• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

HAYAT SADECE YAŞAM MÜCADELESİ DEĞİL

Mustafa Namdar

     “Bilmem ki ben neye geldim bu dünyaya” diyen kahırlı insanlarla, doyumsuz maddi varlıklara sahip olanların da yalnız kaldığı günler oluyor. Sıcak bir eli tutmanın arzusu ile tatlı bir gülümsemeye, nasılsınız diyebilecek bir nefese ihtiyacı olan insanlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Kavga ve çıkar çatışması ortak yaşamın önüne geçiyorsa, gönüllerdeki sevinin yerini kin ve haset alıyorsa, bu yaşamın özenilir tarafı neresidir düşünmek gerek!

     Yaşadıkları dönemin koşullarında dayanışma içinde kazanılan büyük savaşların bedellerini, canlarıyla ödeyen çilekeş insanlar bugün yaşıyor olsalardı, sanırım ikinci kez ölürlerdi.

     Günümüz dünyasında her şey var. Olmayan huzur! Olmayan güven! Çevremizdeki barut kokusunun nefesimizi daralttığı yetmiyormuş gibi bir de, güzelim Anadolu topraklarına sis olup kirletiyor güzelim toprakları…

     Dün bugüne benzemesin! Gelişen insan aklı, yönetimlerde de yaşam kalitesini yükseltirken, gerekli olan teknolojiyi de aynı hızda geliştiriyor. “ Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı” düşüncesini çürütmek için sanki birbirimizle yarışıyor gibiyiz. Eskinin güzelliklerinden ders alacağımıza, o güzelliklerin kaybolmasına neden olan yönetimleri yeniden hayata geçirmek için yeniliklerle kavga eder gibiyiz. Elektrik donanımlı, bilgisayar beyinli teknoloji araçlarının kumanda merkezine eski yöntemleri oturtup çalıştırıp yönetmesini istiyor, bir türlü ortak konsensüsü sağlayamıyoruz…

     Ahlaki yozlaşmanın önlenmesi için önümüze düşüp rehberlik edenlerin söylemleri ile eylemlerinin birbirini tutmadığını gördüğümüzde, yarınlara olan güveni yitiriyor gibiyiz.

     Hayatı sadece yaşam mücadelesi olarak kabul ederek çıkılan yolda nasibimizi ararken, mutlaka kavgamı yapmalıyız? Güler yüzü unutup çatık kaşlarla birbirimizi ısırmak için fırsat mı kollamalıyız? Alın teri dökmek yerine, elimizi bir başkasının cebine sokarak mı rızkımızı aramalıyız? Sözde ortak akıl özde ben güçlüyüm, ben ne dersem o olur mantığına boynumuzu uzatıp sessiz mi durmalıyız?

     Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını çizen ortak düşüncenin çocukları, torunları, yol keserek birbirini taşlayıp yakıp yıkarak, ortalığı kan gölüne çevirirken gülmeyi unuttuk!

     Oysa bu ulusun insanları yaşlısıyla, genciyle huzuru ve mutluluğu hak ediyor olmalı. Nedir noksanımız???

     Hayat sadece mücadele değil, tatlı bir tebessüm sıcak bir el ve müsvik bir yürek istiyor. Çok mu zor?

 24.12.2013 

Bu yazı toplam 416 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim