• BIST 94.887
  • Altın 245,468
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C

İBV Başkanı Ahmet Baysal: Biz Vakıf olarak Atilla Bey'in üçüncü sırada değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz

İBV Başkanı Ahmet Baysal: Biz Vakıf olarak Atilla Bey'in üçüncü sırada değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz

İzzet Baysal'ın maddi ve manevi mirasçısı, Bolu'nun gönlünde yaptığı işlerle yer bulmuş, ama eşiyle birlikte huzurevinde yaşamayı tercih eden Ahmet Baysal'la rektörlük seçimlerini, vakfın tutumunu ve kendi bakış açısını görüştük. Ahmet Baysal bize her şeyi açık açık anlattı.

İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal ile Cumartesi günü İstanbul'da ikamet ettiği huzurevinde görüştük. Yakacık'ta Darüşşafaka'ya ait olan rezidans 5 yıldızlı otel konforunda. İçeride konukların sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için hemen her şey düşünülmüş. Fitness merkezi, yüzme havuzu, klinik ve birçok sosyal etkinlik alanı barındırıyor huzurevi. İstanbul'un gürültüsü, karmaşası rezidansa adım attığınız an geride kalıyor. Sayın Ahmet Baysal alçakgönüllülüğü, saygıdeğer kişiliği ile Boluluların kalbinde İzzet Baysal'dan sonra taht kurmuş bir kişilik. Ahmet Baysal görüşmemizin bütün ayrıntılarını planlamış, düşünmüş. Olağanüstü nezaketi ile ikramlarını sunuyor, gözleri dolu dolu Bolu'yu soruyor, arkadaşlarını, dostlarını…

Aslında konuya girmekte zorluk çekiyoruz. Ahmet Baysal'ı üzecek sorular soracağımızın farkındayız. “Sorun sorun, şimdiye dek sustum. Artık konuşma zamanı geldi” diyor.

YÖK'ün sıralaması Perşembe günü beli oldu. Siz İzzet Baysal Vakfı Başkanısınız. Bu süreçte sizin görüşlerinize başvuruldu mu?

Hayır.

BEN SÖZLERİMİN ÇARPITILMASINA ÇOK ÜZÜLÜYORUM

Ahmet Baysal burada duruyor, yutkunuyor. Ben diye devam ediyor.

Bu sene üniversitemizde bir rektörlük seçimi gerçekleştirildi. İlk defa ben bu sene adayların birbirini hiç suçlamadan üniversitenin iyiliği için üniversitenin daha iyi daha güzele gitmesi için bir yarışın içine girdiklerini gördüm. Onların ne yapmak istediklerini hep birlikte izledik. Bu devrede bazı olayları vurgulamak istiyorum. Biz daha önce yönetim kurulu olarak her seçim döneminde yaptığımız gibi vakıf kesinlikle üniversitenin özerk seçimine ağırlığını koymayacak, herhangi bir manevi baskı yapmayacak dedik. Bu kurala uyduk. Biz ne kimsenin yanında ne kimsenin karşısındayız şeklinde bir görüşü benimsedik ve bu duruma uygun olarak davrandık.

Ben sözlerimin çarpıtılmasına çok üzülüyorum. Onun için güvenilir insanlarla konuşmak istiyorum. İşte burada olmaması gereken bir olay oldu. Kamuran Alagözoğlu bana telefon etti. “Ahmet ağabey rektör Atilla Kılıç devamlı olarak vakıf beni destekliyor diyor ve bu konuda bir propaganda yapıyor. Bu doğru mu” diye bana sordu. Biz seçimin öncesinde bir karar almışız seçimlerin arifesinde benim konudaki demecimi okumuşsunuzdur ama Kamuran eksik yazmış. Üniversiteler anayasamıza göre özerk kurumlardır. Oraya kimsenin bir baskı yapması doğru olmaz dolayısıyla biz bu hususta vakıf olarak üniversite seçimlerine hiçbir şekilde karışmıyoruz; ne kimsenin yanındayız ne kimsenin arkasındayız. Ama bu konuda lütfen siyasilerde karışmasın dedik. Çünkü üniversiteler siyasetten uzak olması gereken kurumlardır. Kamuran Alagözoğlu siyasetle ilgili ifade ettiğim bölümleri yazmamış. Bir de ben mevcut Rektör Atilla Bey'in böyle bir açıklama yaptığına inanmıyorum dedim. Kamuran bu sözümü de yazmamış. Bunu söylememe rağmen yazmamış. Yaşanılan birinci olay bu.

BU TOPLANTIYI YAPANLAR AÇIK OLMASA DA AK PARTİ OLARAK BİR ADAY BELİRLEMİŞLER

Ahmet Baysal bir süre duraklıyor. “Çok mu yorduk sizi” diyoruz. “Yok” diyor, “daha yeni başladım anlatmaya.”

Beni rahatsız eden, çok rahatsız eden iki olay daha oldu. Onları da açıklamak istiyorum. Hayri Bey'in AK Partili iki milletvekili, AK Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun ve belirli bir grupla bir toplantı yapmış olması. Bu durumdan ben çok tedirgin oldum. Ben de bu konuda Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'a dedim ki “Lütfen sen onların ağabeyi sayılırsın. Birlikte toplantı yapan adamları gör, biz vakıf olarak bu seçime karışmıyoruz. İşe siyaset girmesin” dedim. Yılmaz da bana “Ağabey haklısın sen merak etme” dedi. Ondan sonra bu seçim arifesinde yapılan toplantılar kesildi. Ama bende bu noktada bir kanaat hatası oldu. Demek ki bu toplantıyı yapanlar açık olmasa da AK Parti olarak bir aday belirlemişler. Bana verdikleri imaj bu. Daha sonra yapılan toplantılar hakkında duyumlarım oldu. Üzüldüm. Bir diğer üzüldüğüm nokta ise Hayri Bey'i destekleyenlerin sadece milletvekilleri değil önceden bir temel atma töreninde hükümetin Başbakanı'nı sanki AK Parti İl Başkanı gibi addedip ona tavır koyan Prof. Dr. Yaşar Akbıyık olduğunu öğrendim. Akbıyık ve şürekâsının bu konuda Hayri Bey'e destek verdiğini öğrendim. Bu üç konu beni çok üzmüştür. Bütün bu çalışmalar hem seçim arifesinde hem de seçimlerde belli sonuçların ortaya çıktığı zamana kadar gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bunlar olmamsı gereken olaylardı. Ben adayların destek istemelerine kızmıyorum. Benim bu noktada üzüldüğüm Yaşar Akbıyık gibi sicili belli, üniversiteye olan zararları belli, üniversite rektörlüğü döneminde ilişkileri belli kişileri alması bizi tedirgin etti.

DURUM BÖYLE OLUNCA BİZ ATİLLA BEY'İ DESTEKLEDİĞİMİZİ İLAN ETTİK

Biraz ara veriyoruz. Ahmet Baysal, çayından bir yudum alıyor. Biraz gelip geçenlere bakıyor ve sonra bize dönüyor. “Ha evet, nerde kalmıştık? Devam edelim” diyor.

Ben adayların destek istemeleri noktasında herhangi bir karşı çıkışım yok. Atilla Bey'de belli yerlerde toplantı yapmış ve bu konuda destek istemiş olabilir. Bu desteğin siyasiler tarafından ya da vakıf yönetiminden birileri aracılığı ile yapılmaya çalışılması yanlıştır. Vakıf yönetimin de bulunan arkadaşlarımızın böyle bir şeye tevessül edeceğini düşünmüyorum. Ama siyasilerin yaptığı da yanlıştı. Bu konuda müdahale etmemeleri gerekiyordu. Ne üniversite içinde ne de üniversite dışında müdahale etmemeleri gerekiyordu. Fakat bu konuda müdahale yaptılar. Bu durum beni tedirgin etti. Hala bu tedirginliğim sürüyor. Bizim vakıf olarak elbette bir kararımız var. Üniversitede yapılan seçim sonucunda ortaya çıkan sıralamaya YÖK tarafından riayet edilseydi bizim bu konuda herhangi bir karşıtlığımız yoktu. YÖK'ün üniversitedeki sonuca saygısı olsaydı bizim bu konuda müdahalemiz olmazdı. Fakat bu konuda olmaması gereken bir olay oldu YÖK tarafından liste açıklanınca ve üniversitede seçilen sıralamaya riayet edilmediği için biz Atilla Bey'i desteklediğimizi ilan ettik. Birinci sıraya gelmiş bir adayı üçüncü sıraya koymuşlar. Dolayısıyla bizim bu konuda bir görevimiz var. Benim bu konuda özellikle söylemek istediğim bir diğer şeyde bu üniversite 4 rektör geçirdi. Ben bu son 4 seneye kadar üniversitedeki gelişmeyi daha önceki devrelerde hiç görmedim. Gerek fiziki yapı olarak gerek üniversiteler arası yayınlarda gerekse bu rektörün dürüstlüğü bakımından olsun görmedim. Atilla Bey üniversiteye bir şeyler kazandırabilmek için elinden gelen çabayı var gücüyle gösteriyor. Risk almasını biliyor. Bütün bunları kesinlikle biliyorum ve söylüyorum. Durum böyle olunca Atilla Bey'in birinci sıradan seçilmiş olması noktasında bir haksızlık yapılırsa, bunu yapanlar ya bir sebep göstermeli.

11 OCAK TARİHİNDE CUMHURBAŞKANI SAYIN ABDULLAH GÜL'E BU KONUYLA İLGİLİ MEKTUP GÖNDERDİM

Bize hesap verme zorunlulukları yok ama üniversitede oy kullanan ve Atilla Bey'e oy verenlere hesap verme mecburiyetleri doğuyor. Üniversitenin birinci yaptığı bir adayı neden üçüncü yaptım demesinin sebebini göstermesi lazım. Seçime siyasiler karıştıktan sonra bu konuda benim yapacağım tek şey kaldı. Devletine kayıtsız şartsız her şeyine veren bir vakfın verilecek kararla ilgili son kararı verecek devletin başkanına bazı durumları anlatması lazım. 11 Ocak tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'e bu konuyla ilgili mektup gönderdim. Bu mektubu ilk defa size söylüyorum. Bu konuda sizinle görüşmenin en büyük faydası bu olacak beklide. Cumhurbaşkanı benim mektubumu okuduktan sonra karar verirse ben o karara saygılıyım. Devletin başıdır. Hiçbir siyasi partinin siyasi görüşünü benimseyecek şekilde bir tavır koyamaz. Koymaması lazım.Üniversitede herkes korku içinde. Hayri Bey'in ekibinde bazı kişiler var ki ellerinden gelse Atilla Kılıç'ı boğacaklar. Bu durum içerisinde üniversitede rahat çalışabilmek mümkün değil. Hayri Bey ne kadar bu konuda dürüst olsa da ne kadar iyi bir çalışma gerçekleştirse de bu durumun önüne geçemez. Muhtemelen Hayri Bey kendi ekibine belli tavizler vermiştir belli sözler vermiştir bu durumun önüne geçemez.

BENİM BU KONUDA Kİ TALEBİM CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN MEKTUBUMUN OKUNMASI

Cumhurbaşkanı mektubu okudu mu? Cumhurbaşkanından randevu talebiniz oldu mu?

Takip ediyorum. Randevu talebim oldu. Yazdığım mektupta değerli amcam değerli büyüğüm Sayın İzzet Baysal'ın bu güne kadar Bolu'ya 106 eser kazandırdığını, onun ölümünden sonrada vakıf olarak bütün gücümüzle, bütün imkânlarımızla üniversitenin yanında olduğumuz anlattım. Yapılan 127 eserin açılışının inşallah Cumhurbaşkanımızla birlikte beraber açarız dedim. Mektubumun devamında biliyorsunuz, üniversitenin verimliliği vakıfla uyumlu çalışmasına bağlıdır dedim. Üniversitede yapılan seçim sonrasında ortaya çıkan sıralamanın dışında bir sıralama gerçekleşirse bu büyük bir hata olur. Üniversitenin gelişimi açısından aksaklıkların ortaya çıkmasına neden olur dedim. Rektör Atilla Bey çalışkandır, dürüsttür, girişimcidir. 4 senede bu üniversiteye çok şeyler kazandırmıştır ve iyi bir yerlere getirmiştir dedim. YÖK'ün bu konuda sıralama değişikliği gibi bir durumu olursa lütfen bana 15 dakika bir randevu verin size daha etraflıca üniversite için neyin daha yararlı olacağını ifade edeyim diye mektup gönderdim.

Benim niyetim gönderdiğim mektuptan hiç bahsetmemekti. Ancak size bildirmek zorundayım. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün özel kalemi ile temas halindeyim. Benim bu konuda ki talebim Cumhurbaşkanı tarafından mektubumun okunması. Biz vakıf olarak Atilla Bey'in üçüncü sırada değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz. Bütün değerlerini eğitime aktaran ne Türkiye'de ne de Dünya'da bulunan bir vakfın başkanı şu doğrudur diyorsa Cumhurbaşkanı'nın bu noktada bizim kanaatimizi dikkate alacağını umuyorum. Cumhurbaşkanı'na mektubun ulaşmasında danışmaları tarafından bir gecikme uygulanırsa yazdığı mektubu hem Bolu Gündem'e hem de Hürriyet Gazetesi'ne göndereceğim.

YAŞAR AKBIYIK ŞİMDİ BAŞKA BİR KILIĞA BÜRÜNEREK FARKLI BİR ÇALIŞMA YÜRÜTMEYE KALKIYOR

Mektubu okuduktan sonra bu konuda talebimin geri çevrileceğini düşünmüyorum. Talebimin geri çevrilmesi durumunda çok haykırırım, haykırırımda belki netice değişmez. Ama şu bilinsin bizim vakfımızın kimseden ne kredi beklentisi var ne yardım beklentisi var. Biz gücümüz ölçüsünde yapacağımız yapmaya devam ederiz. Elbette üniversiteye de yapılacak çalışmaları yapmaya devam ederiz. Sonuçta biz ortaya koyduğumuz üniversitedeki çalışmaları rektör için yapmıyoruz. Kendi yaptığımız işleri takip ediyoruz. Belirli bir gelir var o gelir muhakkak Bolu için harcanacak. Bolu'nun ihtiyaçlarını karşılamaya devam edeceğiz. Vakıf yöneticilerimiz Atilla Bey'in 3. Sıraya düşmüş olmasına çok ciddi tepki gösteriyorlar. Bu konuda çok fazla telefon alıyorum. Bana ne olur bu duruma siz müdahale edin diyorlar. Bizim yetkimiz yok diyorum. Mektuptan söz edemiyordum. Sonuçta biz Hayri Bey gelse Hayri Bey'le de çalışacağız. Hayri Bey'i tanırım. Akbıyık'ın Mimarlık Mühendislik Fakültesi'nin açılışında yaptığı hadisede Akbıyık senato kararı ile kimsenin katılmasına izin vermedi bir tek Hayri Bey vardı o açılışta. O krizleri çıkartmış kişi sanki kendisi değilmiş gibi Yaşar Akbıyık şimdi başka bir kılığa bürünerek farklı bir çalışma yürütmeye kalkıyor. Netice ne olur bilmiyorum.

Ahmet Baysal'a teşekkür edip ayrılıyoruz. Ayrılırken kendisini soranlara selam söylüyor Ahmet ağabey. Gözleri yine dolu dolu oluyor, bakışlarında hüzün yüzünde gülümsemeyle.

25.01.2010



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TGC’den kağıt krizine 18 maddelik çözüm18 Eylül 2018 Salı 11:18
  • Okul önlerinde güzel bir uygulama18 Eylül 2018 Salı 11:17
  • Acil servis çalışanlarına eğitim18 Eylül 2018 Salı 11:05
  • Kızılay’dan ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım18 Eylül 2018 Salı 10:52
  • ÇHD ve HHB için açıklama18 Eylül 2018 Salı 10:07
  • Temelleri Bolu’da atıldı18 Eylül 2018 Salı 10:05
  • 53 kök kenevir yetiştirdiler18 Eylül 2018 Salı 00:48
  • Cezaevlerindeki 'süngerli oda'ları sordu18 Eylül 2018 Salı 00:45
  • Ağabeyinden etkilendi bakın ne oldu18 Eylül 2018 Salı 00:42
  • Bu öğretmenler ve öğrenciler nerede?18 Eylül 2018 Salı 00:33
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim