• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

HASTANELERDE NE OLUYOR?

Makinist

Hükümetin sağlık politikaları dillere destan!

Türkiye sağlıkta çağ atlamış.

Sağlık ücretsizmiş.    

Doktorlara tam gün yasası çıkarıldığı için doktorlar çok çalışıyor, performansa göre ücret alıyorlarmış.

Ne kadar çok hasta muayene,  o kadar ücret.

Hastanelerde sıra yokmuş.

Yani sağlıkta çağ atlamışız.

Ne güzel, ne güzel…

Ya yönetim anlayışı…

O daha bir çağdaş, uygar, medeni…

Orada ileri demokrasinin en ayrıntılı metotları kullanılarak dünyaya örnek olacak bir sistem geliştiriliyor.

***

Astığı astık demokrat(!)  yöneticiler mi dersin, karşılarına çıkan akademik ünvanı ne olursa olsun yönetim odalarından kovulan doçentler mi dersin, hemşirelerin yapmakla yükümlü olduğu kayıt kuyut işlerini doktorların, operatörlerin yapmasını isteyen mi  dersin.

Sistemin gazabından etkilenen sağlık çalışanları ve doktorların iki alternatifi var, ya Kamu Hastaneleri Birliği denilen yapılanmanın yukardan aşağı geliştirilen tarikat ilişkilerini uyum göstereceksin, ya da kendine talep varsa özel hastanelere kapağı atacaksın.

Bu arada Sağlık Müdürlüğü ne işe yarıyor derseniz, o yapı ise trafik ışıklarında bekleyen trafik polisleri kadar yetkili.

Arada bir de protokol görevi yapıyor, o kadar.

İşte son düzenleme, Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Kamu Hastaneleri Birliğine iltihak etti.

Bu konuda doyurucu bir açıklama hiçbir yetkili açıdan yapılmadı kamuoyuna.

25 milyon, bir başka rivayete göre 30 milyon zarar eden Tıp Fakültesi Hastanesi KHB tarafından kamulaştırıldı(!)

Zaten kamunun idi simdi kamu kere kamu oldu Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi.

Doktorlar tedirgin, akademisyenler tedirgin, çalışanlar tedirgin.

Yani ne olup biteceği konusunda bir açıklama yok.

Koordinasyon konusunda görüşleri olan bir akademisyen yönetici Abdullah Danışman’a bir rapor takdim etmek istiyor, odadan kovuluyor.

Tıp Fakültesi öğrencileri peki ya onlar yarın bu memleketin sağlığını emanet edeceğimiz Tıp Fakültesi öğrencileri?

Onlar daha beter şaşkın, mutsuz hocalarının yanında nasıl pratik yapacaklarını kara kara düşünüyorlar.

Tıp Fakültesi Hastanesi’nde her ay çıkan üstüne bol köy tereyağı dökülerek yenen “döner üstü pilav”  ikramları hala devam ediyor mu?

Bilen yok soran da yok.

Sağlıkta çağ atlayan ülkemizin çağdaş(!) sağlık politikaları üzerine daha da ayrıntıya girmek mümkün.

İşte kalp, kanser ve lösemi vs. ağır hastalıkların ilaç ve ameliyatlarının giderek tamamen paralı hale geleceğinden tutum da, taşeronlaşmanın pik yapacağına kadar…

Neden sağlık politikalarında hükümetin ikmale kaldığını böyle giderse sınıfta çakacağının asıl nedeni kanaatimce kifayetsiz muhterislerin köşeleri koltukları kapışmış olması.

Bu kapışma da belirleyici olan idarecilik bilgisi, akademik formasyon falan değil.

AKP’li olmak birinci şart ama AKP’li olmakta yetmiyor.

Hangi tarikattansın?

Bir ara Menzil tarikatına bağlı olmak, cemaatçi olmak revaçta idi.

Recep Akdağ’ın Sağlık Bakanlığı’ndan alınması ve hükümet/cemaat kapışmasından sonra bu tarikatların cazibesi kalmadı.

Şimdi başka tarikat koalisyonları koltuk kapmak için sağlıkçılara ranseyman (!) oluyor.

Ana başlıkları ile hükümetin sağlık politikalarının içine girdiği ve daha da derinleşeceği belli olan dehliz bu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 788 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim