• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Hayırdır inşallah

Mustafa Namdar

Gözü dönen aşık kendisini dört duvar arasında olduğunu düşünürmüş. Sebebi de, toplum değerlerini hiçe sayan hareketlerini kimsenin göremeyeceğine inanır, doğru yanlış her davranışını açıkça uygulamakta bir sakınca görme kaygısı olmazmış. Bilimsel bir tanımı yok ama, büyükler böyle söylerdi. Ne denir ki tecrübe bu olmalı.

Bazen bay siyasetçinin yaptıklarını da aşık davranışlarına benzetiyorum. Toplumu hiçe sayarak onun gözünün içine baka baka, kendi doğrularını toplumsal ahlak anlayışına tercih ederek uygulamakta bir sakınca görmüyor. Ya da görmesine görüyor da, reklamın kötüsü olmaz deyip yapacaklarını yapıveriyor...

Reklam dediğimde aklıma geldi. Bolu'nun turizm alanında tanıtımı için onca çaba oluyor da, bir türlü İstanbul basınının ilgisini çekip onun gözüyle doğa güzelliklerimizin reklamını, bir türlü yaptıramıyor, ürünümüzü pazarlayamıyoruz.

Hayırların efsane ismi cennet mekan bir hayırseverimiz olan, Bolu'nun bir İzzet Babası var. Onun adına yaptığımız Şükran Günlerini bile, dünyada eşi olmamasına karşın adını Bolu dışına gerektiği şekilde taşıyamıyoruz.

Onun felsefesini, onun çalışmasındaki kararlılığını ve başarısını yaşamımıza yansıtamıyoruz. Onun doğru bildiğini, doğrularının da ülke kalkınmasına yönelik olduğunu anlayıp anlatamıyoruz. Yaptığı her işin hak yolunda ve Atatürk devrimlerinden yana olduğunu kavrayamıyor ve kavratamıyor, insanlık alemine duyuramıyoruz.

Bir yerlerde bir yanlışımız olmalı, yanlışı çözemiyor, doğru reklamı da yapamıyoruz. Belli ki reklam ince sanat! Onun da kendine özgü kuralı, yolu yordamı olmalı! Bay siyaset bu işin ustası. Nasıl da düşürüverdi ilimizi gündeme. Düşünme evlat dedi mahallenin yaşlı bilgesi. Bu yörenin girdi çıktısıyla uğraştığı için adına bay siyaset diyor ahali...

Siyasetin inceliği de bu olmalı. Zaman zaman nutuklar atılmıyor mu?

Siyasal ahlak, iş ahlakı, davranış ahlakı, yönetim ahlakı, trafik ahlakı üzerine. Aklıma takıldı birden, siyasal ahlak gördüklerimiz mi, göremediklerimiz mi?

Bazen yalan yanlış kadrolaşmadan bahsediliyor medyada. Bunun da ne olduğunu anlayamıyoruz çoğu zaman. Bay siyaset diyor ki, bir oyun oynanıyorsa, oyuncular aynı takımdan olmalı. Başarı böylesi birliktelikten doğar. Doğru söze ne demeli. Oynanan oyun takım oyunu ise, bundan doğal ne olabilir ki! Hem deplasman galibiyetlerinin öze dönük takım oyuncuları siyasetinde olduğunu herkes biliyor. Biliyor da, ya bütün takımlar aynı taktik üzerine kurarlarsa oyunu, sonuç ne olur? Ne olur ne olur derken kan ter içinde açtım gözlerimi. Hayırdır inşallah deyip fırladım yataktan. Bu nasıl rüyadır böyle Tanrım diyerek okumaya başladım İstanbul gazetelerini.

11.10.2006

Bu yazı toplam 253 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim