ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.632
  • Altın 156,652
  • Dolar 3,8616
  • Euro 4,5594
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 3 °C

HADDİNİ BİL-MEK

Mustafa Nuri Gürsoy

“Gel dervişim dikkat eyle,

Tefekkürle sohbet eyle,

Sözünü ölçülü söyle,

Âdemiyet bulacaksın”

Ne güzeldir had, sınır bilmek!

Sözünü ölçülü söylemek.

Murakabesiz, kontrolsüz söz söylememek.

Yorganına göre ayağını uzatmak.

Kendi boy aynanda göründüğün gibi olmak,

Bilmediğin bir şey üzerinden ahkam kesmemek,

Yalan yanlış konuşmamak, hüküm yürütmemek,

Günah almamak,

Vebal taşımamak,

Kişisel ihtiraslar uğruna insanları karalamamak,

Dikkat etmezsen,

Şahsi çıkarlarını öne çıkarırsan,

Bende var elde olmasın dersen,

İtibarın sıfıra düşer.

Hülasa,

Çok dikkat etmek gerekiyor hayatta.

Seçilmiş de olsak,

Atanmış da olsak,

Bu yerkürede,

Maddemiz, makamımız, rütbemiz her ne ise,

Önemli olanın,

Doğrudan, Hak'tan Hukuk'tan ayrılmamak,

Gerektiğini bilmek gerek.

Had, sınır bilsek, gönül yıkmaz, insan darıltmayız.

Sözümüz sohbetimiz kontrollü, murakabeli olsa,

Kimseyi incitmez, iğnenin ucunu kimseye dokundurmaz,

Çuvaldızın acısıyla, daha dikkatli olmaya özenir oluruz.

Sormak gerek her daim.. Ben kimim.?

Benim ödevlerim, görevlerim neler diye.?

Bu dünya.. malına, gücüne güvenenleri gördü.!

Aklına güvenenleri de..

Yani demem o ki kısaca, tasavvuf edebiyatını severim.

Okudum, beğendim, paylaşıyorum.

“Çevremize merhamet etmeyi,

İyilikte, tenezzül,

Tevazuda yarışmayı var eyle.

Haddini bilerek halka hizmet etmeyi, onların gönlüne göre sohbet, muhabbet etmeyi,

Gönül yıkmamayı, insan darıltmamayı nasip eyle.”

GÖYNÜK'TE PETROL TAŞI

İl Genel Meclisi Mayıs ayı toplantılarımız öncesinde, Göynük il genel meclis üyesi arkadaşımız Sayın Mümtaz Altınbaş Haber Türk Genel Yayın Yönetmeni ve yazarı Yiğit Bulut'un bir köşe yazısına dikkatimi çekti.

Konunun Göynük İlçemizi çok yakından ilgilendirdiğini fark ettim.

Daha önce edindiğim bilgiler ışığında, petrol taşının ne işe yaradığını gayet iyi biliyordum.

Ve Fakat..

Vakıa'yı, Türkiye, hatta Dünya ekonomisini ilgilendirecek, ilgisini çekecek kadar ilginç bulduğumu söylemeliyim.

Mümtaz Altınbaş, dikkatli ve bir o kadar iş odaklı, yaptığı iş üzerinden araştırma yapan, yapacağı işin de eksi ve artılarına dikkatini veren prensipli bir kardeşimizdir.

Ben, sadece kendi ilçem için değil, tüm ilçelerimizin hamlesi, Bolu'muzu,

Bolumuza gelecek hizmetlerin, çalışmaların ve projelerin ülkemiz adına katma değer yaratacağına inanır ve daima destek veririm.

Peşin ve içi doldurulamayan, kişisel menfaatler içeren, hamaset yüklü, reklam odaklı işlerle zerre kadar işim olmaz.

Cebimi değil, itibarımı, ülkemi yüceltmenin sevdasını taşırım.

Dolayısıyla, konuyu kamu oyu ile paylaşmam gerektiği ile sorumluluğumu biliyorum.

Yiğit Bulut köşesinde aynen şu ifadelere yer veriyor.

“ABD Jeolojik Araştırmalar Servisinin (USGS) hesaplarına göre, Türkiye petrol taşı rezervinden 284 milyon tonluk petrol üretebilecek kapasiteye sahip”

“Rezervin 115 milyon tonu GÖYNÜK'te”

Bu devasa, bu büyük kaynağın farkında olmak,

Başta GÖYNÜK olmak üzere,

Bolu'muza, ülkemize katacağı katma değeri, sağlayacağı ekonomik faydaları hayal bile edemiyorum.

GÜNEŞİ ÇEKEMEYENLER

Mengen'de dün çok güzel bir hava vardı.

Buna rağmen, bulutların arasından sıkça sıyrılıp, haftalar sonra ziyarete gelen güneş,

Sıcak sarı tebessümlü ihtişamıyla yüreklerimizi ısıttı.

Sabah saatleri idi.

Her zaman olduğu üzere esnaf lokalinde kalabalık bir gurup çay içmeye durmuşuz.

Hava güzel mi güzel, çaylar tavşan kanı hükmünde yudumluyoruz.

Sohbet güzel, yüzler, gözler samimi.

Bir misafirimiz ilişti yanımıza, bir çay daha söyledik.

Sohbet ansızın konu değiştirdi.

Gelen arkadaş,

“Yarın” dedi.

“Havanın böyle olduğuna bakmayın. Yarın hava sağanak yağışlı”

Herkes bir anda kala kaldı. Biri birimize bakar olduk.

Sohbetin yön değişimine mi.?

Havanın yaşanılası güzelliğinin fark edilemeyişine mi.?

Yoksa..

Yeniden yağmurlarla buluşacağımızın müjdesine mi.?

Yoralım..Bilemedik. Çözemedik.

Masadaki bir diğer arkadaş,

“İşiniz, gücünüz muhalefet kardeşim”

“Şimdi durduk yerde, güneşten, günün yaşanılası atmosferinden dem vurmak varken, bir gün sonra yağacak yağmur nereden aklına geldi” diye söylendi.

“Güneş açar, yağmurun,

Yağmur yağar selin,

Yağmurlarda güneşi çekiştirirsiniz” diye devam etti.

Ben birer çay daha söyledim.

Konu anlaşılmıştı.

Yağmur müjdecisi kardeşimiz.

Toprağın tavını, ekilecek ekinin, dikilecek fidenin, köylünün, çiftçinin beklentisini hesap edememişti.

Güneş bu,

Balçığa da, yağmura da gücü yetiyor işte.

Hele şu yüreklerimizi ısıtması yok mu?

16.05.2011


Bu yazı toplam 1572 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim