• BIST 1.900,48
  • Altın 774.36504
  • Dolar 13.7172
  • Euro 15.4872
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C

HIZ YÜZÜNDEN GÖREMEDİNİZ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Günümüzden 60 – 70 yıl önce yani hayat bu kadarda hızlı akmazken insanlar her şeyin tadını daha güzel çıkartıyormuş. Evet, belki bugünkü gibi yapay zekâlar, cep telefonları hatta televizyon ve bilgisayar yokmuş. Arabalar çok sayıda olmadığı için yollarda şimdiki gibi iyi değilmiş insanlar akşam oturmasına bir yere gittiklerinde gece orada kalırlarmış.

Dostluğun arkadaşlığın çok güzel ve saf yaşandığı, insanların yavaş yaşayarak her şeyin tadını çıkardığı yıllarmış. O günlerden günümüze geldiğimizde insanlık teknoloji anlamında çok gelişti. Yollar yapıldı herkesin cebine binlerce liralık telefonlar girdi. Önlerinde de internet ve bilgisayar artık yerimizden kalkmadan sadece parmaklarımızın hareketiyle birçok işimizi halleder olduk.

Peki, günümüzde o yıllarda yaşayan insanlar kadar mutlu muyuz ve elimizdeki imkanların yaşadığımız zamanın tadını çıkarabiliyor muyuz? Bu soruları kendime sorduğum da cevabım “hayır” oluyor. Çünkü biz hızlı yaşayacağım derken insanlara saygı duymayı, mutlu olmayı yani yaşadığımızı unutuyoruz. Uçaklar kadar hızlı arabalarla bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Bu arabalarla yolda giderken gördüklerinizi anlatın desem. Eminim çoğu kişi ben bir şey görmedim der. Böyle diyen kişiler yolda yaya geçitlerini trafik lambalarını da görmüyor.

Neymiş acelesi varmış. Ne kadar acelen olursa olsun o direksiyonun başına geçtiysen bekleyeceksin önünü görmeden gaza basmayacaksın çünkü hayat bu kadar aceleye gelmez. Mesela yaya geçitlerinde birazcık yayalara yol ver trafik ışıklarında dur kurallara uy içinde bulunduğun ve kullandığın aracın tadını çıkar. “Şimdi biz bu söylediklerini yapıyoruz.” diyenler olabilir. Ancak çok az kişi bu kurallara uyuyor hatta işlek yollarda yaya geçitlerini kullanmak çok zorlaşmaya başladı.

Geçenlerde benim yaşadığım Bolu Kılıçarslan mahallesinde yaya geçidini kullanan bir tekerlekli sandalye kullanıcısı amcaya yaya geçidinde araç çarpmış zaten amcanın dizden itibaren ayakları yoktu. Araba çarpınca kalça kemikleri de kırılmış. bir süre hastanede yattıktan sonra maalesef yaşamını yitirdiği haberini aldık. Olayı duyunca birazcık araştırdığımda Kazanın sucunu da yaya geçidini kullanan ve vefat eden amcaya yazdıklarını öğrendim. İyide hani yaya geçidine yaya adım attığında taşıtlar durmak zorundaydı. Yani yanlış hatırlamıyorsan yol önceliği yayalarda olmalıydı böyle bir kural vardı. o kurala ne oldu?

Bakın özellikle yaya geçitlerinde şöyle bir durum oluyor öndeki araç yayayı görüyor ve durup yol veriyor. Onu arkasından gelen araç duran aracı geçmeye kalkıyor tabii o anda yaya geçidinden geçen yayaları görmüyor. Durum böyle olunca duran arabayı geçmeye çalışan araçla yaya geçidini kullanan kişi burun buruna geliyor.  Tekerlekli sandalye kullanıcısı olan amcanın kazası nasıl oldu bilmiyorum ama anlatmaya çalıştığım gibi olmuş olabilir. Ayrıca ne olursa olsun. Yaya geçidindeki bir yaya ya suç yazılmaz. Karşıdan karşıya nasıl geçeceğiz Süpermen gibi uçarak mı?

Bu arada gazeteci arkadaşlarıma da bir iki satır yazmak istiyorum. eğer atlamadıysam. Bu olayı hiçbir medya kuruluşu haberleştirmedi. Muhabir arkadaşlara sesleniyorum. Bolu protokolünün peşinden koşup incir çekirdeğinin hacmini doldurmayacak haberlerle sayfaları doldurmayı bırakın. Biraz sokağa bakın. İki ayağı olmayan bir tekerlekli sandalye kullanıcısı yaya geçidinde geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetti. Siz neredesiniz? Benim bir okuyucu olarak bu haberi tüm yerel medyada sonrada ulusal basında görmem lazımdı. Ne yazı ki yine protokol peşinde en hızlı ben koşacağım derken bunu atladınız.

Bakın arkadaşlar aslında anlattıklarım hep hızlı yaşadığımız için oluyor. Tamam, yaşam şartları bizi hızlı yaşamak zorunda bırakıyor. Ancak bazen de biraz durmalı ve etrafımızda neler oluyor. Hız yaparken başkalarına zarar veriyor muyum? Atladığım ya da kaçırdığım bir şey var mı? Diye etrafımıza bakmalıyız. Eğer biz gerektiğinde yaşam tempomuzu ayarlaya bilirsek daha çok şey görür hayattan daha çok tat alır mutlu olur ve mutlu ederiz. En önemlisi de her şeyin farkında olup engelleri kaldırırız ve daha özgür bir dünyada yaşarız…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla Bolu Olay gündem Gazetesi Konuşan yazılar…

 

Bu yazı toplam 514 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim