• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

Halk Kültürü ve Köroğlu Bilgi Şöleni -3-

Mustafa Namdar

Halk kültüründe önemli yeri olan efsane olayların efsane kahramanları hakkında halkın birbiriyle çelişen anlatımları vardır. Böylesi çelişkiler sonucu düşüncelerde oluşan soruların gerçek yanıtları bilimsel araştırma sonucu bildirilerle olur. Bu bildirilerin hazırlandığı laboratuvarlar da üniversitelerimizde kurulmuştur. O nedenle araştırmalara ait, sonuç bildirilerinin önemi büyüktür.

İşte Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Kılıç’ın görüşleri:

“Cumhuriyetin kutlama haftasında çağdaş araştırmalara ev sahipliği yapmak önemlidir. Üniversiteler kültürel çalışmalar yapmakla da yükümlüdürler. Bolu dağlarının dumanlı tepelerinde Dörtdivan’ın çam kokulu yaylalarında efsaneler gelişmiştir. Bu coğrafyada yaşanan kültür değerlerini geleceğe taşımak görevimizdir. Bu çalışmalar kitap haline getirilecektir.”

Valimiz Sn. Ali Serindağ:

“Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür sözü Cumhuriyetin mimarı Atatürk’ündür. Bu çalışmalarla kültür varlıklarına sahip çıkıldığını görmekten mutluyuz. Türk dünyasına malolmuş milli kahramanlarımızın tanıtılmasına gerek var. Bu coğrafyada orta asyadan bu tarafa olanlar bilinir. Bu etkinliğe ait olduğunun nasıl başladığını, nereden nereye geldiğini biliyorum. Bu konuda herkese teşekkür ediyorum.”

2-3-4 Kasım günlerinde uygulanacak dokuz oturumlu program oldukça kalabalık konuşmacıyla bayağı yoğundu. İlk oturum Yrd. Doç. Hayati Yavuzer’in başkanlığında başladı. “Korku Kültüründe Halk Kahramanı” konu başlığıydı.

Korkunun kişinin psikolojisinde sapma yaratmasının doğal olduğu, halk beklentilerini, olayların akışına göre büyütüp efsaneleştirebilir deniyordu.

Kahramanın tanımı yapılıyordu. Bu vatan için şehit olanların, gazi olanların, kalemini insanlığın ve toplumun yararına kullanan bilim adamının, yazar çizerin kahraman olduğu vurgulanıyordu. Zulme karşı koyanları, mazlumun yanında olanları halk kahraman olarak efsaneleştirip yıllardan yıllara taşıyordu.

Günümüzde mürit bağlılık kavramında oluşmuştur. Bağlılığın köleliği çağrıştırdığı söyleniyordu.

Bildiriler kitap haline getirileceğinden, önemli olanların dışında not almıyordum. Belli bir zaman sürecinden sonra insanların dinleme dikkatlerinin dağılacağını çok iyi bilen isimlerinin önünde ünvanları olan konuşmacıların hazırladıkları konuşmaların tamamını okuyarak geçmeleri hoş değildi.

Vücut dilinin anlatımlardaki önemini öğütleyenlerin kendilerinin kuralı ihlal etmiş olmaları dikkatleri dağıtıyordu.

Her toplantıda olduğu gibi burada da salonları doldurma zaafı yaşanıyordu. Bilgilendirme amaçlı ilgili fakülte öğrencileri salona getirilemez miydi diye düşünceye sevketti bizleri ve salondakileri.

Programı eline alanlar oturumları inceledikten sonra ilgileneceklerinin saatlerini alıp bir kısmı aralarda salondan ayrıldı. İkinci gün düşlediği programı izlemeye gelenler öğleden sonraki programların iptal edildiği sürprizlerle karşılaştı. Nedeni konuşmacıların gelmemesiydi. Bu durum da, her konuda ciddi anlamda hazırlık yapan ev sahibini elbette ki sıkıntıya sokmuştur. Onlar adına üzüldük.

Köroğlu, Türk coğrafyasında efsaneleşen bir kahraman, bir ozan, mazlumun yanında yerini alan bir korumacı. Ona yakıştırılan isyancı, yol kesen, eşkiya sıfatları da takılmış olmasına rağmen o halkın gözünde kahraman olarak efsaneleşmiştir. Bazı konuşmacıların günümüz deyimiyle mafya babası, zorba olarak göstermesi yanlıştı.

Hele de Köroğlu ile Battal Gazi’nin tip özellikleri anlatılırken, Köroğlu’nda intikam alma duygusundan, Battal Gazi’nin de İslam’ı yayma mücadelesinde gösterdiği öldürücü baskısından, asıp kesmesinden bahsetmeleri kafaları karıştırdı. Oysa İslam dininin hoşgörü dini olduğu, baskı yapılamayacağı, sevgi üzerine oluştuğunu kesinlikle zorlama yapılamayacağı her platformda anlatılırken, İslam’ın yayılmasına çalışan kişinin zulmünü öne çıkarmak hoş değildi...

Havanın soğuması nedeniyle programın Dörtdivan bölümüne katılmadım. Oradaki sunumları hazırlanacak kitapta bulacağımı umuyorum.

Bu şölende ilçelerimizde olan halk kültürüne ait bazı uygulamaların ne durumda olduğunu öğrendik. Bir bütünün içinde Dörtdivan ilçemize nokta atışı yaparak bir Meslek Yüksek Okulunun açılmasıyla ilçede sosyo ekonomik hareketliliğin sağlanması gerektiğini gündeme getirdik. Emeği geçen herkese yürekten teşekkürler.

08.11.2006

Bu yazı toplam 309 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim