eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

HERKES HATALI VE MAĞDUR!

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca'nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

"Videoyu İzlemekte Sorun Yaşıyorsanız Buraya Tıklayın..."

Bazen sizin de gördüğünüze, duyduğunuza, yaşanan olaylara, ben yaptım oldu diyen insanlara sinirlendiğiniz oluyor mu? Acık konuşmak gerekirse bana çok oluyor. “Hele son zamanlarda sokağa çıktığımda sinirden Bolulu yetkililerin kulaklarını çok çınlatıyorum.” Birde televizyonda haberleri izlerken gördüğüm bazı haberlere çok sinirleniyorum. Bu yüzdende haberleri izlemeyi pek sevmiyorum ama ne yazık ki bu haberler benim işimin bir parçası olduğu için sevmesem de ülkede insanlar nasıl yaşıyor diye izliyorum.

Geçtiğimiz günlerde televizyonda haberleri izlerken bir haber gördüm. Şimdi izin verirseniz haberde yaşanan olayı anlatmak istiyorum. Olayımız İstanbul da bir apartmanda yaşayan bir anne ve engellenen oğlu ile ilgili. Bu anne ve oğul için belediye yetkilileri oturdukları apartmanın giriş merdivenlerine “asansöre kadar metal bir rampa yapmış.” Ancak bu rampayı yaparken yürüyebilen insanlar buradan nasıl geçecek diye düşünülmemiş ve rampa neredeyse merdivenin tamamını kaplayacak şekilde yerleştirilmiş ve sabitlenmiş

Tabi böyle olunca diğer apartman sakinleri o rampanın üzerinden inip çıkarken ayakları kayıp düşmeye ve çeşitli kazalar yaşamaya başlamış. Bunun üzerine rampayı oradan söküp atmışlar. Rampa sökülünce anne oğlunu tekerlekli sandalye üstünde merdivenlerden indirip çıkarmak konusunda baya zorlanmış, hatta bu yüzden eve girip çıkarken 155 polis imdat ı arayarak oğlunu taşımak konusunda yardım istemiş. Polislerde seve seve yardımcı olmuşlar. Ancak anne bir yandan da apartman sakinleri ile rampayı niye söktünüz diye kavga ediyormuş.

Anne bir süre sonra bakmış olmuyor. Ulusal yayın yapan bir kanalı aramış ve olayı anlatmış. Gazetecileri apartmana çağarmış. Tabi gazetecilerde haberi buldular kaçırırlar mı? Hemen kameralarla apartmanın önüne gitmişler. Bunu gören apartman sakinleri gazetecileri apartmana almak istememiş. Biraz itiş kakıştan sonra tekerlekli sandalyedeki arkadaşımızın annesi,” bırakın onlar bizim misafirlerimiz ne karışıyorsunuz” demiş ve gazeteciler apartmanın içine girmiş. Tüm bu olaylar esnasında kameralar ve mikrofonlar olayı saniye saniye kaydetmiş

Gazeteciler içeri girdikten sonra anne ve oğlunun yaşadıkları sıkıntıyı görüntülemişler. Ben görüntüleri dikkatlice izledim. Anne ile konuştular, oradaki insanlarla konuştular, 4 kişi tekerlekli sandalyedeki arkadaşımızı merdivenlerden çıkardı. En sonunda muhabir kız tekerlekli sandalye deki arkadaşımıza mikrofonu uzattı. O ana kadar bağırıp çağıran arkadaşımız en kuvvetli haliyle “ben bu rampayı istiyorum” demesi gerekirken, hüngür hüngür ağlamaya başladı. Şimdi insan ağlayabilir diyeceksiniz ama “ağlayarak televizyonlara çıkıp bir şey istediğinizde bence hoş olmuyor.”

Şimdi gelelim olaya,  Bu olayda birçok hata var. Örneğin: Belediye yetkilileri ne sormak lazım “ rampa yaptınız ama yaparken niye sabit yaptınız. Tekerlekli sandalye deki arkadaşımızın işi bitince katlanıp duvara dayanan bir rampa düzeneği yapılamaz mıydı ?”

Apartman sakinlerine sormak lazım “ apartman yönetimi rampa yapılırken neredeydi ve rampayı kaldırıp atmak yerine biraz cebinizden para harcayıp o rampayı daha modern bir hale getiremez miydiniz ?”

Engelli arkadaşımızın annesine sormak lazım “ 155 polis İmdat’ı arayıp yardım istemeyi biliyorsunuz da, ilgili yerlere gidip şikâyetçi olacağınıza niye ulusal yayın yapan televizyonları arıyorsunuz? “

Son olarak gazeteci arkadaşlarıma soruyorum. “ Olabilir her insan ağlayabilir ama birazda siz uyanık olup tekerlekli sandalyedeki bir insanı ağlarken göstermeyebilir miydiniz? Ayrıca maden haberiniz bir işe yarasın istiyorsunuz. Oraya niye yetkilileri yanınıza alarak gelmediniz?” Bunlar gibi sorulması gereken çok soru var ve başta da söylediğim gibi bu olayda aslında herkes mağdur olmuş ve yanlış işler yapmış.

Maalesef ülkemizde bu tür olayları çok yaşıyoruz bence sebebi “BİZ” olamayıp “Ben” olmamızdan kaynaklanıyor. Mesela o apartman sakinleri apartmanımızda böyle bir oğlumuz var. Bu çocuk bizimde çocuğumuz deseydi ve gerekli şeyleri yapsaydı bu kadar patırtı olur muydu? Arkadaşımızın Annesi mutlaka belediye yetkililerini rampayı yaparken görmüştür. Orada “bizim apartmanda başkaları da yaşıyor bu rampa bu şekilde olmadı. Başka bir çözüm bulalım diye yetkilileri uyarsaydı. Yani “BİZ” deseydi. Sorun daha kolay çözülmez miydi?  

Bu tip olaylarda “ben yaptım oldu mantığını bir kenara bırakıp Biz dediğimizi ve hep birlikte mücadele ettiğimizi düşünsenize bu tür olaylar olur mu?  Daha da önemlisi ortada engelde kalmaz, herkese bağıran, çağıran kavga eden insanlarda kalmaz. İste bu nedenle her işte “BİZ” olmayı ve hep birlikte daha güzel, daha özgür ve daha yaşanabilir bir dünya için mücadele etmeyi öğrensek sizce de iyi olmaz mı?

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem gazetesi….

 

 


 

Bu yazı toplam 716 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim