• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

Halkın ortak değeri

Mustafa Namdar

Halkın koruması gereken ortak değerleri vardır. O değerler hepimizindir, en önemlisi de çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli varlıklarımızdır. Onlar adına kent korumacılığı görevimizi şimdiden yapamazsak, yarın çok geç kalmış oluruz. Gelecekte insanların hayır dualarını almak istiyorsak, iki kez düşünüp karar vermeliyiz. Bu kararda, toplumu oluşturanların ortak kararı olmalı. Ortak akıl denen düşünce de bu olmalı...

Bolu; kent merkezinden transit geçen günübirlikçilerin dağılma merkezi konumunda. O öyle bir merkez ki, gelen gidenin bir kahve içimi bile eyleşmediği yer. Ankara’dan gelenler, Yedigöller’e gidecekse, Yeniçağa’dan Mengen’e, Aladağlar’a, Gölcük’e, Abant’a gidecekse, kentin kenarından teğet, Kartalkaya’ya gidecekse, Çaydurt’tan kestirme gidiyorlar. İstanbul’dan gelenler de, hemen aynı yol haritasını takip ediyor. Böylesi bir trafik akışında, aklımıza düşeni değil, son yılların Bolu Merkez’de konaklayanların istatistiğini çıkarıp değerlendirmek gerek. Kızılay meydanında beş yıldızlı otel yapımında bu hesaplar yapıldı mı? Yapıldıysa kar-zarar ne durumdadır?

İş ve alışveriş merkezlerinin tercih edildikleri yerler genelde, şehrin dışı olarak gelişme göstermekte. Kent alışveriş merkezi olarak, İzzet Baysal Caddesi’nde yoğunlaştı. Onun için, buralarda kiralar uçuk fiyatlarda gidiyor. Şimdi neredeyse İzzet Baysal’ın ucunda olan Kızılay Meydanı’nda böylesi bir ticaret merkezinin yapılması, şehrin diğer kesimlerini ne hale getireceğinin hesabı yapıldı mı? Yapıldıysa artısı eksisi nedir? Bu toplumun da bilmesi gerek.

Dünya her geçen gün biraz daha kirleniyor. Kirlenen bu dünyanın içinde Bolu’yu ayırıp bir köşeye koyamayız. Elbette bu kirlenmeden, bu bölge coğrafyası da nasibini alacak. Ne var ki, bu durumu geciktirmek, bu topraklarda yaşayan bizlerin görevidir. Bizden öncekiler, gelenekleri görenekleriyle, devlet malını sahiplenmesiyle, vatandaşlık görevini yerine getirmiş olmalılar ki; ormanlarımız yıkılıp kesilmeden bugünkü haliyle günümüze gelmiş. Bu nedenle de, çoğu bölgenin sahip olamadığı bir güzellikle övünüyor, mutlu oluyoruz. İlimizin çevresindeki doğa harikası güzelliklerle denizsiz de olsa, yayla, dağ, göl, göletlerimizle teselli bulmaya çalışırken, şehir merkezinde neden bu kadar betonlaşma özlemi ve gayreti içinde oluyoruz? Anlamak mümkün değil. İnsanlar yağmurdan sonra buram buram toprak kokusuyla doğanın bahşettiği serinliği ciğerlerine çekerken, kızgın duvarlardan yansıyan asfaltın sıcaklığıyla yanmayı bu denli istemelerine akıl ermiyor...

Teknoloji geliştikçe insan için gerekli olan birçok ürüne sahip olmak kolay. Bundan böyle birçok alanda işimizi, kurgu filmlerinde gördüğümüz robotlarla yerine getirmeye çalışacağız. Ama eminim ki; hiçbir robot beton yığınlarını aralayıp toprak alanlar, parklar, bahçeler, oyun alanları yapacak maharete sahip olamayacaklardır.

Yaşam için gerekli olan hava, herkese lazım. Toplumların geleceği için verilecek kararda, bireysel düşünmenin yanında, çoğulculuğa ihtiyaç var. Güç neden diye karar vermek yerine, o gücü toplum düşüncesi olarak değerlendirmek, olması gereken en güzel davranış olacağına inanıyorum.

03.08.2009

Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim