• BIST 91.445
  • Altın 211,203
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C

Hastanede korkunç ihmal

Hastanede korkunç ihmal
AİBÜ Tıp Fakültesi’nde burun ameliyatı olan Filiz Doğru’nun burnunda 12 santimetre uzunluğunda bez tampon unutuldu. Korkunç ihmal, 9 ay sonra fark edilirken ölümden dönen genç kadın, doktor hakkında suç duyurusunda bulundu.

Haber: Özge ELÇİ

Geçtiğimiz Mayıs ayında geçirdiği bir trafik kazası sonrası Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde burnundan ameliyat olan 35 yaşındaki 2 çocuk annesi Filiz Doğru, ameliyatın ardından bir türlü iyileşemedi. Sürekli akıntısı olduğunu ve kokular meydana geldğini söyleyen Doğru, korkunç ihmalin tam 9 ay sonra fark edildiğini söyledi.

YAŞADIKLARINI GÜÇLÜKLE ANLATABİLDİ

Geçtiğimiz hafta Ankara Numune Hastanesi’nde ameliyat olan ve burnunda unutulan tampon alınan genç kadın, 9 ay boyunca yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı; “Ben Mayıs ayında bir trafik kazası geçirdim. Basit bir trafik kazasıydı; ama burnumun üst kısmında kemik vardı, arabanın kapısı oraya denk geldiği için kemik iyice büyüme yaptı. Zaten benim yıllardan beri ameliyat olmam gerekiyordu. Korktuğum için ihmal etmiştim. Ben de Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Furkan K. ile tanıştım. Hem içte hem dışta kemiğin olduğunu, burnun da zamanla aşağıya düşme yaptığını, bunun estetikle kaldırılması gerektiğini söyledi. 23 Haziran’a ameliyat için tarih verdiler. 5 buçuk saat süren bir operasyondan sonra çıktım, bana başarılı bir ameliyat geçirdiğimi söylediler.

‘AKINTILARIM HİÇ DURMADI, SİNÜZİT TEDAVİSİ BAŞLATTILAR’

Doktor, bana ‘Bez tampon yerine plastik tampon alın, iki tarafa da yerleştirelim, hem bunun çıkması daha kolay’ dedi. Biz tamponu tedarik ettik. Ertesi gün taburcu oldum. 1 hafta sonra kontrole gittim. Doktor bana tamponun 10 gün daha durması gerektiğini söyledi. 12 gün sonra tekrar gittim. Plastik tamponu çıkarttı. Ara ara kanamalar devam ediyordu, akıntılar hiç durmadı. Daha sonra tekrar kontrole gittim. Doktor belli bir süre izin almış, ben de asistanlara muayene oldum. Bana durumumun iyi olduğu söyleniyor. Akıntılarım durmadı ve bu arada kokular başladı. Eylül ayında tekrardan gittim. Furkan Hoca’nın Ankara’da bir hastaneye tayininin çıktığını söylediler. Asistanlar baktı. Bana burnun iç yapısının 6 aydan önce oturmayacağı söylendi. Ben de aylarca sabrettim, Kasım ayında tekrar gittim. ‘Ben iyi değilim, nefes alamıyorum ve sürekli akıntım var. Kokular artık had safhaya ulaştı, ben ne yapacağım?’ dedim. Sonra tomografi çekildi ve burun içinde bir şişme olduğu; ama 6 aydan önce ameliyat yapılamayacağı söylendi. Bir asistan bana ‘Ameliyatlardan sonra genelde sinüzit nükseder, kulak burun boğaza görünün’ dedi. Ben de gittim ve sinüzit tedavisi başattılar. Bu tedaviyi de aylarca gördüm. Akıntılar bu sefer iltihaplı akmaya başladı.

 

‘BEYİNDE PIHTILANMA OLABİLİR, HAYAT TEHLİKENİZ VAR DEDİLER’

Ben 2 hafta önce kulak burun boğaza kontrole gittim. Asistan, hocasını çağırdı, içeride yapışık var dediler. Tekrar baktılar, doktor sonra bana ‘Filiz Hanım, durum çok ciddi. Hayati tehlikeniz söz konusu’ dedi. Ben de çok şaşırdım ve durumun ne olduğunu sordum.  Bana burnun içinde bir delik olduğunu, deliğin etrafını et gibi bir şeyin kapladığını ve acil ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Bunun acil olarak alınarak hepatolojiye gitmesi gerektiğini söyledi. ‘Uykudan uyanamayabilirsin, çok iltihaplanma var, beynin pıhtı atabilir. Siz yine plastik cerraha gidin’ dedi. Poliklinikten ağlayarak çıktım.

Plastik cerraha gittim, kimse yoktu. Hastanelerin birleşme durumunda dolayı doktor, o gün Köroğlu Devlet Hastanesine gitmiş. Sonra o hastaneye gittim, o gün de orada yoktu. Daha sonra Tıp Fakültesine gittim, asistanlardan biri gördüm. Bu arada arkadaşlarım bana sürekli ‘Yoksa burnunda bir şey mi unuttular’ diye takılıyorlardı. Ben de bunu asistan doktora söyledim. O da bana ‘Olabilir’ dedi. Tekrar muayene etti ve sanırım orada gördü, bana biraz dışarıda beklemem gerektiğini söyledi. İçeri girdiğimde asistan, ‘Furkan Hoca ile görüştüm, bana gönderin dedi, yarın sabah ameliyata hazır şekilde gelmenizi istiyor’ dedi. Bu arada ben hala tamponun unutulduğunu bilmiyorum.

Ankara’ya Furkan Hoca’nın çalıştığı hastaneye gittim.

‘FURKAN HOCA’NIN ÇALIŞTIĞI HASTANEYE GİTTİM, İZİNLİ DEDİLER’

Furkan Hoca’nın omzunun çıktığını ve izinli olduğunu söylediler. Beni başka bir doktor arkadaşına yönlendirmiş, durumu anlatmış. Fatih isimli hoca, beni muayene etti.

Muayenede iltihaplı yerden bir şeyi tuttu, aşağıya çekti. Bana ‘siz tamponları aldırmadınız mı?’ dedi. Ben de plastik tampon olduğunu ve alındığını söyledim. ‘Bir de bez tampon var, onu görmediler mi?’ dedi. Ondan haberimin olmadığını söyledim. Ben hala ameliyat saatini bekliyorum. Kardeşim de bana ‘Ben seni burada ameliyat ettiremem’ dedi. Daha sonra kendime geldim ve ‘bana çıkışımı verin, burada ameliyat falan olmuyorum’ dedim. Biz önce Gazi Hastanesi’ne gittik, olayı anlattım. Bana bu ameliyatı yapamayacağını, Furkan Hoca’ya gitmem gerektiğini söylediler. Daha sonra Hacettepe Hastanesi’ne gittik, içeriye girmeden Furkan Hoca beni aradı. Yurt dışında olduğunu söyledi. Ama ben bir yakınımızdan onun burada olduğunu öğrendim.

‘BANA TAMPONLARI ALMAYI UNUTMUŞUZ, KUSURA BAKMAYIN DEDİ’

Bana bez tamponları almayı unuttuğunu söyledi ve ‘kusura bakmayın’ dedi. O an yıkıldım ve çok sinirlendim. Hacettepe’ye gitmeden eve geçtik. Ben o akşam evde fenalaştım, acile gittik. Acilde burnumdaki tamponu fark ettiler. Biz de tanıdığımız bir doktorun olduğu Numune Hastanesi’ne gittik. ‘Beni Bolu’ya gönderin, küçük çocuklarım var, tekrar gelirim’ dedim. Bana ‘Bir daha dönebileceğini mi sanıyorsun, uyursan tekrar uyanabileceğini mi sanıyorsun, acil yatış yapman lazım’ dedi. Beni ertesi gün ameliyata aldılar; 2 saat sürdü. Ama bana ‘Burnumun ortasınnın delinebileceği, çökebileceği, şeklinin bozulabileceği, burnumun, içerisindeki enfeksiyonun kana karışabileceği ve bu durumun ölüm dahil riskler taşıdığı, doktorlarım tarafından anlatıldı. Tüm bu riskleri kabul ederek ameliyat olmak istiyorum’ yazdırdılar. Bunu yazarken çok ağladım.”

DOKTOR HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Neyse ki başarılı bir operasyon geçti. Şu anda nefes alıyorum, sabah akşam da ilaç kullanıyorum, çok yoğun bir ağrı hissetmiyorum.”

Zorlu bir 9 ay geçiren ve bu süreçte doktor raporlarına göre de burnunda unutulan 12 santimetrelik bez tampon nedeniyle ölüm riski de taşıyan Filiz Doğru, 25 Mart 2015 tarihinde Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek, ilk ameliyatını yapan Plastik Cerrah Furkan Karabekmez hakkında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Çevre Şehircilik 80 bin TL istedi12 Kasım 2018 Pazartesi 11:47
  • CHP’den Vali Ümit’e ziyaret12 Kasım 2018 Pazartesi 11:45
  • Öğrenci servisleri kaza yaptı, büyük panik yaşandı12 Kasım 2018 Pazartesi 10:45
  • Başkan Yılmaz’dan kaza yapan çocuklara ziyaret12 Kasım 2018 Pazartesi 10:30
  • Yangın evlere sıçramadan söndürüldü12 Kasım 2018 Pazartesi 10:13
  • Örnekbaş’tan 12 Kasım mesajı12 Kasım 2018 Pazartesi 10:11
  • Emek Partisi ekonomiyi değerlendirdi12 Kasım 2018 Pazartesi 10:08
  • 10. Yıl Marşıyla dağları inlettiler12 Kasım 2018 Pazartesi 10:03
  • Çulluk emin ellerde12 Kasım 2018 Pazartesi 10:00
  • Tatbikat gerçeği aratmadı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:56
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim