• BIST 84.596
  • Altın 252,683
  • Dolar 6,0970
  • Euro 6,8177
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 15 °C

HER İNSANIN YAPMASI GEREKEN ŞEY !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

 

Elinize kalemi alıp bir kâğıda şiir yazdınız mı, yoksa ilkokuldayken iyi resim yapardım diyenlerden misiniz? Peki, hiç mikrofonu alıp elinize şarkı söylediniz mi? veya sahneye çıkıp bir tiyatro oyununda rol aldınız mı? Ne oldu böyle sorularla başlayınca şaşırdınız ve yaşı benden büyük olanlar hafif gülümseyerek “ Onur bu yazdıkların çocukların ve geçlerin işi biz kocaman adam olduk bunları yapamayız” diyorlar ama hata ediyorlar. Çünkü sanatın yaşı olmaz.

Şimdi sizden dediklerimi düşünmenizi istiyorum mesela 40 yıllık evlisiniz eşinize hediye almak istiyorsunuz söyleyin bana dünyadaki en değerli şey hediye mi? Yoksa sizin için karalanmış bir şiir mi daha kıymetlidir. Diyelim ki bir tiyatro oyununda ufak bir rolünüz var. Sevdiğiniz insanda seyirciler arasında siz bir anda oyunu bırakıyorsunuz diz çökerek ona içinizden geleni söylüyorsunuz. Söylesenize böyle bir şey hangi insanın hoşuna gitmez. Onun için yaşlandım benden geçti demeyin hiçbir şey yapamıyorsanız tutun elinden sevdiğinizin, açın bir müzik dans edin. Bakın çok mutlu olacaksınız.

Aslında başımıza ne geliyorsa birazda sanatla uğraşanların az olmasından geliyor. Bakın dikkat edin sanatla uğraşan insanlar daha mutludur. Sabah kalkınca herkese gülümseyerek günaydın derler bir bakıma herkesi mutlu ederler. Sanatla uğraşmayan kişilerde çoğunlukla somurtkan bir suratla gezerler. Günaydın dediğinizde asık bir suratla “ ne günaydını sensin günaydın derler” aslında daha kötü kelimelerle karşılık veririler ancak benim daha fazlasını yazmaya elim gitmedi.

Ayrıca dünyanın en küvetli silahı da sanattır. Bazen öyle bir şiir yazarsınız, şarkı söylersiniz ya da tiyatro oyunu oynarsınız ki,  yazdığınız söylediğiniz yaptığınız hareketlerin yaptığı etkiyi dünyanın en kuvvetli silahı yapamaz. Son yıllarda üzülerek görüyorum yavaş yavaş sanattan kopmaya sanat yapmaktan da korkmaya başladık. Bunun en büyük göstergesi de asık suratla dolaşan insanlardır.

Şimdi bazıları çıkıp “ Onur senin hayat şartlarından haberin yok galiba biz bütün gün çalışıyoruz bunları nasıl yapalım diyecekler.”  Hiç bahane üretmeyin akşam eve geldiğinizde televizyon karşısına geçip ağzı açık bir şekilde dizi izlemeyi saatlerce telefon ve bilgisayarla oynamayı biliyorsunuz yani onlara vaktiniz var. Bir şeyler yazmaya okumaya sanatla uğraşmaya mı vaktiniz yok.

Gülmeyin bu sanat işi gerçekten önemli çünkü sanat aynı zamanda bir rehabilitasyon şeklidir. İnsanın ruhunu ve zihnini aydınlatır ve zekâyı zinde tutar. Tabi sanat engellenen arkadaşlarımız için daha da önemli bir kavramdır. Sanatla uğraşan bir engellenen bireyin kendine güveni tam olur yüzü güler bir şeyleri başardığını hisseder bunu hissettikçe de daha güzel şeyler üretir ve engelleri daha kolay aşar.

Bunun için engellenen arkadaşlarıma yeteneklerine göre mutlaka sanatın bir dalı ile uğraşmalarını öneriyorum. Engellenen bireylerin ailelerine de çocuklarınızı sanatta yönlendirin diyorum. Evet, başta belki zorlanacaklardır ancak bir süre sonra başardıklarını görünce çok mutlu olacaklardır. Tabi burada yetkililere de biraz sorumluluk düşüyor.

Mesela ben zaman zaman okulları ziyarete gidiyorum söyleşi yapmak ve kitabımı imzalamak için ancak okullardaki sahne düzenekleri benim gibi fiziksel engellenen bireyleri düşünmeden yapıldığı için sahnenin üzerinde durmam gerekirken sahnenin önünde durmak zorunda kalıyorum. Böyle bir durumda kaldığımda mutlaka oradaki yetkililere ve beni dinleyenlere sahneyi gösterip “ bakın acaba bu durumda ben mi engelliyim yoksa engelleniyor muyum? takdir sizin diyorum” aslında bir bakıma yetkilileri uyarıyorum belki de hiç düşünmedikleri bir şeyi düşünmelerini görmelerini sağlıyorum. Çünkü ben yazar değil de tiyatrocuda olabilirdim. O zaman ne olacaktı? Arkadaşlarım sahnede oyunlarını sergilerken ben sahnenin önünde mi olacaktım?

Bakın sevgili arkadaşlarım değerli büyüklerim sanat ve sahneler tek tip insanlara ait değildir bugün. Pekala, fiziksel engellenen biride tiyatro oyuncusu ve şarkıcı olabilir yani sahnenin üstünde sergilenen bir sanat dalı ile uğraşabilir. Onun için ne olur böyle platformları yaparken farklı özellikleri olan arkadaşlarımızı da göz önüne alarak yapalım. Böylece engellenen insanları bir adım daha sanata yaklaştırmış oluruz. Hem kim bilir belki de o sahnelerde dünyaca ünlü sanatçılar yetişebilir ve ülkemizi dünyada temsil edip bizi gururlandırabilirler.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca - Bolu Olay gündem Gazetesi...

 

Bu yazı toplam 1220 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim