• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -4 °C

Hayırlı olsun

Mustafa Namdar

Demokrasinin güzelliği bu olmalı. Kalıba göre şekil almak yerine, düşünce çeşitliliğine göre kalıp hazırlamak. Kırıp dökmeden, vurup kırmadan değişik malzemelerin bir potada eritilip kalıba dökülmesi ustalık gerektiriyor. Beceri gerektiriyor. Kullanılacak malzemenin özelliğini bilmeyi gerektiriyor. Sonucu başarıyla bitmesini istediğimiz çalışmalarda, işlem basamaklarına ait bir planın yapılması gerek. Bunun en güzel örneğini bu genel seçimlerde gördük. Bir kez daha anlaşıldı ki, göçe giderken kolan dokunmuyor. (Kolan: Hayvanların semer veya eyerini göğüsten geçerek bağlayan kemer.) Ya da dere geçilirken at değiştirilmiyor...

Demokrasilerde verilen mesajlar ve yaşanan olayların tepkimesi kadar, aynı düşünceyi paylaşan insanların da birleşecekleri bir ortak noktaları olmalı.

Benim dediğim doğru inatlaşması, doğru sonuca, ya da düşünülen adrese götürmüyor. İnsan olmanın erdemi olan uzlaşmacılığı bir tarafta unutur, dayatmacı bir anlayışla barışık olmaya çalışılırsa, gönül huzuru yok. Gönül huzuru inanmışlık, yoksa başarı da yok. Hoşgörü ve barışık yaşamakta asgari müştereklerde buluşmayı beceremiyorsak, toplum kulaktan tutup bir potanın içine bırakıveriyor.

Sivil toplum kuruluşlarının görevi halkı aydınlatmak, bilgilendirmektir. Mutluluğun, huzurun oluşumu için; adalet kavramını, ekonomik bağımsızlığın oluşumu için; üretebilmenin gerekliliğini, ülke bütünlüğünün sağlanması için; birlik, dirlik dayanışma içinde olmanın sorumluluğunu bilmemiz gerek.

İnsanların yarınlardan emin olabilmesini sağlayan insanlar, birbiriyle barışık değilse, çözüm önerileri ne kadar gerçekçi olursa olsun, tabana güven vermiyor. Bu durumu en güzel şekilde halkın egemenliği adını verdiğimiz genel seçimlerde çok net olarak görüyoruz.

Halkın hakemliğinde oynanan maçta çok güzel çalımların atıldığı usta oyuncuları izledik, alkışladık. Saha içindeki güzellikler her zaman sonucu belirlemiyor. Oyunun galibi olarak sahayı terk etmek ustalık işi, teknik kapasite işi, kondisyon işi. Bunu bir kez daha gördük.

Güzel olan; maç bitiminde koltukları yerlerinden sökerek sahaya fırlatmayan bir seyirci kitlesi, galibi de mağlubu da alkışlamasını bilen bir topluluk.

Umarız oyuncular maçı değerlendirirler. Umarım maçtan zaferle çıkanlar, sarhoş olmadan halkın beğenisini kazanacak maçlar için çalışmalarına devam ederler.

Ulus için hayırlı olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, ekonomik istikrar, barış ve huzur için güzel günler dileğiyle...

23.07.2007

Bu yazı toplam 292 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim