• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

HANÇER YARASINI KAPATMAK

Mustafa Namdar

Geçmişte yaşanan acılar vardır, zaman örter üzerini unutulur. Acılar vardır özür dilenir, pişmanlıklar dillendirilir, unutulur. Vicdanlarda iz bıraksa da acılar, üstleri küllenir unutulmaya, unutturulmaya çalışılır.

Acılar vardır yürekleri zedeleyip, belleklere kopyalanır. Acılar; nesilden nesile aktarılır, tarih sayfalarına geçer, silemezsiniz, yok edemezsin. Her acı bir iz bırakır, kimi sıyırır geçer kimi deler geçer…

Tarih sayfalarında kayıtlı savaşlarda, dostlar kadar dost görünüp arkadan hançerleyenlere de yer verilmiştir. Bu konuda dipnotlar vardır yazılıp söylenen… Belleklere saçılan kin ve nefret duygularının kalıtsal etkileri taşınır yıllardan yıllara. Gün olur devran döner, düşmanlar dost olur ülkeler arası münasebetlerde, protokol işlemlerinde. Ticari ilişkiler, savunma ortaklığı, teknolojik gelişimde laboratuar çalışmaları ve uluslar arası alınan işbirliği ortak kararları. Yeni gelişim rüzgarlarının ulusları birbirine yaklaştırma politikaları oturur gündeme. Düşmanlıklara ait ön yargılar silinmeye çalışılır hafızalardan. Dün, hançer yarasıyla görüntü kirliliğine maruz kalmış bedenler, estetik tedavilerle sağlıklı ve güzel görüntüye kavuşturulmaya çalışılır. Yapılan uygulamalardan amaç, dünya barışına katkı olduğu kadar, ticari ilişkilerdeki sirkülasyonu, hareketi sağlamak da vardır.

Görünen o ki, acının izleri ne kadar derinde olursa olsun, acının yarattığı tahribat ne kadar geniş alana yayılırsa yayılsın, geniş kitleleri ne kadar etkilerse etkilesin, yaşam koşullarını etkileyen ekonomik zorlamaları ortadan kaldıran para, acıların üstünü kapatmaya yetiyor… Arkadan hançerlenmenin yarasını para tedavi edebiliyor. Bu duyguları yaşadım TRT’nin Arap kanalında yapılan iki saatlik Bolu’nun tanıtımında…

Dünya ülkelerinin turizm gelirlerine ait pazarı eline geçirebilmek için yaptığı reklamsal tanıtımları görmezden gelmek saflık olurdu.

Dünya markası haline gelmiş doğal güzelliklerimizi insanların arayıp bulmalarını beklemek yerine, bizim de teknolojinin ürünleri olan iletişim kolaylıklarından yararlanarak, bizim de bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Bir bölüm Arapların keşfetmiş olduğu, Abant’ın dışına çıkarak Bolu’yu bir bütün olarak tarihiyle, kültürüyle, ereni evliyasıyla, camisi, türbesi, hanı, hamamıyla, yöresel el sanatları mutfak ürünleriyle tanıtmamız gerekiyordu. Folklorumuzu göstermemiz gerekiyordu bize ayrılan iki saatlik sürede, bu görevi yerine getirmeye çalıştık Arapça yayında. Programın odağında yer alan üniversitemiz folklor ekibine, sazıyla, sesiyle, kulakların pasını silen Armelit grubuna, Kültür ve Turizm Müdürü Sn. Hasan Kaplan’a, Termal Turizm konusunda bilgilendiren Sn. Ervani Bey’e, şair ve ünlülerden söz eden Sn. Kemal Aydoğdu’ya, yöresel ürünleriyle damak tadının ne olduğunu gösteren BEHDER grubuna teşekkürler. Tarih ve kültür görevi de bana verilmişti. Sanırım yerine getirebildik.
 


Bu yazı toplam 536 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim