• BIST 1.103
  • Altın 462,838
  • Dolar 7,6858
  • Euro 8,9677
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 28 °C

HAYATA GENİŞ AÇIDAN BAKMAK !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

 

Her konuda tartışmayı severim çünkü tartışmalar hayata farklı bir gözle ve değişik açılardan bakmayı sağlar. Çoğu zaman bir kitap, bir film, islediğim dizideki bir oyuncu hakkında arkadaşlarımla tartışır burada ben olsaydım öyküyü şöyle yapardım. Bir gün film yazarsam ve çekersem bu kızı ya da adamı şu rolde oynatacağım diye adeta bir yazarın ve yönetmenin oyuncu seçmeleri gibi seçim yaparım.

Evet, şimdi belki gülümseyerek çok hayal kuruyorsun diyebilirsiniz. Ama bence hayal kurmak başarmanın yarısıdır. Biliyorum belki bunları gerçekleştirmek için çok çalışmam lazım ve çokta şey öğrenmem lazım. Ancak inanın bana bir gün bu dediklerim olacak. Yazdıklarım film olacak hatta o filmler ödüller alacak. Neyse dedim ya tartışmayı severim diye. Geçenler de ünlü bilim insanı Stephen Hawking in hayatının anlatıldığı “Her Şeyin Teorisi” isimli filmi bir arkadaşımla tartışıyorduk. İnsanın hayatında yanındaki insanlar ne kadar önemli değil mi ? Çünkü Stephen Hawkingi uzun yıllar yaşatan ona inanan karısıymış. Eğer o kız Stephen Hawking ile hastalığının yeni başladığı yani doktorların iki yıl ömrün kaldı dediği dönemde evlenmeseymiş ve Stephen Hawking yaşamın ile ilgili kritik kararlar vermeseymiş belki de Stephen Hawking diye bir bilim insanı olmayacakmış. O kız evlenerek ve 3 tane çocuk yaparak adeta Stephen Hawkinge kim ne derse desin sen yaşayacaksın demiş.

Ben bunları anlatırken arkadaşım hemen lafa girdi. “Güzel diyorsun da bu erkekler niye böyle Stephen Hawking bile o kızı bırakmış kendisi için bu kadar çok şey yapan birinden boşanmış dedi. “ Sana öyle geliyor olaya düz bakıyorsun. O iş öyle değil dedim. Nasıl yani dedi? Stephen Hawking çok zeki ve her şeyi anlayan, bilen ama belli etmeyen bir adammış karısı ona bakmış 3 tane evlatları olmuş. Ancak sonra Stephen Hawking in hastalığı ilerlemiş. Bu nedenle karısının yorulduğunu ve sıkıldığını gönlünün de onlara gelen yardımcıya kaymakta olduğunu fark etmiş. Karısını daha fazla yormamak için çapkınlığını kullanarak kendisiyle ilgilenen doktoru kandırmış. Karısından  bu bahaneyle ayrılıp bir bakıma ona özgürlük vermiş dedim.  Arkadaşım,” hiç böyle düşünmemiştim haklısın ama yine de ben olsam böyle bir şey yapmazdım dedi.”

Sen yapmazsın ama aynı durumda ben olsam aynı şeyi yaparım dedim. Ben böyle deyince gülümsedi. “Sen zaten yaparsın ondan kuşkum yok. Bu konuda Stephen Hawkingden bile betersin diyerek bana takıldı.”  İkimizde güldük. Şimdi bunları niye anlattığıma gelince bizim ülkemizde bu gibi olaylara bakış açısı çok acımasızdır. Şöyle Stephen Hawking gibi doktorların 2 sene ömür biçtiği bir adamla hangi kız evlenir? Hadi diyelim ki evlendi. Bu evliliği gören herkes “ kıza yazık olmuş ya da bu kız bu adamın parasının peşinde diye düşünmeye başlar. Bazen de bunun tam tersi olur sağlıklıyken evlenilir kaza veya hastalık neticesinde adam engelli olur. Bu sefer de kız bırakınca etraftakiler “ bu kız hasta kocasına bakmıyor ayrılıyor” derler.

Hiç kimsenin aklına seviyor mu? Sevmiyor mu? Yoruldu mu? Sıkıldı mı? diye sormak gelmez. Bence bu tür düşünceler olaylara düz yani tek bir açıdan bakmamızdan insanların duygularını hislerini ikinci plana attığımızdan kaynaklanıyor. Hâlbuki biraz geniş açıdan ve farklı noktalardan baksak olayları daha net görüp anlayacağız bu tür olayları doğal karşılayacağız.

Bakın Stephen Hawkingin yaşam hikayesi karısının onun için yaptıkları iyi bir örnektir. Çünkü çoğu zaman engellenenlerin yanındaki insanların sevgisi ve ilgisi engellenen kişiye tüm engelleri aştırır. Kritik durumlarda verilen cesur kararlarda engelli ya da hasta bir insanın hayatını uzatır. İşte bu nedenle ne olur toplum olarak böyle olaylarda aklımıza başka şeyler gelmesin, insanların gözlerine bakalım mutlularsa, sağlıklılarsa, kendi kararlarını verecek yeteneğe sahiplerse bizde onlarla mutlu olmayı seçelim. İnanın bu tür olayları bu şekilde görürsek kendiliğinden birçok engelin yok olduğunu görürüz.

Yazan : Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Bu yazı toplam 2249 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim