• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Her kayıt dönemi gündeme gelen okullarda kayıt parası..!

Mustafa Öz

            20.08.2004

Milli vasıflı iki Bakanlığımız var! Birisi Milli Savunma, diğeri ise Milli Eğitim. Milli Savunmada millilik ve savunma konusunda bir zafiyet görülmüyor. Zaman zaman ayrık otları çıksa da, Ama Milli Eğitim Bakanlığı özellikle mili şeflik döneminden itibaren her ideolojinin cirit attığı, at oynattığı, siyasilerin siyasetlerini tatmin ettikleri bir alan olmuştur. Milli motiflerden uzak, çağdaş tekniklerden ve sistemlerden uzak bir eğitimin sonucunda okur-yazar oranımız yükselmiş. Ancak kendi kendine yabancı, milletine sırtını dönmüş, pozitif ilmin gereklerini yapmamış, kendini aydın diye niteleyen bir TOPLULUĞUN türemesine neden olmuştur. Bu aydınlar her konuya NANE LİMON olmaktan..! Gerçek sorunlara bir türlü çare olamamıştır.

Sorunun ana kaynağı EĞİTİM ve ÖĞRETİMDİR..! Milletin evlatlarını kendi değerleri üzerinde ÇAĞDAŞ medeniyeti yakalayacak şekilde yetirebilsek, çoğu problem kendiliğinden hal olacaktır.

Ayrıntılarla uğraşmak yerine esasa gelelim

Bugün hala okula gidemeyen milyonlarca çocuğumuz var. Zorunlu eğitimi (8 yılı) okuyamayan, okutulmayan kızlarımız, erkek çocuklarımız var. Bir sınıfta 25-30 kişi olması gerekirken, 40-60 öğrenci var. Okulların fiziki kalitesi yetersiz. Araç gereçleri yok veya demode olmuş. Öğrenciye sunulan model katılımcılıktan uzak, milli ve manevi değerlere toplumsal değerlere kapalı, yarışa endeksli sistem; Öğretmenlik formasyonu kaybolmuş. Mesleği iş bulma kapısı görenler istila etmiş. Kendini yenilemeyen, hizmetiçi eğitim almamış, geçimini temin telaşı içinde kaybolmuş bir meslek grubu ile başarı elde edilememiş. Başarısızlığı görenler neden, niçin peşine düşecekleri yerde başka işlerde uğraşmış? Sonuçta bazı açıkgözler çıkmış DEVLET BU İŞİ YAPAMIYOR, biz de bundan istifade edelim deyip HER SINIFIN, HER OKULUN, HER BRANŞIN, ÖZEL KURSUNU düzenlemişler. Yetersiz eğitim ve öğretim yarış atı politikasına dayanan SINAV sistemleri bu grubun PASTASINI büyütmüş. Devletin harcadığının karşılığı kadar da vatandaş harcamaya başlamıştır. Peki düzelme var mı, sistem ve metodoloji olarak hayır. Üniversitelerimiz bile arzu edilen sonuçta değil.

Devlet okullarına bakabiliyor mu?

Bence devlet okullarına bakamıyor, okulların temizliği, bakımı, tefrişi, gibi detaylarda çok sıkıntı var. Öğrenci temizlik yapıyor, veli temizlik yapıyor, Öğretmen temizlik yapıyor, okulun ısıtılmasını sağlıyor. Üstelik oradan buradan toplananlarla. Ben de üç çocuk okuttum, okulların sıkıntılarını yaşayarak gördüm. Bir okulun vakfının kurucularındanım. Okul koruma yönetiminde 5 yıldır çalışıyorumn. Okulun temizliğinde çalışan personelin ücreti, fakir öğrenciye yardım araç-gereç, kutlama, temsil gibi akla gelmeyecek gerçek ihtiyaçları karşılıyorduk. Son Dernek ve Vakıflarla ilgili düzenleme sonucunda kurum ve kuruluşlarla derneklerin, vakıfları doğrudan ilgilendirmesi kaldırıldı, bu da ciddi zafiyete neden oldu. Şimdi kayıtlarda zorunlu talep olmayacak ama bağış yapılabilecek açıklaması var. Bu ülkede yardımseverler var. Ama zengin olduğu halde YEŞİL KART sahibi olan binlerce insan da var. Devlet gerekeni yapamadığına göre: vatandaşın verebileninden de alınmayacağına göre bu işler nasıl yapılacak? Okulun tuvaletini kim temizleyecek? Sınıfı kim temizleyecek? Okulun ihtiyacı olduğu malzemeyi kim alacak? DEVLET... Hangi ödenekle?....Bilmiyorum. Peki ne biliyorsun? Bildiğim POPÜLİST politika ile şirin görünmekle olmayacağıdır. En fakiri bile milyarları kurs için gözden çıkarıyorsa, okulların ihtiyacı için de MİLLİ KAYNAK oluşturulmalıdır. Bu paralar ÇARÇUR edilmemelidir. Bazı okullarda öğretmen odaları, müdür odaları, bakan odaları gibidir. Telefon faturaları yüksektir. Elektrik, su faturaları tasarruftan uzaktır. Para deyince bazıları FIRSAT EŞİTLİĞİ nedeniyle kızabilir. İmkan olan ödemeli imkanı olmayan ödememelidir. Milyarları özel okullara ve kurslara verenler, biraz da devletin okullarına verebilmelidir.

Devlet: Kaynaklarını hovardaca kullandırılmamalı, hortumlaştırılmamalı, ihtiyaçları iyi planlamalı, ona göre kaynak aktarmalıdır. Yapamadığında da yöneticilerimiz çıkıp adam gibi sıkıntılarını açık ve net olarak açıklamalı, sağa sola yalpa yapmamalıdır.

Asıl olan devletin yapmasıdır. Ancak dünyanın geldiği LİBERAL YAPI nedeniyle: Hali vakti iyi olan için özel okul, özel kurs vb.ne varsa yapılmalı, durumu iyi olmayanları da devlet fırsat eşitliğini bozmadan eğitim ve öğretimin milliliğini muhafaza ederek en iyi şekilde yapmalıdır. Şu anda NE CAMİYE, ne de KİLİSEYE yaranılacak şeyler oluyor. Ayrıntılar da lazım ama, esasa bakarsak EĞİTİMİMİZ hiç de iyi değil.

BU EĞİTİMLE AB’ye de girseniz olmaz beyler, olmaz sayın yöneticiler...!

Bu yazı toplam 211 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim