• BIST 97.547
  • Altın 144,471
  • Dolar 3,5572
  • Euro 3,9730
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 20 °C

HER YERDE AYNI GÖRÜNTÜ

Mustafa Namdar

Biz Osmanlı Bankası gibiyiz, birbirimizin aynısı yok birimizin diğerinden farkı. Toplumda, topluma ışık alanlarda aynı davranış da…

   Doğru olanı yapamıyoruz. Doğru olanda buluşamıyoruz. Akil olanların düşüncelerini özerklik felsefesi içinde görmezden davranışlarımızda, olması gereken davranışları aktarmakta, adeta zorlanıyoruz. Neden böyle oluyor sorusunu cehaletimizi yüzümüze vururcasına “Burası ilköğretim, ortaöğretim değil. Burası özerk bir kuruluş üniversite. Kimseyi kulağından tutup istediğiniz yere yönlendiremezsiniz. Burası özerk bir kuruluştur…”

   Peki, bu düşünceyle bu topluma, bu yarının sahibi olacak kendilerinden çok şeyler beklediğimiz bireylere kendi değerlerine sahip çıkmasını kimler, nerede, nasıl, hatırlatacak? Bilginin kullanılmasında davranışlarımızı yönlendirecek eğitim ağı, nasıl ve kimler tarafından örülecek. Güneşe yüzünüzü dönenlerin gölgesi olmazmış. Biz hep arkamızı mı döneceğiz de, kendi gölgemizin peşinden gideceğiz?

   Üniversitemizin 2011-2012 Akademik yılı açılışında o görkemli bin kişilik kongre salonundaki boş koltukları gördüğümde, bunları düşündüm ve üzüldüm. Sayısı 20 bini aştığı söylenen bir öğrenci grubuyla bin kişilik bir salonu dolduramamış olmak üzücü ve de düşündürücü.

   Rektörümüz Prof. Dr. sn. Hayri Coşkun üniversitenin bugün ki durumunu; kazanılan yenilikleri, geleceğe yönelik yapılacakları tane tane anlatırken bölüm başkanları ve öğrenci danışmanlarına seslenerek “Bu öğrenciler sizlere emanettir.” Diyordu. Oradan anlaşılıyor ki bu öğrencilerin, eğitim öğretim de ve özel hayatlarında rehberlik yapacak olan birileri var…

   İzzet Baysal Vakfı Başkanı sn. Ahmet Baysal kuruluşundan günümüze mutluluğu ifade ederken gelişen üniversitemizden mezun olanların izlenmesini istiyor. Uygulamada başarının değerlendirilmesinin iş hayatındaki gelinen nokta ile ölçülebileceğini işaret ediyordu.

   Belediye Başkanınız sn. Alaadin Yılmaz üniversitemiz ve öğrencilerimiz için üzerine düşeni yapacağını söylüyor. Sosyal aktiviteleri çoğaltacağının sözünü veriyor.

   Yüksek Öğretim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay’ın konuşmasında AİBÜ ile getirilecek yeniliklerin neler olabileceğine ait yeni müjdelerine olabileceğini beklerken sorunların hiç bitmeyeceğinden bahsederek konuşmasına başladı. Konuşma çok fazla uzamış olmalı ki zaten boş olan salon iyice boşaldı.  Bu durumdan hoşnut olmayan ilk dersin anlatımcısı Prof. Dr. sn. Mehmet Şen “Sona kalan, dona kalır” deneyimiyle inceden inceye mesaj vererek kürsüye gidiyor.

   Konuşmacılarımızdan iki milletvekilimiz ve vali yardımcımız sn. Ömer Erü üniversitenin önemine öğrenci yurdu sorunlarına değindiler ve sıra üniversiteler sistemde Taşra Üniversitenin Yeri konulu ilk dersini vermek üzere konuşmasına başladı.

   -İnsan üretir ve tüketir. En değerli üretim bilgiye dayalı üretimdir. Üniversiteler tekrar tekrar yeni bilgi üreten kurumlardır.

    -Taşra üniversiteleri, merkez üniversiteleri besleyen önemli bilim yuvalarıdır. 81 ile üniversite açılmasını alkışlıyorum. Halkın dertleriyle dertleşen, halalleşen taşra üniversiteleridir.

   -Hiçbir ideoloji de, hiçbir dinde kavga yoktur. Bütün kavgalar çıkar kavgalarıdır. Hiçbir düşünce zararlı değildir. Diyerek sürdürdü konuşmasını.

   Yeni akademik yılın başarılı olması dileğimle bir kez daha efsane hayırsever İzzet Baba’nın ruhu şad olsun diyorum.

18.10.2011

 


Bu yazı toplam 678 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim