• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 25 °C

Halkın sofrası dostlarla bereketli

Mustafa Namdar

Gönül bağında kurulan sofralar, açların doyunduğu yer olmaktan çok, sevginin, dayanışmanın, birlikteliğin güçlendiği, düşüncelerin gelişip olgunlaştığı ve meyveye dönüştüğü alanlardır. Bu güzelliği halk sofrası olarak geleneksel hale getirmeye çalışıyor Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı yöneticileri ve halkımız. 2005-2006 öğretim yılı başında konu günümüz olan geleceğin oyuncularına hoşgeldiniz derken, hızla akıp giden zaman diliminde sevinçle burukluğun harman olup kucaklaştığı ayrılık tünelinde, ağız tadıyla güle güle diyebilmek için ikinci sofrasını kuruyor yılsonu tören alanında.

Üniversitemiz yeni öğretim yılına başladığı anda biz de, sıcak aile yuvasından kopup gelen gençlerimize, o sıcaklığı yaşatabilmek düşüncesiyle gönül soframızın bereketini paylaşmak, yalnız olmadıklarının güvencesi olmak istedik. Ülkenin geleceğini emanet edeceğimiz gençlerin sıcak ellerini yüreğimizin sıcaklığında buluşturmak istedik. Hoşgeldiniz diyerek artık bizim konuğumuzsunuz diyerek unutturmak istedik aile hasretini. Rahmetle andığımız İzzet Baysal felsefesinde “Bir simit parasına karnımızı doyuracağımız, başımızı sokabileceğimiz bir mekan bulduğumuz için binlerce kez teşekkür ediyoruz diyen gençleri, aynı duygularla kucaklayan Bolu insanının ev sahipliğini göstermek istedik.

İlimizde en az dört yıl konuk ettiğimiz bu gençlere hoşgeldiniz derken, her ne kadar ayrılığın acısı yaşanmış olsa da, yeni açılan yolda başarı dilekleriyle “güle güle” demeyi düşündüğümüz piknik yemeği 29 Haziran 2006 Çarşamba günü Belediyemizi Bolca Hindi, Ak Piliç, Beypiliç, Postacılar Derneği, Seben Süt Ürünleri, Gökdemirler ve Sabahattin Eratalar’ın katkılarıyla bu güzel etkinlik en güzel şekliyle yerine getirilmiştir. Kendilerine ayrıca teşekkür ederim.

Bunun anlamı, bilim yuvası bu güzel kuruluş bizimdir, halk ve üniversite bir bütündür. Yapılan her güzel etkinlikte, oluşan her güzel olayda biriz birliğiz. İlime, bilime kapımız penceremiz açık. Yeter ki ışığınızdan bu ülke bilgilensin, feyz alsın, belleklerimizde modern dünyanın yol haritasını çizebilmek için önümüz aydınlansın.

Böylesi güzel bir fotoğrafın oluşabilmesi için ışık ayarının iyi, duruş noktasının iyi tespit edilmesi gerek. Böylesi birlikteliğin oluşabilmesi için taraflardan birisi gölgeye kaçıyorsa, karenin içindeki görüntüsü karanlık olur, tanımakta güçlük çekilir.

“Güle güle” yemeğinde çekilen fotoğrafta böylesi karanlık noktalar, alkış tutan ellerin hızını, aydınlık düşüncelerin önünü keserek belleklerde soru işaretlerinin oluşumuna neden olmuştur. Uzatılan ele el uzatmanın anlamını bize öğretenlere hatırlatmak inanın zor geliyor. İnsanların motive edilmesinin yolu, basit bir teşekkür, tatlı bir tebessümdür diye öğretenler, yapılan hizmete iltifat etmiyorsa, konsensüs sağlamak çok zorlaşacaktır. Böyle bir yemeğin anlamının ne olduğu, sözcüklerde geçmiyorsa, böylesi bir etkinlik davetiyelerde belirtilemiyorsa, hele hele de yönetimin tepe noktasında bulunanlar, kurulan halk sofrasında kaşık sallamaktan uzak kalıyorsa, halkın gönül kırgınlığı içinde olabileceği danışmanlar tarafından hatırlatılmalı diye düşünüyorum. Vakıf yönetiminde olmam nedeniyle, bunlar özümün görüşüdür. Yalnızca üzüntümü belirtmek istedim. Bağışlayın Sn. Rektörüm.

06.07.2006

Bu yazı toplam 377 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim