• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

İKİ ÖNEMLİ KİŞİYE TEŞEKKÜR

Hasan Dinç

Bu sütunlarda çok az da olsa zaman zaman teşekkür yazıları çıktığını okuyucularım bilirler. Beklentilerin dışında kendilerinden millet adına çok beğenilen söz ve davranışlar gördüğüm kişilere teşekkür etmeyi, kendime görev kabul ettiğimi herkesin bilmesini isterim. Böylece şahsını ve siyasi kanatlarını sevmediğimiz kişilerin bile müspet söz ve davranışlarının teşekkür edilerek güzelliklerin teşvik ve önünün açılmasına hepimizin gayret etmesi gerektiğine olan inancımı tazelemiş bulunuyorum. Geçtiğimiz hafta iki önemli siyasi bence çok önemli çıkışlarla kendilerinden hiç de beklenilmeyen önemli ve de tarihi konuşmalar yaptılar. İnanıyorum ki bu iki önemli kişinin yaptığı konuşmalar tarihe geçecek ve zamanı geldiğinde konuşmaları yeni nesillere ders olarak aktarılacaktır.

 Önce BDP’nin İstanbul milletvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder’in TBMM’nde yaptığı bir konuşma ile ilgilidir. Sayın Sırrı Süreyya Önder Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’nun 2B yasasının görüşmeleri sırasında HES’lerle ilgili konularda milletvekillerinin sorularını cevaplandırırken “Bu HES’ler Türkiye için olmazsa olmaz. Elektriğin sigortası, kendi milli kaynağımız. Bunların belki 30-40 yıl önce tamamlanması lâzımdı. SU AKAR; TÜRK BAKAR dedikleri gibi, su akmış, biz bakmışız.” sözlerine tepki göstermiş ve yaptığı konuşmada TBMM kürsüsünden sayın bakana “Bir Türk olarak bu nefsime ağır geldi. Su akar, Türk bakar Türklüğün alıklığına, aptallığına delalet etmez. Türk’ün kadim, tabiatla kurduğu ilişkideki hürmetine, dikkatine ve rikkatine delalet eder. Onlar sizden daha geri zekâlı değillerdi. Su aktığı zaman bunun bir dünya sistemi olduğuna, bunun çocuklarından miras olduğunu, geleceğe korunarak bırakılması gereken bir şey olduğunu bildiği için Türk bakmış. Yani sizdeki zekâ onda yok mu? Türk’ü bu şekilde aşağılıyorsunuz. Halkların aşağılanması bahsindeki dikkatimizi Türklerde de göstermek zorundayız” diyerek ömrünce unutamayacağı bir ders vermiştir.

“Bakar” kelimesi Türkçe köklü  “Bakmak” fiilinin geniş zaman üçüncü tekil şahıs çekimidir. Bu anlamıyla pek de hakaret anlamı hissedilmemektedir. Ancak dilimizde Arapçadan girmiş bir “Bakar” kelimesi daha vardır ki işte Sayın bakanın cehaletle ifade ettiği “Bakar” o “Bakar”dır. Bilhassa Arapların ama genellikle de gayri Türk’lerin Türklüğe hakaret maksadıyla söylediği kalıplaşmış “ Su akar, Türk bakar” sözü buradan kaynaklanmaktadır.  

Kur’an-ı Kerimde ikinci surenin adı da “Bakara” suresidir ve Sayın bakanın zikrettiği “Bakar” işte Arapçadaki bu “Bakar”dır. Dilimize Arapçadan gelen bu kelime “Öküz, sığır, iyiyi kötüden ayıramayacak kadar sersem, ahmak” anlamları taşımaktadır. Böylece doğrudan Türk’e hakaret etme cesareti gösteremeyen bazıları “Su akar, Türk bakar” sözüyle kafiyenin arkasına gizlenerek Türk’e içindeki gayzı ve kini boşaltmakta, vicdanındaki zehri kusmaktadır. Sayın bakanın “Su akmış, biz bakmışız” sözü bu anlamda söylenmemiş olsa da bundan mülhem söylenildiği açıktır ve sayın bakanın cehaletini de ortaya koymaktadır.

BDP İstanbul milletvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder’in “Bir Türk olarak bu söz nefsime ağır geldi” diyerek başladığı ve Türk’lüğü aşağılayan bu söze, Bir Sayın bakanın ağzından ifadesine tepki göstermesini çok anlamlı buluyor ve kendisine bir Türk olarak teşekkür ediyor, saygılarımın kabulünü rica ediyorum.

Konuşmasından dolayı ikinci olarak teşekkür edeceğim önemli kişi de Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Sayın Başbakan İstanbul- Mecidiye köyde yapılan TRUMP TOWERS MALL adındaki bir alış veriş merkezinin açılışında yaptığı konuşmada “Towers gibi, mall gibi kelime ve kavramların tamamının Türkçede aslından çok güzel karşılıkları var. Türkçe, dünya üzerinde yüz milyonlarca insan tarafından konuşuluyor. Türkiye Türkçesi, hele hele özellikle de İstanbul Türkçesi de Türkiye’nin artan gücüne paralel olarak artık uluslar arası bir boyut kazanıyor. Türkçe marka ve isimlerin dünya markalarına dönüşmesi için gayret gösterilmesi gerekir. Yatırımcılardan bu tür yapılarda Towers, Mall, Kids, Food Court gibi yabancı kelimelerden değil, karşılığı Türkçede bulunan kelimeleri kullanmaları gerekir” diyerek Türkçe’ye özen göstermeleri konusunda uyarıda bulunmuştur. Günümüzde Türkçe için önemli bir konuya parmak basan Sayın Başbakanımızın, Türkçe adına gösterdiği bu incelik ve nezakete yürekten teşekkür ediyorum. Birçok aydınımızın dikkat çektiği bu konuya yeteri kadar ilgi gösterip uyulduğunu söylemek mümkün değildir. Sade büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun en ücra kent ve kasabalarında bile bu salgın hastalığın sonuçlarını görmek mümkündür. Her türlü işletmelerin isimleri bırakın sıradan insanları, okumuşların bile anlamadığı levhalarla isimlendirilmektedir. Doğrusu Türk kent ve kasabalarının dışında bir yerdeymiş gibi bir duyguya kapıldığımı hissediyorum ve bu hissimin milletin kahir ekseriyeti tarafından paylaşıldığını da görüyorum, Başta Bolu Belediye Meclisi olmak üzere çok sayıda il ve ilçelerimizde ticarethanelere Türkçe isim konulması konusunda yönlendirici ve bağlayıcı kararların alınmasını da çok olumlu kararlar olarak algılıyor, bu kararlarda oyu bulunan her üyeye ortak dilimiz Türkçe adına gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum.

Türkçe, milletimizin oluşmasında hiç vazgeçilmeyecek milli bir değerdir. Türkçe bizim ses bayrağımızdır. Adriyatik’ten Çin Seddine kadar büyük coğrafya da yüz milyonlarca insanın konuştuğu dil Türkçe’dir.  Türkçenin ihmal edildiği ya da kovulduğu yer bayrağımızın indirildiği yerdir. Görünüşte bayrağımızın dalgalandığı fakat Türkçenin kovulduğu yer devletimizin egemenliğinden ayrılmaya karar vermiş, ancak henüz uygulanması gerçekleşmemiş yerdir. Bu nedenle Sayın Başbakanımızın Türkçe ile ilgili düşüncelerini çok önemli buluyor, bazılarına sert bir ikaz kabul ediyorum. Türkçeye gerekli hassasiyeti göstermeyen her kimse onların bu ikazlardan ders çıkaracakları kanaatiyle Sayın başbakanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum.

24.04.2012


Bu yazı toplam 1527 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim