• BIST 89.891
  • Altın 144,926
  • Dolar 3,6212
  • Euro 3,9105
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C

Halkın fuarı

Mustafa Namdar

Öğrenmeye çalışmak ve üretmek, gelişimin önemli koşullarından biri. Üretmek, ortaya somut bir eser çıkarabilmek bir başka özellik, bir başka ayrıcalık. Üretmek, ürettiğiniz karşısında keyifle bir fincan kahve içebilmek yorgunluğun sonu, huzurun başlangıcı. Öğrenmek ve üretmek bir fidanın meyveye dönüştüğünü görmek ne güzel bir mutluluk. Aklı beceride buluşturmak, güzelliklerin mimarı olmak ne güzel. Halk Eğitim Merkezleri işte bu güzelliklerin orijin noktası. Mevlana dergahı gibi, ne öğrenmek istersen gel der gibi Halk Eğitim Merkezleri.

İşte harman sonu hasadının bereketi. İşte beceri, işte ustalık. İşte kınalı parmakların ilmik ilmik dokuduğu el becerilerine ait işler. Öğrenip üretmenin huzuru okunuyor her kursiyerin gözlerinden. Kimi nakışta, kimi dikişte, kimi ahşap boyamada, kimi sedef kakmada, kimi sözde, kimi sazda yüz küsur alanda geliştirmişler becerilerini. 2007-2008 eğitim-öğretim yılında 3135 kursiyer su içmiş bu bilgi pınarından.

Bu fotoğraf, aynı duruş noktasından çekilen fotoğraf; fon aynı, fon kareleri dolduranlar her yıl değişiyor. Hep aynı şeyleri söyleyip yazıyorum. Mesleki Teknik Eğitimde öğretim üretim içindir. Beceriler üretim için öğretilip geliştirilir. Aile ekonomisine katkı için sanat öğretimi ön plandadır. Araştırma geliştirme birimleri üretim tekniklerindeki yenilikleri bunun için araştırırlar, bunun için düşünceleri harekete geçirirler.

Cumhuriyetin ilk yıllarında halk eğitimi ve toplum kalkınması planlaması içinde kırsal kesim insanının yaşam standardını yükseltmeyi amaçlayan bu sistem, halen daha çeyizlikle sandık sepeti doldurmak düşüncesinde devam ediyorsa, el sanatları dediğimiz ürünler vitrinlerde yerini almıyorsa, üretilenleri pazarlama imkanı yaratıp cüzdanımıza katkı yapacak şekle getirecek sistemi eğitim öğretimle birlikte hizmete sokamıyorsak, gelecekte bu kursiyerler başladıkları yerin başına dönecekler, ilik açıp düğme dikmekten başka geriye birşey kalmayacaktır. Mesleki Teknik öğretim hamasi söylemlerin üretildiği yerler değildir. Mesleki Teknik Öğretimin bulunduğu yerde dişli çarklar üretim için döner, dönmelidir.

Bantlarda yürüyen laf değildir, ürün olmalıdır.

Bu çalışmalarda beceri kazananların kazandıklarını dondurmamak için yaptıklarını Yöre El Sanatları Satış Merkezi badı altında satışa sunabilecekleri döner sermayeli işletmelerin kurulması gerektir. Bir zamanlar komünist uygulaması diye karşı çıkılan kooperatifler zamanında gerçek yüzüyle anlatılabilinmiş olsaydı, hem emekçinin alınteri, hem ortaklığın değeri bugün tartışılmış olmazdı.

Bizim yazdıklarımızı ilk kez böylesi güzelliklerin sergilendiği fuarda Belediye Başkanımız tarafından sahip çıkıldığını görmekten mutlu olduk. Yeni düzenleme planları içinde umarım gerçekleşir. Alman; iktisatçısı Erhard’ın dediği: “El sanatlarının gelişmediği bir ülkede, fabrika bacaları yükselemez” sözündeki gerçeğin yerine gelmesini istiyorsak, kursiyerlerin öğrendiklerini devam ettirecekleri işletmelerin kurulması gerek.

20.06.2008

Bu yazı toplam 353 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim