eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 105.324
  • Altın 146,628
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 28 °C

Hz. İSA NE DEDİ

Hasan Dinç

Hz. İsa’nın doğumuna yakın dönemlerde Yahudi Dininin yani Musevilik’in belli başlı mezhepleri ya da önemli toplulukları Sadukîler, Ferisîler, Samirîler ve Essenîler olarak bilinmektedir.

Sadukîler Yahudi geleneğine göre soyları Hz. Davud’a kadar uzanan ve kâhinlik yetkisiyle Yahudi mabet yönetimini ellerinde bulunduran bir topluluktur. İbadetlerin şekil ve dini ritüellere büyük önem verirler, bid’atlere ( Peygamber zamanından sonra dine dâhil edilen şeyler) karşı mücadele ederlerdi. Ancak sefih ve özel hayatları içinde zevklerini sorumsuzca yaşarlar, kıyamete ve ahiret hayatına inanmazlardı.

Samirîler Yukarı Mezopotamya sakinlerinden Asur ve Yahudi karışımı bir toplum olup Hz. Musa’nın beş kitabına (Torah) inanır ve onun şeriatına uygun yaşarlardı. Diğer kutsal kitaplara ilgi duymazlar, onları kabul etmezlerdi.

Essinîler ise ilkçağ felsefi akımlarının etkisinde kalarak diğer Yahudi topluluklarından uzak bir hayat yaşarlardı. Nefse eziyet etme, Dünya nimetlerinden yararlanmama gibi bir inanç yolunu tutmuşlardır.

Ferisîler ise bu dönem Yahudi topluluklarının en önemlisi olup sürekli olarak başta Sadukîler olmak üzere diğer Yahudi mezhep ve topluluklarıyla mücadele ederlerdi. Onların ibadet ve ayinlere ve kıyamet günündeki hesaplaşmayı inkâr etmelerini kınarlardı. Ferisîlerin belli başlı özellikleri ise mistik ve tasavvufi bir yaşayış biçimini tercih etmeleri idi. Bilgelikle övünmeleri ve diğer topluluklara karşı kibirlenmeleri dikkati çekecek boyutlardaydı. Ayrıca Yahudi toplum ve mezhepleri arasında en radikal, dogmayı ve dini kuralları en katı biçimiyle kabul ve uygulamadan yana olanlardı. Bununla birlikte en varlıklı Yahudi kabilelerinden olmaları sebebiyle Hz. İbrahim tapınağının ekonomik gücünü sonuna kadar kullanan gurubu oluştururlardı. Bu nedenle Hz. İsa’nın getirdiği inanca çıkarları açılarından başkaldıran bir topluluktu.  Katı bir biçimde Torah’a bağlılıkları dikkati çeken bu gurubun öze değil şekle ve dış görünüşe önem verdikleri bilinmektedir.

Ferisîler o kadar muhafazakâr ve Tevrat’a bağlılar ki, bu nedenle tarih boyunca birçok peygamberi ve reformisti öldürmüşlerdir. Hz. İsa’nın getirdiklerine ve onun konuşmalarına da aynı sebeple karşı olup ona da düşmandırlar. Hıristiyanlar bugün bile Ferisîleri Hz. İsa’nın öldürülmesinin birinci derecede müsebbibi olarak bilmektedirler. Hıristiyan teologları Ferisîleri bu duygularla değerlendirerek aşırılıklarını şu şekilde sıralamaktadırlar.

Ferisiler dini hükümleri ağırlaştırıyor ve yerine getirilmesini zorlaştırıyorlardı. Bu nedenle Hz. İsa halka “Ferisilerin söylediklerini yapın ve yaptıklarını yapmayın” diyerek uyarmaya çalışıyordu. Ferisîlerin ikinci hataları övünmeleri ve kendilerini yüceltmeleridir. Her şeylerini diğer insanlardan daha üstün olduklarını göstermek için yaparlar ve dinlerini de kendilerini haklı çıkarmak için kullanırlardı. Ferisîlerin en tehlikeli hataları ise “Kapı kapatma” olayı olarak bilinmekte ve “ikiyüzlü” olarak tanınmalarıdır. Etraflarında toplanan halk Tanrı’yı tanıma isteklerinde bulunduğunda onlara bu fırsatı vermemeleridir. Ferisîlerin bir diğer hataları ise uzun ve süslü dualarla görünüşte Tanrı’yı etkilemekle birlikte halka gösteriş yaparak onların övgüsünü kazanmak istemeleridir. O nedenle Hz. İsa bu kişilere “Duaları Tanrı önünde küfürdür” diyerek lanetlemiştir. Ferisîlerin bir diğer büyük hataları ise “Hile bilimcisi” olmalarıdır. Resmi dinlerinin hükümlerini kendilerini haklı çıkarmak konusunda kullanma ustalığına sahiptirler. Görünen bir diğer hataları ise dinin en küçük hükümlerine bile riayet eder görünürler, ondalıkların öderler ama dinin özü olan merhametten çok uzaktırlar. Küçük sineği süzerler ama deveyi hamutuyla yutarlar. Ferisîler ayrıca dış güzelliklere itibar ederler fakat iç temizlik ve kutsallığa özen göstermezler. Bu nedenle Hz. İsa onlara “Beyaza boyanmış mezarlar gibidir. Dışları beyaz, içleri çürümüştür” diyerek tanımlamıştır.

Ferisîler Musa dininin en katı, en radikal ve dini kurallara şeklen bağlı, tavizsiz fakat özden, iç kutsallıktan uzak bir gurup olduğu anlaşılmaktadır. Onlar bu özellikleri, diğer dinlerin mensuplarını da etkilemiş ve bu dinlerde de ferisîleri takip eden inanç gurupları, tarikatlar oluşmuştur. İslâm dininde de maalesef bunların benzerleri bulunmaktadır. Hz.İsa bu gurupları tanımlarken Matta İncilinde şöyle demektedir. “Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisîler, ikiyüzlüler! Cennetin Krallığı’nın kapısını insanların yüzüne kapıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyor ne de girmek isteyenleri bırakıyorsunuz.” (Matta 23/13)

15 yıl İslâmcı camia içinde kalan Atilla Fikri “Mahallenin radikal Ferisîleri yani klasik İslâmclar” diye kaleme aldığı bir yazıda günümüz Müslüman Ferisîlerini anlatmakta ve şöyle demektedir.

Yazar Hz.İsa ve Hz. Muhammed dönemini ve onlara karşı çıkan zihniyeti anlattıktan sonra günümüze gelerek “ Hz. İsa’nın peygamberliği döneminde Kudüs, Hz. Muhammed’in peygamberliği döneminde de Mekke ne ise bu gün için de durumumuz aynıdır. Burası din adına söz söyleme hakkını yalnızca kendilerinde gören, klişeleşmiş söylemlerin ötesine geçemeyen, genellikle zengin, ihale kapabilmek, milletten topladıkları paralarla sefasını sürecekleri vakıf- dernek binaları için ruhsat alabilmek ve üç-beş kültür merkezinde yürüttükleri içi boş duran, maslahat gereği mal-mülk konularına girmeyen, yobaz, manevi-ahlâki yönü çökmüş klasik dincilerin toplandığı mahalledir” Demektedir. Bunları söyledikten sonra “Bu dinciler neye inanıyor” diye soruyor ve cevabını yine kendi veriyor. “Kurtuluşu yeryüzünde insan eliyle gerçekleştirmek isteyen (Dünyayı Cennete çevirecek) bir İslâm’a değil, kulluk- kölelik nizamı öngören bir dine inanır ve ona da İslâm der. Çürük bir teoriye sahip olduğu için ortaya koyabileceği alternatif bir modeli yoktur. Dolayısıyla ne doğru- derinlikli bir düşüncesi ve ne de sağlıklı bir pratiği vardır. Dincilerin dini, tıpkı Ferisîler gibi tam anlamıyla şekilden ve söylemden ibarettir”

Yazarın bu kanaatinin doğruluğuna inanırsak Hz. İsa’nın yukarıdaki Ferisîler için Matta İncilinde söylediği sözün günümüz dincileri için de geçerliliğinden şüphe etmemek gerekir.

Bu yazı toplam 1107 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim