• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

Her 18 Mart'ta düşer aklıma

Mustafa Namdar

Yaşam içinde tatlı anılar kadar acılar da vardır. Önemli olan acıların tekrarlanmamasıdır. Önemli olan acılardan ders alıp yaşanmaması için önlem almaktır.

Geçmişi anmak, olayların gerçekleşmesinde yapılan yanlışları dikkate alarak, sebep ve sonuç ilişkisine göre değerlendirmek olmalı. Hamasi söylemlerle bize bu günleri bırakanları anarken, onların kemiklerini belki de "Can bedeli bıraktığımız bu vatan için neler yapıyorsunuz, yaptınız?" diyerek yer altından yer üstüne sinyaller gönderiyor olabilirler.

Hani hep diyoruz ya "Bastığın yeri toprak diyerek geçme. Tanı!" Bu sözcüğü tekrarlarken, dün bizim için toprak altında yatanlar gibi bugün bizler, gelecek kuşaklar için ne yapıyoruz? cevabını gönül rahatlığında söyleyemiyorsak, konuşmalarımız "Hamam suyu ile dost gönüllemekten" öteye gitmez.

Kazanılan büyük mücadelenin sonunda ne demişti Gazi Mustafa Kemal. "Erzurum'dan İzmir'e kazanılan zaferin ardında, İzmir'den Erzurum'a eğitimin seferberliği başlayacak.!"

Sözü edilen bu seferberliğin kaçıncı kilometresindesiniz? Okullaşma ne düzeyde? Oğullarınızı, kızlarınızı okutabiliyor musunuz? Ocaklarda yanan ateşin dumanını bacalarından çıkaran fabrikaları kurabildiniz mi? Ürettiklerinizin ne kadarı Avrupa pazarlarında alıcı buluyor? Yeni teknolojiler için yeni laboratuvarlar kurup, yeni ürünlerle isminizi ne kadar duyurabiliyorsunuz?derlerse, cevabınız nice olur?..

Dün özgürlük ve bağımsızlığımız için elde silah, ölüme meydan okuyarak akıttık kanımızı. Bugün silahın yerini kalem aldı mı? Bağımsızlık türküleri içinde millet huzurlu mu? Dostça birbirine kenetlenen eller, başarılar için güç oluşturabiliyorlar mı? İnsanlar geleceklerinden emin, yarınlara güvenle bakabiliyorlar mı? İş, aş kaygıları olmadan yaşamını sürdürebilenlerin nüfusa oranı nedir?

18 Mart Çanakkale şehitlerini andık coşku ve heyecanla. Anadolu Ticaret ve Ticaret Meslek Lisesi öğrencilerinin sahnelediği oratoryo sade ve güzeldi. Rollerini benimseyen öğrenciler, oyunlarını profesyonelce oynadılar, gururlandık. Emeği geçenleri kutluyorum. Sokak ve caddelerde gördüğümüz öğrencilerden çok farklıydılar. Alışmıştık elde sigara külhani tavırlarla göbeğe inmiş kravat, etekleri dışarıya çıkarılmış, iki yakası bir araya gelmeyen gömlekli öğrencilere alışmıştı gözlerimiz. Sanki bu gençler ayrı bir eğitim sistemi içinden geliyorlardı. Ecdadın yaşadıklarını duyarcasına oynuyorlardı oyunlarını...

Şehitlerin sesini duyar gibi oluyor insan. Tüm dünyanın Çanakkale'de tanıdığı Mustafa Kemal vermişti komutu. "Hattı müdafa yoktur. Sathı müdafa vardır. O satıh bütün vatandır." Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına tek el olduk dokunduk besmeleyle tetiğe.

Mermi olup yağdık düşman üstüne. Şimdi hissediyoruz ki gönülden gönüle kurulan köprüler yıkılmış, dost eller dost gönüllere kurşun sıkar olmuş. Ne oldu sizlere der gibi iniltiler geliyor gibiydi derinlerden.

Bağışla bizi şehidim, idealini gerçekleştirmekte zorlanıyoruz. Çünkü bizler birbirimizle tüketiyoruz. Çünkü çoğumuz unuttu sevgiyi, saygıyı. Çünkü üretemiyor tüketiyoruz. Çünkü biz yara kaşımaktan tedavi için vakit bulamıyoruz. Çünkü biz tembelleştik, attık elimizden kalemi defteri...

18 Mart'ı anma programında ıslanan kirpiklerden sızan yaşlar yüzümü yıkarken, umutların ateşi de sönüyor gibiydi. Erinden subayına, işçisinden mühendisine, öğretmeninden doktoruna, kısacası bu ülke için şehit olanlara rahmet dilerken, haklarını helal ederler mi diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

23.03.2010

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim