• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

İÇİM SIZLADI

Nadir Garipoğlu

   Geçen hafta il dışından misafirlerim vardı. Onların isteği üzerine uzun zamandır gitmediğim ve Abant’ta yapılan inşa, imalatlar ve düzenlemeler ile ilgili 21.04.2010 tarihinde yazdığım son yazımın sonunda “Bir daha Abant’a gitmem de, bu konuda yazı da yazmam” demiştim. İki sene sonra misafirlerimin arzusu üzerine ve merakımdan gitmek zorunda kaldım.

İçim sızladı.

   Etraf çamur deryası, piknik yapılacak yerler hala su birikintileri, çamur çökek içinde yüzlerce insan mecburen yeni yapılan parke taşı yolun üzerinde mangal yapmaya çalışıyorlar.

   Otobüsler, otomobiller kenardaki çamura batmamak için yol üzerine dizilmişler geçecek yer yok. Bir keşmekeşliktir gidiyor.

   O güzelim Abant hala kendisine gelememiş. O günleri hatırlayalım. 2009 Yılı sonu 2010 yılın başlarında o zaman ki valimiz Halil İbrahim Akpınar Abant’ı güzelleştirmeye, gölün çevre yollarını genişletmeye, su seviyesini yükseltip gölü büyütmeye kalkışmıştı.

Ne olduysa gölün su seviyesini hesapsız kitapsız yükseltilmesiyle başladı. Yollar su altında kaldı, iskeleler, ağaçlar hatta göl gazinosu binasının zeminini su bastı. Ayrıca Nilüfer çiçekleri de yaprak açamadan su altında kalmıştı.

   Karların erimesi, yağmurların yağması sonrası iş iyice çığırından çıkmıştı. (Üstelik o kış Abant’ta ne çok kar yağdı ne de yağmur. Kurak bir mevsimdi)

   Su seviyesinin çok yükseldiği görülünce düşürülmek istenmiş savağa dökülen beton kesilmeye çalışılmış, olmamış. Yaylalardan gelen suyu önlemek için derelerin önünü germişler, suni bir göl oluşmuş adına da yavru Abant demişler. Rüzgar paraşütü yapılan endemik bitkilerle dolu çayırı yok etmişler, doğayı bozmuşlardı.

    Su altında kalan yolları yükseltmişler, genişletmişler, setler, yarmalar, dolgularla istenmeyen gözü tırmalayan lüzumsuz işler yapılmış velhasıl kaş yapayım derken Abant’ın gözü çıkmıştı.

   2007 Yılında T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce 2873 sayılı Milli Parklar kanununun 4.maddesi gereği 1/10000 ölçekli Abant Gölü tabiat parkına ait uzun devreli gelişme ve revizyon planı var.

   Bu plan hükümleri dışında Abant Gölü ve çevresine herhangi bir şey yapmak mümkün değil ve bu plan Abant’ın insan eli tarafından tahrip edilmeden dünya standartlarında doğal haliyle kalmasını sağlamak için kesin hükümler taşımaktadır.

  Bütün bunlara rağmen yapılan bu faaliyetler halkımızın ve basınımızın büyük tepkisini çekti. İş ulusal basına yansıdı vali bey şikayet edildi. Bilecik’e tayini çıktı. Hürriyet Gazetesi’nde “Abant’ta geri adım” başlıklı yazıda Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun demeci çıktı.

   “Abant’ta yapılanlar yanlış. Göl suyu derhal eski seviyesine indirilecek, yapılan hatalar düzeltilecek” v.s. Valimizde giderken “Bizim bu Abant’ı güzelleştirme çalışmalarımız bitince muhteşem olacak” demişti.

   Aradan 2 sene geçti diye dokunur hiçbir şey yok sadece parke taş yoldan başka ben hiçbir şey göremedim. Her taraf gene çamur içinde bu gidişle Abant’ın kendine gelebilmesi için en az 10 sene geçmesi lazım. Velhasıl Allah’ın tüm güzelliği ile bize hediye ettiği doğal, tabii Abant yok artık…

02.05.2012

Bu yazı toplam 1293 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim