eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

İhsan Abi ile “Gönül” gönüle

Mustafa Namdar

Yaşamlarında en uzlaşmaz çelişkinin varsa yoksa sınav olduğu bir sınav ülkesinde yaşayan ama dünyada yapılan standart sınavlarda diğer ülkelerin gençleriyle karşılaştırıldığında sonlarda yer alan;

- Kültür birikimi yitirilmiş,

- Muhakeme yetenekleri bitirilmiş,

- Başkalarından medet uman

- Kısa yoldan köşeyi dönmeye çalışan,

- Araştırma yapmayan,

Adlarına liseli denilen geniş bir genç topluluğun resimlendiği bir tablodan çıkmış küçük bir kareyle Erzurum yolculuğumuz başladı. Başlarında “Doğu denizine” girip de hiç yüzmemiş, yalnızca kıyısında ayaklarını ıslatmış; Batı denilen bir bölgede yaşayan bir öğretmenle…

Başlangıç satırlarını oluşturan yüzlerce harfin yerlerini değiştirdiğinizde sonsuz yorumlara ulaşabileceğiniz uzun yolculuk sürecince, bu harflerle yer değiştirmece oynayan; sonuçta beyin yorgunluğuna ulaşan ben. Ayak basacağım yerleri sanki keşfedilmiş topraklar; kendimi de kâşif olarak gören ben. Bu öyle bir bilinmezlikti ki sanki biraz abartıyordum. Ama hiç de öyle değil aslında. Çünkü ülkemin doğusunu ilk kez görecektim. Belki doğunun insanıyla batıda çok şeyi paylaştım; ama hiç de öyle değil aslında. Çünkü ülkemin doğusunu ilk kez görecektim. Belki doğunun insanıyla batıda çok şeyi paylaştım; ama kendi toprağında yaşayan insanlarla neyi nasıl paylaşabileceğimin merakı içindeydim.

Oraya vardığımızda ilk izlenimlerim, bu beş gün boyunca sıcakkanlı, dobra dobra, yalanı olmayan varsılı da yoksulu da paylaşmacı olan insanlarla birlikte olacağımız dı, ya da bana öyle geldi. Hiç biri bana adımla hitap etmedi. Çünkü ben enişteleriydim.

Gezinin üçüncü günü “Gönül Köprüsü Projesi”nin esas amacı olan Erzurum halkıyla Bolu halkının kaynaşması gerçekleşecekti. Bunun için de gençlerimiz günlerini kendilerine seçilen yöre aileleriyle geçirecekti. Organizasyonun en önemli halkasıydı bu. O günü biz öğretmenler de kendimize ayırdık.

Eşim bugüne kadar hiç görmediği akrabalarıyla buluşmak onları tanımak istemişti. Bu arada eşim de başka bir okulun kafilesinde görevliydi. Bu nedenle aynı kafilede farklı gurupların sorumluluklarını taşıyorduk.

Hemen aradı onları ve buluştuk. İhsan Abi’yi orada tanıdım. İlk karşılaşmamızda sanki birbirini daha önce hiç görmemiş havası yoktu. Ama en çok ilgi gene banaydı. Ne de olsa enişteleriydim. Bizi akşam yemeğine davet etti. Gündüz özgürce kendi sorumluluklarımız dışında herhangi bir baskı olmadan tadını çıkara çıkara Erzurum'un altını üstüne getirdik. Sonra akşam İhsan Abi ile birlikte evlerine gittik.

Nereden bakarsanız bakın Erzurum tutucu bir kent; ister örfüne, âdetine, sadıklığına yorun, ister bölgeciliğin getirdiği etik değerlere, ister kendi yağıyla kavrulmaya, ister, mistik efsanelere…

Hal böyle olunca ilk kez farklı dünyalarımızın olduğu bir ailenin içine girecek olmanın tedirginliği vardı.

Çok içten karşılandık. Tedirginliğim mutluluğa dönüyordu. İhsan Abi, eşi, ortanca oğlunun eşi ve torunları… Üç oğlu olduğunu öğrendim. Büyük oğlu ayrı evde oturuyor. Ortanca oğlu ve küçük oğluyla bu evde yaşıyorlardı. Laf lafı açtı. Bu kadar kalabalık hanede bir arada yaşamanın zor olacağını düşünüyordum.

İhsan Abi neden oranca oğlunun da ayrı evi yok? (Çünkü maddi durumları iyiydi. Yeni adı Yeşilyurt, eski adı Kiska olan beldenin geçen dönem Belediye başkanıymış. Çevresi çok geniş ve sevilen de bir adam. Başkanlığı bıraktıktan sonra kendi işinin başına dönmüş, üç oğluyla birlikte tekeri çeviriyorlarmış. Bu dönem aday olmamış. Nedenini sormadım.)

O dedi. Ortanca oğlu için. “Burada karı koca staj görüyor. Biz aile geleneğimizi yaşatıyoruz.”

- ?

Anlamadın değil mi, dedi.

Yoo anlamadım.

Eşim dedi. Gelinimi hayata hazırlıyor. Büyük gelin de küçük gelin gelmeden önce bu evdeydi. Onun stajı bittiğinde ortancayı everdim. O da şimdi küçük oğlanı bekliyor. O evlenince başka bir hane açılacak. Benim gelecek kuşaklara bırakacağım manevi mirasım bu.

Çok etkilenmiştim. Nesilden nesile kültür akışı böyle olsa gerek. Düşünsenize kaynanalar gelinlerinin bir nevi öğretmeni. Oysaki ben kaynana-gelin fıkralarına daha aşinayım.

Gelin kızımız daha ne kadar burada?

Çok değil dedi İhsan Abi, yaza düğünümüz var. Bizde evlenen hemen başka eve geçer, kendi hayatını kurar. Özgürlük gibi bir şey gelirdi bize. Sen Abdurrahman Gazi Türbesi'ne gittin mi? dedi İhsan Abi.

Hayır dedim. Eşim gitti niye ki?

Oraya gitmeden Erzurum'u terk edersen bir daha gelirsin dedi. Ardından gülerek, Gördün mü bak nasıl bağladım seni, düğüne bekliyorum.

Sohbet bir yer sofrasında sürüyordu. Evin kadınları yalnız yemek servisi yapmak için yanımıza geliyorlardı. Başka zamanlarda girmezlermiş. Ayran çorbası, kuru dolma, kadayıf dolması… Ölüyorum sandım. Uzun zamandır hiç bu kadar çok yemeği bir arada yememiştim. Yer sofrasında hiç bükemediğim dizimi bükerek oturması da cabası. Ama onun da bir gerekçesi varmış. İnsanın gerekenden fazla yemesini önlüyor. Açlık hissetmeden sofradan kalkabilmeyi sağlıyormuş. İhsan Abi’nin dediğine göre çoğu yoksul ailelerde sürüyormuş yer sofrası geleneği.

Yemeklerin ve sohbetin tadı damağımızda olduğu halde helalleştik, gelecek yaza görüşmek dileğiyle ayrıldık. Ertesi gün Bolu'ya yola çıktık. Bolu'ya döndükten sonra, kaldığımız yerden başladık gene hayatı didik didik etmeye.

Ramazan Bayramı gelmişti. İlk gün eşim akrabalarını arıyordu. Son telefonda bir şeyler olduğunu sezmiştim.

Ne oldu? dedim, bir süre yanıt alamadım. Bir daha sordum.

İhsan Abi’nin küçük oğlunu dedi, vurmuşlar!

Nedenini soramadım.

Ben de soramadım. Ortanca gelin geldi gözümün önüne, küçük gelini düşündüm bir an… Ne diyebilirdim ki?

Düğüne geliriz demiştik, belki başsağlığına be İhsan Abi.

12.03.2009

Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim