hekimlere de çağrıda bulundu. İşte Doç. Dr. Demircioğlu’nun merak edilen konular hakkında verdiği yanıtlar;

Vaatlerinizi biraz daha açabilir misiniz?

Yönetim kurulu görev dağılımını yeni yaptık. Arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde biraz daha aktif olmaya çalışmamız gerektiğini gördük. İlk olarak daha önce var olan aile hekimleri komisyonu, asistan hekim komisyonunu aktif hale getirmemiz gerektiğini düşündük. Bolu Sağlık İl Müdürlüğü, İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Bolu Kamu Hastaneler Kurumu, Bolu Aile Hekimleri Derneği ve Bolu-Düzce Tabip Odası olarak ortak çalışma grupları oluşturup, sorunların irdelenmesinde ve çözümünde ortak aklın hâkim olması gerektiği kanaatine vardık. Bu konuda aile hekimlerine daha çok pratiğe yönelik eğitim seminerleri,  asistanların kişisel gelişimi için toplantılar yapılması, çeşitli konularda yerel veya ulusal konuşmacılarla sorunların irdelenmesi gibi amaçlarımız vardır.

Ayrıca hekimlerimizin tabip odasına olan küskünlüğünü kırmamız, onları tekrar tabip odasına kazandırmamız gerekiyor. Birçok hekimimiz kendi sorunlarına eğilmediğinden, gerçekten kendini temsil etmediğine inandığından tabip odasından ayrıldığını ifade ediyor. Bizce, hekimlerimizin sorunlarına ne kadar sahip çıkarsak, ne kadar yanlarında olduğumuz izlenimini verirsek, onların hak ve hukuk mücadelesinde ne kadar yanlarında olabilirsek bu barışma o kadar mümkün olacaktır.

İlimizdeki gerek resmi makamlar, gerekse de sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışarak Bolu ve Düzce Halkı’nın sağlık hizmetinde pozitif anlamda katkı sunmaya çalışacağız. 

Hekimlerin odasına sahip çıkmamasının tek nedeni merkez konseyin tutumları mı, yoksa başka faktörler de var mı?

Ana faktör tabii ki merkez konseyin tutumları. Bunun yanında maalesef tabip odalarının birçok yetkisinin kanuni düzenlemeler ile elinden alınması da gücünü azalttı. Daha önce işyeri hekimlikleri ile ilgili izin, kurs gibi çalışmaları tabip odaları yaparken, elinden alınarak Çalışma Bakanlığı’na devredildi. Bunun yanında bir avukatın gerek tüzel, gerekse de özelde çalıştığı zaman Barolar Birliği’ne üye olma zorunluluğu varken, maalesef hekimlerde bu durum göz ardı edildi. Sonuçta birçok sebepten dolayı tabip odalarının gücü, toplumsal etkinliği azaldı. Hekimlerde kendi sorunlarına odaklanmayan tabip odalarını tabiri caiz ise cezalandırdı. Bizler hekimlerimizi bu kırgınlığa-küskünlüğe son verip odasına sahip çıkmaya, hep birlikte el ele, daha gür bir sesle hekimlerin sorunlarına ve toplumun sağlık sorunlarına pozitif katkı sunmaya davet ediyoruz.

Son olarak vermek istediğiniz mesaj nedir?

Son olarak,  hekimlerin çalışma şartlarının ve özlük haklarının iyileştirilmesi, şiddetten uzak çalışma ortamının sağlanması, koruyucu hekimlik hizmetlerinin öncelik haline getirilmesi, tedavi edici hekimlik uygulamalarında performanstan ziyade yeterli-sabit ve emekliliğe yansıyacak, emeklilikte insanca yaşayacak gelir düzeninin sağlanması, hekimler arasında birleştirici ve hekimlerin her türlü sorunu için mücadeleci bir yönetim sergilemeye çalışacağımızı belirtmek istiyoruz. Başta da ifade ettiğimiz gibi sağlık hizmetlerinde “Hekimin mutlu olmadığı bir ortamda, hastanın da mutlu olması mümkün değildir” diyoruz.  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Ev, Arsa, Arazi himmetine karşılık tespih hediye21 Şubat 2017 Salı 13:47
  • Bağış yapanlara Cennet vaadi19 Şubat 2017 Pazar 10:55
  • Sınav sorularını çaldılar17 Şubat 2017 Cuma 12:05
  • İmamların emrini tanrı emri gibi kabul ediyorlar16 Şubat 2017 Perşembe 11:30
  • Abi ve ablaların emri hukuk kurallarının üzerinde kabul ediliyor15 Şubat 2017 Çarşamba 13:31
  • Kamu Personelinin Örgüte Kazandırılması14 Şubat 2017 Salı 14:35
  • Örgüt, zeki öğrencilere gözü dikmiş13 Şubat 2017 Pazartesi 10:49
  • ÖRGÜTE KAZANDIRMA12 Şubat 2017 Pazar 12:05
  • IŞIK EVLERİ10 Şubat 2017 Cuma 13:50
  • FETULLAH GÜLEN’İ KAİNAT İMAMI YAPMIŞLAR09 Şubat 2017 Perşembe 14:57
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim