• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 24 °C

Hüseyin kaya öldü

Hüseyin KAYA

Hatalı sollama yapan bir kamyonla çarpışan araçta...

Yoğunbakımda geçen iki günlük süreçte...

Aşırı kan kaybı ve yaralanmaya bağlı organ yetersizliği nedeniyle...

Hayatını kaybetti...

Sevenlerinin başı sağ olsun...

Ya da...

Geçirdiği bir kalp krizi nedeniyle...

112 acil servis ambulansıyla hastaneye kaldırılan Hüseyin Kaya kurtarılamadı...

Belki de...

Evine giderken kendisinden para isteyen balici bir gencin saldırısına uğrayan bir adam bıçaklandı...

Adının Hüseyin Kaya olduğu öğrenilen adam hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı...

 

 ***

Gerçek şu...

Olay her ne şekilde olursa olsun, ucunda ölüm var...

Adına ömür denilen bir zaman sürecinin yolculuğundayız...

Süreçte yaşarken, zaman yolcuğu gemisinden ömrü bitip inenler ve de ömür yüklenip yeni binen yolcular oluyor.

Yeni yolcular, inenlerin kendi sürecinde yaptıklarını bıraktığı gemide önce öğrenip sonra uygulayıp daha sonra da kendileri bir şeyler bırakıyorlar...

Ömrü bitip gemiden ayrılanlar bıraktıklarının değeri kadar hatırlanıyor...

Bir döngü yaşanıyor...

Adı, evrensel kader.

 

 ***

Gemide ne, ne kadar ve hangi hızla üretilirse üretilsin...

Teknolojinin ilk ürünü olarak çividen, günümüzde uzaya açılan kapılar olsun isterse...

Türümüzün en kıymetlilerinin bulduğu değerlerin tamamı kayda geçiyor...

Gerçeğin en içinde, tam ortasında oturan unutulmaz bir iç gerçek var aslında...

Yaşam süremizin sınırlılığı ve kontrolümüzün dışında olması...

Ne'yi ne kadar bilirsen bil, farketmiyor...

Ömür denilen süreç bitiyor...

 

 ***

Hüseyin şu nedenle ölmüş denilebiliyor...

Adına ömür denilen zaman diliminde öngörülen alternatifli yok oluşların birini seçmek zorunda insan...

Ölüm biçimi doğal yollarla olabildiği gibi...

İnsanın kendi içinde yarattığı yapay öldürme yöntemleriyle de olabiliyor...

Kendi türünü yok etme ahlakı nasıl ortaya çıkmış ki?

Ölüm hangi nedenli olursa olsun...

Bu seçimi 150 yıl sonrasına kaydırabilme gibi bir fırsatı yok...

 

 ***

Gerçek, yaşadığın zamandır bu durumda...

Gerçeğin ortasında seçimlerin vardır...

Gerçek, başlangıç ve bitiş arası adına ömür denilen zamandır insan için...

Ve içini ne kadar dolduracağın yaratıcılığına, bilgine kalmıştır...

Ölümün kaçınılmazlığında ortak değerlere ne bıraktığın önemliyse...

Şöyle bir bakıp çevrene...

Senden önce senin yaşamını rahatlatan her şeyi bırakanlara saygılı olmayı düşünemediğin sürece, sen bir şey bırakamayacaksın...

Gemi, yeni yolcularıyla yoluna devam edecek.

Sen var olmuş olsan bile kendi ömründe; hatırlanmayacak, yok olacaksın.

İşte o zaman sanal gerçek karşına çıkacak...

Peşinden yapılan kültürel ritüellerin...

Dostlarının peşinden yazdığı uğurlama yazılarının senin için değil, kendi korkularının esiri olarak söylenemeyen gerçekler kısmından alıntıyla yazdıklarını sen bilemeyeceksin...

Üç beş gün geçecek gidişinin üzerinden...

Yoksa bıraktıkların ortak değerlere..

Seni hatırlatmıyorsa hiç bir şey...

Unutulacaksın.

Bu yazı toplam 2040 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim