eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 102.754
  • Altın 148,113
  • Dolar 3,5395
  • Euro 4,1725
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 27 °C

İddianameye sayfa sayfa itiraz etti

İddianameye sayfa sayfa itiraz etti

30 Temmuz 2007 tarihinde pompalı tüfekle intihar eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Dr. Sedat Turgay'ı ölüme götüren neden henüz belirlenemezken, Sedat Turgay davasındaki iddialar, olayı giderek daha da karmaşık hale dönüştürüyor. Sanık sandalyesinde oturan müfettiş Mutlu Güner, dün iddianamede geçen her bir ifadeye sayfa sayfa itiraz etti.

Sedat Turgay davası, dün Bolu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Davada sanık sandalyesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Sedat Turgay'ın intiharına, hastanenin teftişi esnasında kullandığı ifadeler ve ithamlar nedeniyle sebep olduğu iddiası ile Sağlık Bakanlığı Müfettişi Mutlu Güner yer aldı. Güner'in avukatları, Güner'in sanık sandalyesinde değil de savunma tarafında oturarak, davanın devam etmesi gerektiğine ilişkin talepleri dava hakimi tarafından reddedildi.

SAĞLIK BAKANLIĞI'NDA TAKDİR VE ÖVGÜ KAZANDIM

Davada iddialara yanıt veren Güner, hazırlanan iddianamenin taraflı olarak hazırlandığını ifade etti. İddianameyi hazırlayan Savcı Nafiz Özkalaycı ile ölen Sedat Turgay arasında dostluk ilişkisi olduğunu ve yaşanılan olayın iddianamede hazırlandığı şekliyle olmadığını ifade ederek, iddianamede geçen ifadelere sayfa sayfa itiraz etti. Güner verdiği savunmada, kendisinin Fizik Tedavi Hastanesi'nde usulsüzlük nedeniyle teftiş etmek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından gönderildiğini ve soruşturma yapılırken, soruşturmayla ilgili ilginç verilere ulaştığını belirtti. Güner yaptığı savunmada, “10 yıldır Sağlık Bakanlığı'nda müfettişlik görevimi sürdürüyorum. Görev yaptığım süre içersinde yaptığım çalışmalar nedeniyle, takdir ve övgü kazandım. Sağlık Bakanlığı tarafından, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddiaları açıklığa kavuşturmak için, Bolu'ya geldim. Rahmetli Sedat Turgay ile ilgili ilk iddia, Turgay'ın yakınlarına ait Eratay Otel'de hastalara özel tedavi uyguladığı ve bu durumdan menfaat elde ettiği gerekçesiyle görevini kötüye kullandığına ilişkin iddialardı. Bu durumun doğru olup olmadığını tespit etmek için, Eratay Otel'e gittim ve konuyu araştırdım. Yaptığım incelemeler sonucunda, Sedat Bey'le ilgili bu iddianın gerçek olmadığını anladım ve bu durumu hazırladığım raporda belirttim” dedi.

SONUÇLARA AJANDALARDAN ULAŞTIM

Güner savunmasının devamında, “Hastaneyle ilgili 2003-2005 yılları arasında 4 defa soruşturma yapılmıştır. Yapılan soruşturmaların ardından, hastane kayıtlarının bilgisayar ortamında muhafaza edilmesi ve yapılan poliklinik çalışmaların burada tutulmasına ilişkin karar, Bakanlık tarafından ifade edilmiş ve hastanenin hesabında 3 Milyon TL olmasına rağmen, bilgisayarlı sisteme geçilmediğini tespit ettim. Hastanenin 2002-2007 yılları arasında yaptığı hasta kayıtlarını ve poliklinik tedavilerinin kayıtlarını istedim. Yaptığım araştırmada hastaların randevu tarihlerini inceledim. Yaptığım araştırmalar sonucunda, hastanenin 62 ila 113 sayı arası yatak kapasitesinin boş bırakıldığını tespit ettim. 250 yatak kapasiteli bir hastanenin neden bu sayıda yatağının boş bırakıldığını ve gelen hastalara yer olmadığının ifade edilmesinin içeriğini araştırmaya başladım. Yaptığım araştırmalar sonucunda, hastanede tedavi gören hastaların büyük bir çoğunluğunun her yıl tedavi gördüğünü ve hastaların kendi aralarında akrabalık ve yakınlık ilişkilerinin olduğunu tespit ettim. Bu sonuca hasta randevu kayıtlarını tutan doktorların ajandalarında yaptığım incelemeler sonucunda ulaştım” şeklinde konuştu.

DAVA 3 ARALIK TARİHİNE ERTELENDİ

Ayrıca Güner savunmasının devamında, hastanede yıllardır yatakların 'devre mülk gibi kullanıldığını, bu yatakların doktorlar arasında paylaştırılarak tahsis edildiğini söyledi. Yaklaşık 7 saat süren dava, 3 Aralık 2009 tarihine ertelendi. Mahkeme arasında Turgay'ın yakınları sinir krizi geçirdi. Dava Türkiye'de ilk defa Ağır Ceza Mahkemesi'nde manevi cebir suçuyla görülen dava olma özelliğini taşıyor. Müfettiş Güner'in davada suçlu bulunması halinde, dava yaşanılan bu tür olaylara emsal gösterilebilecek. Yeni yapılan yasal düzenlemeye göre, sürekli yenilenen zincirleme hakaret işkence sürecini oluşturuyor. Manevi olarak da işkence yapılabileceğini ifade ediliyor. Davanın ilerleyen günlerde nasıl bir sonuçla sona ereceği ise kamuoyu tarafından merak ediliyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Pasaport ve ehliyetler nereden verilecek?26 Eylül 2017 Salı 11:48
  • ONLAR BİZİM ÇOCUKLARIMIZ26 Eylül 2017 Salı 11:30
  • İki araç birbirine girdi: 4 Yaralı26 Eylül 2017 Salı 10:50
  • Koca bir köy taşınacak26 Eylül 2017 Salı 10:17
  • Aksaray merkezli operasyon26 Eylül 2017 Salı 10:15
  • Bolu üst düzeyde temsil edilecek26 Eylül 2017 Salı 09:56
  • 3 Kişi yaralandı26 Eylül 2017 Salı 09:46
  • Dev sıçan görenleri şaşırttı26 Eylül 2017 Salı 09:30
  • Evcil’den Türk Dil Bayramı mesajı26 Eylül 2017 Salı 09:00
  • 50 kediye sahip çıktı26 Eylül 2017 Salı 08:45
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim