• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 9 °C

Güvenmek!

N. Gürkan Yetkin

“Sağlıklı ilişkilerin kurulabilmesinin temeli nereye dayanır?”diye sorulsa, bir çoğumuzun tereddütsüz cevabı “Güven!” olurdu.

Ebeveynlerine güveneceksin! Amirlerine güveneceksin! Devleti yönetenlere,savcılara, hakimlere, doktora, mühendise, ustaya, kalfaya…. Güveneceksin ki güven duygusunun içinde yaratacağı destek güç ile hayat denilen bu yolda emin adımlarla yürüyeceksin.

Ebeveynlerine güvenmeyen çocukların kişilik bozukluğu, amirlerine güvenmeyen personelin verimsizliği, devletine güvenmeyen vatandaşın vatandaşlık bilinci, savcısına, hakimine güvenmeyen bireyin hukuk ve adalet beklentisi ne boyutlara varırdı, hiç düşündünüz mü?

Fazla düşünmeye gerek yok! Bu gün ülkede yaşanan temel sorunlardan birisi de "Güven" sorunudur. Gerek iktidar, gerekse muhalefet partileri ürettikleri politikalar sayesinde sosyolojik bir çöküntü yaratarak, birçok noktada güven duygusunun körelmesine, yahut önemli derecede yıpranmasına sebep olmuşlardır.

En basit örnekleme, domuz gribi (H1N1 virüsü) salgınının dünya genelinde yayılmaya başlaması ile birlikte, ülkemizin sağlık bakanı tarafından birinci dakikada, korkunç senaryolar açıklanması, halkımızda büyük bir panik yaratmış, ardından meşhur aşı polemiği başlamış, Başbakanımızın aşı olmayacağı açıklaması ile kafalar iyice karıştırılmıştır.

Vatandaş kimin sözüne güvenecek, kime inanıp başta canından çok önemsedikleri çocukları ve diğer sevdikleri için hayati kararlar alacaklardır?

Bu ülkenin Başbakanına mı? Bu ülkenin Sağlık Bakanı'na mı?

Uzun bir süredir haber bültenleri periyodik bir sırayla güven duygumuzu kemirmekte. Aylardır bir arpa boyu ilerleyemeyen Ergenekon Davası, domuz gribi ve aşısı ardından ara sıcak olarak sunulan “Açılım” polemikleri ile krizin etkilerinin algılanmaması için beyinlerin uyuşturulması harekatı, bilinçli bir şekilde itina ile sürdürülmekte!

Sonuç;

Sokakta sarhoş gibi gezinen, aşının yan etkisinden çekinip kocakarı ilaçlarından medet uman, üç el bombası, beş roket ve bin, iki bin mermi ile yönetime el koyma adına, darbe hazırlığı yapan aydınların, yürümekte zorluk çeken yaşlı ve hasta emekli subayların ve paşaların, prof. seviyesindeki öğretim görevlilerinin ve gazetecilerin hain planlarının ilginç kod adlarını ezberleyen, Çağdaş bir Avrupalı gibi, kapalı alanlarda değil, kapı önünde sigarasını içen, Kürtçe müzik klipleri izleyerek açılıma alışmaya çalışan, ertesi gün gideceği bir işi olup olmayacağı belli olmadan kimi zaman iki ekmeği bile kredi kartı ile ancak alabilen, kimseye inanmayan ve kimseye güvenmeyen bir toplum olduk.

Güven duygusu sarsılmış bir aile, parçalanmaya nasıl mahkumsa, güven duygusu kalmamış bir toplumda da ayrışma kaçınılmazdır!

Güven duygusunun tekrar kurulabilmesi ve bu puslu havanın dağılabilmesi için “Değişim” şarttır!

03.12.2009

Bu yazı toplam 672 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim