• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -2 °C

İBAL ÖĞRENCİSİYİM

Mustafa Namdar

Şu yaşadığımız güvensiz karmaşa ortamında kaldımı diye tartıştığımız ortamda pırıl pırıl düşüncedeki gençleri görmek son derece güven veriyor.
En işlek caddelerde kaldırımlarda kümeleşip insanların geçişini engelleyen gençleri gördükçe karamsarlığa kapılıp endişeleniyoruz. Hele de kız erkek ayırt etmeksizin ha ha hi hih kikirikli gülüşler ve bazan argo, bazan pervasız küfürlü konuşmalara tanık oldukça karamsarlığa kapılıyoruz.
Geleceğimizden endişeleniyor bu olumsuzluklarda bizim de payımız olmalı diye içten içe özeleştiri yapmaktan kendimi alamıyorum. Çocukluğumuzda yaşadığımız mahalle ve komşu baskısı yok. Kişiler özgür. Taciz ifadesinin gerekli gereksiz anlaştırıldığı ortamda hiç kimseye gözünüzün üzerinde kasınız var diyemiyorsunuz.
Model kalıbı bozuksa düzgün ürün beklemek olanaksız. Kuş gördüğü yuvayı yaparmış. Rol modellerimizin yaptığı yuvalarda kin, öfke, nefret, hasret, kıskançlık ve kavga varsa aşağılama, beğenmezlik varsa böyle bir yuvanın kime faydası olabilir. Eğitim öğretimden sorumlu olanlarımız bu ulusun öz değerlerine aldırış etmez her gün çamaşır değiştirir gibi sistem değiştirirse işporta tezgâhlarında bile pazarlayamayacağımız geleceğin mimarlarını yetiriyoruz demekten kendimi alamazken bazan şaşırıyorsunuz. İşte yaşadığım unutamayacağım güzel bir olay. Geçtiğimiz Çarşamba günü saat 08:30 gibi su bidonlarını doldurup eve dönüyorum. Arkamdan bir ses: “Pardon yardımcı olabilirmiyim. Su bidonlarınızı alabilirmiyim.” Şaşırıyorum alışık olup da unuttuğumuz bir olay. dönüp bakıyorum pırıl pırıl bir kız öğrenci, ısrar ediyor bidonun birini elimden alıyor. Teşekkür ediyorum. Öğrenci olduğu belli. Lise mi meslek yüksek okulumu diye düşünüyorum. Nerede okuyorsun? Diyorum. İBAL “ İzzet Baysal Anadolu Lisesi” diyor. Ne güzel. Benim oğlumda orada diyorum. Hangi sınıfta diyor. Sınıfta değil sınıfa giriyor. Öğretmen diyorum. İsmini ve binasını söylüyorum. A bize de geliyor diyor. Mesafe kısa evin kapısı önüne geliyoruz. Müsaade istiyor mutlu olduğumu söylüyorum. O hala ikinci katta oturuyorsanız müsaade edin yukarıya çıkarayım diyor.
Son dönemlerde yaşamadığım bir olaydır. Eve girdiğimde kendi kendime konuşuyordum. Kelaynak kuşu gibi kaldımı kaldımı diyordum…
İsmini sormadım. Önemlimiydi. Okulunu söylemişti ya İBAL'di aklımda kalan. Adı okuluyla özdeşleşmişti. Yaptığı; unutulmaya yüz tutan geleneklerimizi yaşatan yaşatmaya çalışan gençlerin varolduğunu hatırlatıyor, arkadaşlarına mesaj, büyüklerine bize güvenin diyordu…
Bizimde bir görevimiz olmalıydı. Zaman zaman bazı yanlışlarını gördüğümüzde ötelemeye çalıştığımız gençleri anlamak onlara olması gereken rol modelliğimizi, sevgimizle, ahlakımızla, davranışlarımızla gösterebilmek olmalı…
Teşekkürler seni yetiştiren aileye. Teşekkürler öğretmenlerine, teşekkürler düşüncelerindeki yardımseverliğe başarılar…

04.03.2014

Bu yazı toplam 1352 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim