• BIST 97.988
  • Altın 241,782
  • Dolar 6,2647
  • Euro 7,3604
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C

HAYALLERİN, DUYGULARIN FİNALİ

Mustafa Namdar


İnsanlar yalnızdır aile olmayı, fakirdir zengin olmayı, cahildir okuyup saygın bir öğretmen, adil bir hakim savcı, şifa dağıtan hemşiresi, doktoru, memleket sanayisinin bilimcisi mühendisi, mimarı, yurtiçi, yurtdışı ülke savunmasının koruma görevlisi, polisi, askeri, subayı olma hayaliyle geçer insan ömrünün bir bölümünde zaman.
Kimi ailede çocuk sahibi olmanın mutluluğu ile başlar çocuğun geleceğine yönelik yol haritasına ait tasarımlar. Çoğu ailede hedef belirlenmiştir. Benim çocuğum…olacak! Sorulmaz asla çocuğun isteği, öğrenilmez merak edilip zekası yeteneği.
Aynı yaşıt arkadaşlar oynarlar sokakta gelecekten bihaber kiminin elinde bir dilim ekmek, üzerine yoğurt sürülmüş, kiminin tereyağ üzeri ballı. Kiminin üzerinde marka giysiler, kimi kıçı yamalı. İşte bir iki arkadaşları da çalışmaktan geliyor. Yorgun ve eli yüzü yağlı…
Dün ile bugün aynı değil. Zaten 21.yy.hiçbirşey ilk günkü gibi değil. Dünya küçüldü. Televizyon herşeyi odamıza, hatta cebimize soktu. Okullarımız eşitlendi derken taşımalı sistemde çamura takılan arabaları iten çocukların hayalleri duygularıyla nasıl kesişiyor yaşamak gerek…
Devletlerin yönetiminde bütün bu oluşumlara yön veren bir irade vardır. Halkın oylaması ile iktidar gelen siyaset!!! Gelişmiş ülkelerdeki güncel kalkınma kriterlerine göre çıtamızın yüksekliği neden değişmemiştirin ortak akılla çözümü yerine o dönem imkanları, teknolojik ve mali koşullar dikkate alınmadan, birbirimizin boğazını sıkmaya çalışıyor olduğumuz bir dönem olarak geçer bu dönem. Genelde yerel yönetimlerde tüm eleştirilerin yanında rakip siyasi görüş farklılığı da olsa yapılan hizmetler karşılığında yiğidi öldür, hakkını da ver diyerek takdir hakkını da kullanmaktan geri durmayanlar da olur. İnsanların çocukluklarında hayata hazırlanış koşulları, fakirlik zenginlikleri, şehir ya da kırsal kesimde oturuyor olmaları onların içindeki ateşi söndürmeye gücü yetmez. Onlar iştir kişinin aynası diyerek aldıkları eğitimlerin hakkını vermeye çalışırlar. Karadere sularının ve Çele Barajı çalışmalarının kaynağında yatan memleket sevgisinin temelinde yatan gerçek te insanların yaşadığı kenti sevmesi. Yıllardır gelir gelmez tartışmalarının yapıldığı, kendi öz kaynakları olan sularını kullanamayıp kireçli kuyu suyuna mahkum edilen gelmiş geçmiş siyaset arenasında kale olarak gösterilmesine karşın doğal içme suyu tahsisimiz yeni yapıldı.
Karadere suyu için yapılan tünel çalışmasını yerinde göstermek üzere iki otobüs, bir minibüs muhtar, belediye basın ve çalışanını başkan çalışmaların ne durumda olduğunu göstermek için götürdü.
Başkan otobüste konuşuyordu molada konuşuyordu. Konuşmaların teması çocukluk ve mühendislik hayalleri ve anılarıydı bu konuşmalarda yaşanan o mutluluğu gördük.
Teşekkürler… 

 

Bu yazı toplam 637 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim