ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.666
  • Altın 156,792
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 1 °C

HAYAT DEVAM EDİYOR

Mustafa Namdar

Dünya'nın oluşumundan bu güne insanlar, başarabildikleri sürece acısıyla tatlısıyla hayat devam ediyor. İnsan yaratılışından itibaren sahip olduğu akıl sayesinde, her yeni günü bir öncekinden daha farklı olarak yola devam ediyor.

Göçebe yaşamından sonra, yerleşik düzende bir arada yaşamaya başlayan insanoğlu, birlikte yaşamanın da kurallarını koymuşlar. Bu kurallar insan aklının ortak süzgecinden geçirilerek bazen tek adam yönetiminde bazen adına demokrasi denen çoğulcu yönetimlerle uygulanmaya başlamış. Bazen de ilahi gücün buyruğu ile ahlaklı dürüst bireyler olarak yola devam etmişler. İlahi buyrukta da işaret edilen “oku” emri ile oku bilgilen, bir gün diğerine benzemeyecek şekilde çalış! Olmuş. Helal kazanç için, namuslu dürüst ol.
Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir şey, ilk günkü gibi kalmıyor. İnsanlar okuyor araştırıyor, deneme sınama yoluyla her gün yeni bir şeyleri insanların hizmetine sunuyor. Adına teknoloji denilen bu gelişmişlik, medeniyet dediğimiz olguyu meydana getirip yaşamı kolaylaştırıyor. Bu medeniyet yarışı, bu çağdaşlık anlayışı, dünyanın her tarafında aynı hızda, aynı düzeyde oluyor mu? Evet demek mümkün değil. Dünyanın bir tarafı,ilkel yaşamı devam ettiriyor. Bir tarafı açlıktan kırılıp dökülüyor. Bir tarafı kan dökerek hak ettiği resimler için savaşıyor ise buna evet demek mümkün değil.

İnsanlar gibi dünya coğrafyası da, ilk günkü gibi değil. Olası yer hareketleri sonucu, kıtalar yer değiştiriyor. Kimi bölgelerde mesafeler daralıyor kimi bölgelerde açılıyor. Adına deprem deniyor. Ne zaman hareket edemediği için, adına doğal afet deniyor. Doğanın insanlardan aldığı intikam, yanlışlara karşı tanrının gazabı diyor. Çareyi duada arayıp yakarıyor yaratanına çaresizlik içinde insanlar.

Kimileri Allah'ın verdiği aklı kurcalayıp harekete geçiyor düşüncelerini. Bilimsellik diyorlar adına, deneyip sınıyorlar laboratuarlarda bilinmeyenin cevabını bulmak için. Yer hareketinin adını koyuyorlar “deprem” diye. Hareketin yol haritasını çıkarıyorlar, fay denen uzantılar üzerinde. Zemin diyorlar inceliyorlar toprağın sağlamlığını, taşıyacağı yükü. Ayırıyorlar yerleşim bölgelerini yetiyor mu? Yetmez diyorlar. Mademki ne zaman sallanacağını bilmiyoruz, öyle ise sağlam zeminle, sağlam malzemeyle sağlam hesabı bulup, işin ehline yaptırmalıyız binalarımızı diyorlar. Sonuç kurallara uyanlarda burunlar kanamazken uymayanlarda, molozların arasında kalanları kurtarmaya çalışıyoruz. Ölü mü? Sağ mı? Bekleyişi içinde.

Dersimizi alıyor muyuz? Okuduklarımızı bir kenara koyalım yaşadıklarımıza bakalım. 1939 Erzincan, 1944 Bolu, Gerede, Mudurnu, 1957-1967 Bolu, 1999 Marmara ve 2011 Van depremi. Arada olan Varto, Dinar, İzmir, Erzurum gibi bölgeleri saymayalım. Bilanço binlerce ölü. Ders alıp almadığımız ortada. Kabahat sadece vatandaşın mı? Yönetimler bu işin neresinde???

01.11.2011


Bu yazı toplam 745 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim