• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

Hizmet ilişkisi-1

Mustafa Namdar

Yazın kavurucu sıcaklarından kaçan herkes gibi, ben de eşimle birlikte ayrıldım buralardan. Yaş ilerledikçe yaşanan gürültülü ortamlarından kaçılıyor. Bizim de tercihimiz Akçakoca oluyor.

Orada, bizim diyebileceğimiz bir Öğretmenevimiz var. Kendi evimiz diyor, huzurlu oluyoruz. Türk öğretmenine Hasan Sağlam’ın armağanı. Kendisini bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.

Akçakoca bu. Bütün şirinliğine rağmen havasına da pek güven olmaz. Durduk yerde kızar köpürür dev dalgalarıyla sahilin üstüne üstüne gelir balyoz misali döver ha döver. Adı üzerinde Karadeniz...

Hani Anadolu insanının talihsizliğini dile getirdiği bir türkü vardır. ...

”Ağustos’un onbeşinde suya girsem. Balta kesmez buz olur” diye çığrılır. İşte öyle bir günü hatırlatan zamanda çıkıverdik yola. Kar boran da olsa Karadeniz’in deli dolu çırpınışlarını seyrederiz, deniz havası koklarız diye çıktık Bolu’dan. Bazen düşüncelerin, bazen yaşanan olayların da şaşırtıcı sonuçları oluyor.

 Akçakoca’ya geldiğimizde yaşadık bunu. Hava pırıl pırıl, deniz hafif çalkantılı ama, sakin. Odamıza yerleştikten sonra hemen koştuk denize.

Öğretmen evini bilenler, sahile inen merdivenli yolu da bilir. Hızla inerken birden merdivenlerin bittiğini fark ettik.

Hızınızı alamasanız yardan aşağıya com denize. Aaa ne oluyor derken, kışın meydana gelen dalgalar merdivenleri alıp götürmüş.

Sahile inmek isteyenlere durumun, görevliler tarafından ikaz edilmesi gereğini düşündük ama, anlamalıydık burada bir sakatlık olduğunu.

Çünkü indiğimiz yere kadar çevreye insan eli değmemiş, sanki çöplük gibiydi.Emektar öğretmenler geçmesi zor yamaçta kendi adımlarını atabilecekleri basamaklar oluşturmuşlar.

 Bazen, otura otura, bazen el ele tutuşarak dualarla iniyorlardı sahile. Biz de öyle yaptık. Daha sonraları da alıştık gitti.

Rahmetle andığımız Avni Akyol’un büyük emeği vardı Akçakoca Öğretmen evi’nin kazanımında.

Kafeterya duvarına da asmışlardı büyük boy resmini. Resmin altına da minnet ifade eden sözcükleri yazmışlardı. Böyle mi olmalıydı minnet ve teşekkür?

Hele de Öğretmenevi girişinde karşılıyordu büyük kurtarıcının Öğretmenler için söyledikleri “Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır.”

Gel gör ki öğretmenini, hey gidi Cumhuriyetin kurucusu gel gör, diye düşünerek çıktık yemeğe...

Şef Hasan Yazgan’ın yakın ilgisi, güler yüzü, sempatik davranışları dağıttı kaygılarımızı. Genç, delikanlı, işini bilen Akçakoca Turizm M.Y.Okulu öğrencilerinin hizmetleri karşısında unuttuk gündüzün olumsuzluklarını. Yemekler güzel, müzik güzel. Çoluk çocuk yerli yabancılar mutlu.

Ertesi günü sahile ulaştığımız sırat köprüsünü nasıl geçerizin ince hesaplarını yapıyordum. Aklıma geliverdi. Hemen yanımızda MTA’nın güzel tesisleri var. Daha önceki yıllarda, iki kurumun paslaşması sonucunda Öğretmenevi müşterilerini, burada kabul etmişti. Buranın yolunu pekala kullanabilirdik diye düşündük.

MTA tesisleri bir zamanlar Akçakoca’nın en gözde yerlerinden biriydi.

Yönetsel düşüncelerin sonucu mu? Siyasi etkiler ve planlamalar sonucu mu? Tasarruf tedbirleri, kar-zarar hesapları sonucu mu? Bilemiyorum ama, o güzelim tesisler bakımsız ve kullanılmıyor.

Çok güzel bir bahçe. Sosyal tesisler ve havuzuyla neden böyledir bilemiyorum.

Gelelim biz, Öğretmenevinden buraya ait olan yolu kullanarak sahile inme işine. Sabahleyin tesislerin giriş kapısının önüne geldiğimizde, demir kapı üstünde kocaman bir kilit!

Hayretle çevreye bakınırken, kapı parmaklıklarından birisi sökülmüş, oradan girip çıkıyor insanlar. Biz de denedik, çok rahat.

Tesis binalarında birkaç aile kalıyor, bir de onarım için çalışan işçiler var. Biz illegal de olsa yolu bulmuştuk. İllegal diyorum, çünkü bekçi ya da başka bir görevli yoktu ortalıkta izin alacak. Soran, sorgulayan yok, rahatız.

19.08.2008

Bu yazı toplam 287 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim