• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

HOŞÇA KAL “TERTİP”im HOŞÇA KAL ! ! !

Aykut Karagüzel


KARDEŞİM ORHAN KAHRAMANA
Sene: 1999
Ay: Aralık
Gün: Pazar
Yer: Şanlıurfa
Açık Adres: Kara Kuvvetleri Komutanlığı 20.Zırhlı Tugay Komutanlığı, Topçu Birliği 271.Dönem Kısa Dönem Askerlerin Koğuşu
Evet, aralık ayının ilk günleriydi. Ve orman bakımından hiç nasibini almamış Şanlıurfa'nın sert ayazının olduğu bir gündü. Yatakhanemizde 126 kişi vardı. Ben ranzanın üst katına konuşlanmıştım. Her zaman ki gibi havanın çok soğuk oluşundan ve battaniyelerin beni kaşındırdığından şikâyetçi oluyordum. Eee, orası da ana kucağı değil asker ocağıydı.
Bitişik ranzamdaki turuncuya yakın saçlarıyla, gülümseyen yüzüyle bir arkadaş yatıyordu. Etrafımızdakilerle daha yeni yeni tanışıyorduk. Gülümser tavrıyla bana seslendi:
— Bilader! Sen pek soğuğu sevmiyorsun herhalde.
Şöyle bir baktım bitişik ranzamdaki sarı kafalı sesleniyordu bana. Çok samimi olmadığım insanların benim hakkımda hüküm yürütmelerinden pek hoşlanmazdım. Ama bu sefer durum farklıydı. Söyleyen kişinin yüz ifadesinde öyle bir saflık, öyle bir temizlik vardı ki… ben de gülümseyerek cevap verdim:
— Evet hoşlanmam, ben Mersinliyim. Mersinliyim ama Türkiye'nin en soğuk illerinden birinde Bolu'da görev yapıyorum.
Sarışın delikanlı şaşkınlık ifadesiyle ve gülümseyen yüzüne daha da bir güzellik katarak bana peş peşe iki soru birden yöneltti:
— Gerçekten Bolu'da mı çalışıyorsun, ne iş yapıyorsun peki?
Bolu'da çalışmamla ilgili bu kadar alakadar olması garipti doğrusu. Bolu'da çalıştığımı tekrar söyleyip Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olduğumu söylememle beraber bayrağı karşı taraf devralmıştı.
— Ben de Bolu'dayım. Ben de Bolu'da Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Ama Mersinli değil, Boluluyum.
İşte böyle başladı bundan 13 sene önce muhabbetimiz. Bir ara aynı okulda çalışıp öğrencilerimizle tiyatro çalışması yapmıştık tertibimle. Ve hazırlamış olduğumuz oyun Bartın Tiyatro Festivalinde iki ödül birden almıştı.
Hiç küsmedik birbirimize, hiç kırmadık birbirimizi, dolu dolu yaşadık dostluğumuzu. Sonuçta biz tertip idik onunla.
Hiç ismimizle çağırmazdık birbirimizi. Ne ben Aykut'tum onun için; ne de o Orhan'dı benim için. Hep “Tertip!” diye seslenirdik dostluğumuz pekişsin diye.
En son bir hafta önce telefonda en yakın zamanda aynı okulda buluşup tekrar eski günlerde olduğu gibi mutlu yapacaktık öğretmenliğimizi, mutlu olacaktı yetiştirdiğimiz öğrenciler…
Ama nasip olmadı tekrar birlikte çalışmak, nasip olmadı tekrar tiyatrolar hazırlayıp yaptığımız işten keyif alıp gurur duymak birbirimizle.
Uzak bir okul seçti kendine tertibim bu sefer.
Kusura bakma tertibim ben okula gelemem, kusura bakma tertibim o okulun sahibi çok büyük; ancak O isterse ben gelirim. Seni erken çağırdı be tertibim, daha bir tiyatro daha hazırlayacaktık seninle…
Ama kızgınım sana var mı böyle oyunu tek oynamak, var mıydı böyle benimle buluşmadan gitmek…
İnşallah! Mekânın olur cennet
İnşallah! Komşun olur Hz. Muhammet
İnşallah! Bize de verir Allah metanet
Güle güle TERTİP'im güle

Bu yazı toplam 1816 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim