• BIST 1.557
  • Altın 442,619
  • Dolar 7,4740
  • Euro 9,0282
  • Bolu -12 °C
  • İstanbul -5 °C
  • Ankara -10 °C

“İki tane Bolu’yu imar edecek para israf edildi”

“İki tane Bolu’yu imar edecek para israf edildi”
Saadet Partisi İl Başkanı İsa Sayın, Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yönetimini değerlendirdi. Sayın, Bolu’nun önemli sorunlarından biri olan otopark konusundaki projelerini anlatarak sorunların çözülmesi için önerilerde bulundu.

​Saadet Partisi İl Başkanı İsa Sayın, gazetemize nezaket ziyaretinde bulundu. İl Başkanı Sayın ziyaretinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın çalışmalarına ve ülke ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu. Sayın, ilimizin en önemli sorunlarından biri haline gelen otopark konusundaki projelerinden de bahsederek sorunların çözümüne ilişkin önerilerde bulundu.

“BOLU’NUN GELECEĞİNE DÖNÜK PLANLAMA YAPMASI LAZIM”

Sayın, Belediye Başkanı Tanju Özcan ile ilgili yaptığı açıklamada, “Belediye ile ilgili en başta şunu ifade edeyim, ben Tanju Beyi şahsen de birkaç kere ziyaret ettim, görüşme imkanımız oldu. Daha öncesinden de tanıyorum. Tanju Bey iyi niyeti bir şeyler yapmak istiyor, yani Bolu’ya gerçek manada iyi niyetli olarak hizmet etmek istiyor. Ama bu konuda sadece iyi niyetin yeterli olmadığını biz düşünüyoruz. Belediyenin Bolu’nun geleceğine dönük bir planlamayı mutlaka yapması lazım. Bolu’nun öncelikli problemlerini göz önüne alarak, bütçelerinde her şeyini hesap ederek master plan çerçevesinde bir zamana yayılmış ve bütçeye yayılmış şekilde Bolu’nun problemlerinin çözülmesi lazım. Ama yapılan işlere baktığımız zaman şu anda onu tam manasında göremiyoruz. Eskiden geldiği gibi gelişi güzel bazı noktalara bakıyoruz; yol yapılıyor, kavşak yapılıyor, başka çalışmalar yapılıyor. Ama bunların bir plan, program, bütçe çerçevesinde, gerçek manada bir idari kadroyla yapılması lazım” dedi.

“İKİ TANE BOLU’YU İMAR EDECEK PARA İSRAF EDİLDİ”

Tanju Özcan’ın her işe hakim olmasının mümkün olmayacağını belirten İsa Sayın açıklamasında ayrıca, “Tanju Bey’in, yaptığı her işte işin ehliyle çalışması lazım. Siyaseten insanlara görev vermeyi biz doğru bulmuyoruz. İşin ehli olması lazım. Mutlaka teknokrat kadro oluşturması lazım etrafında. Bolu’da bu insanlar varsa Bolu’dan, yoksa Türkiye’deki alanında uzman insanlarla bazı işlerin planlanması, yürütülmesi lazım. Hatta ben daha ileri gidiyorum; yurt dışından bile insan getirebiliriz Bolu Belediyesine. Türkiye’de herhangi bir belediyenin gücü buna yeter, Türkiye’de bile yoksa. Çünkü Bolu’muz bir tane. Geçmiş dönemde yapılan plansız, programsız, fizibilitesiz çalışmalar yüzünden iki tane Bolu’yu imar edecek para israf edildi. Yani bizzat bunun şahidi olarak söylüyorum, halkın gördüğü sadece buz dağının görünen kısmı. İzzet Baysal Caddesini iki kere yaptık. 3 milyona yakın para harcadığımız Necip Fazıl Kültür Merkezini açılıştan bir sene sonra yıktık. Bunlar halkın gördüğü şeyler, ama arka planda gözükmeyen o kadar çok şey vardı ki; mahallelerde, sokaklarda yapılan. Bunlar daha planlı, programlı şekilde yapılsaydı bu kadar israf olmazdı. Şu anda da bunlar yapılabilir. Bolu’nun bazı kronik sorunları var. Özellikle çarpık kentleşme konusunda eski mahallelerimizde ciddi sorunlar var. Bunlara ciddi bir master planla çözüm getirilmesi lazım” diye konuştu.

“PARK ET-DEVAM ET SİSTEMİ GELİŞTİRMİŞTİK”

Yerel seçim döneminde çarpık kentleşme ile alakalı çözüm önerilerini açıkladıklarını söyleyen Sayın, “Toplu bir kentsel dönüşüm projesi şeklinde çözüm önerilerimizi açıkladık. Hatta şehrin merkezini –Akpınar, İhsaniye, Gölyüzü Mahallesi gibi-  rahatlatacak, boşaltacak. Çünkü bu sorun kronik ve gittikçe daha çok kronik hale geliyor. Şehir büyüdükçe, geliştikçe bu alanların bu problemlerin çözülmesi mümkün kılınmıyor. Onun haricinde Bolu’da otopark sorunu var. Ciddi manada hepimiz bunu yaşıyoruz. Kaldırımlarımızın üzeri araba dolu. Otopark konusunda belediye ne yapmak istiyor? Aceba böyle bir plan proje fizibilitesi var mı? Seçim zamanı verdiği vaatleri biliyoruz. ‘İşte falanca yerin altına 500 araçlık otopark, falanca yere 300 araçlık otopark, falanca yere 200 araçlık otopark…’ Ama ben bunlarla Bolu’nun otopark sorununun çözüleceğini düşünmüyorum. Bolu’da çok yüksek araç kapasitesine sahip olan otoparklar yerine daha az araç alan, hatta daha yaygın bir otopark sistemine geçilmesi lazım. Ya da şehir merkezinin dışında büyük otoparklar yapılarak kent içinde ulaşım ücretsiz şekilde, tramvay gibi bir şeyle belki çözülebilir. Park et-devam et sistemi geliştirmiştik biz seçim zamanında. Şehir dışına aracınızı park ediyorsunuz. Oradan ücretsiz tramvayla cadde üzerinde istediğiniz yere gidip geliyorsunuz. Bunların önem sırasına göre ele alınarak, gerçek manada bir master planı çerçevesinde, Bolu’nun belki 30-40-50 yılını içine alacak şekilde çözülmesi lazım. Ben bu şekilde bir yönetim anlayışı maalesef belediyede göremiyorum. Hepimiz temenni ediyoruz, inşallah böyle bir yönetim anlayışına geçerler. Başkan bey ekibini daha çok güçlendirir. Daha çok devlet adamı, teknokrat, yönetim kabiliyeti olan insanlarla ekibini güçlendirerek devam eder diyorum” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE BÜYÜDÜ MÜ? BÜYÜDÜ. BU SAĞLIKLI BİR BÜYÜME DEĞİL”

Ülkemizin ekonomik durumu hakkında da açıklamalarda bulunan Saadet Partisi İl Başkanı Sayın, “Her şeyden önce şu anda biz bir siyasi partiyiz. Her ay kamuoyu yoklamaları biz de yapıyoruz. Bazı araştırma şirketleri vasıtasıyla raporlar önümüzde geliyor. Halkın birinci gündem maddesi yüzde 50’ye yakın bir rakamla ekonomi. Gerçekten ekonomik olarak çok sıkıntılı bir dönemdeyiz. Cumhurbaşkanımız geçen haftalarda dedi ‘şahlanışa geçeceğiz.’ 2017-18-19 ve 20 yıllarındaki üç farklı konuşmasından üçünde de ‘şahlanışa geçeceğiz’ diye gazetelerde çıkartmışlar. Biz dört senedir inşallah şahlanacağız. İnşallah şeytanın bacağını bu sefer kıracağız diyelim, ama gerçekten ekonomik manada bir dar boğaza geldik. Biz bunu şu şekilde söylüyoruz ‘deniz bitti artık duvara tosladık.’ Yani Türkiye’nin uzun süredir izlemiş olduğu ekonomik politika üretime, sanayileşmeye, yüksek teknolojiye yöneldiğinde dışarıdan borç para almak, dışarıdan ithalat yapmak şeklinde bir büyüme oldu. Ve bu da bizim gerçek manada güçlendirmedi. Genel Başkanımız bunu çok güzel izah ediyor; ‘Türkiye obezite oldu.’ Türkiye büyüdü mü? Büyüdü. Ama obozite oldu. Bu sağlıklı bir büyüme değil. Yağ kütlesi arttı, kas kütlesi artmadı. Vücudu ayakta tutacak kas kütlesi yok. O yüzden şu anda döviz kurunda yaşadığımız gelişmeler, Merkez Bankası rezervlerinin eksi 50 milyar dolara inmesi gibi sıkıntılar yüzünden Türkiye şu anda ekonomik olarak dar boğazda ve hala hükümet üretime dönük olmayan yatırımlara öncelik veriyor. Çünkü üretime dönük olarak yaptıkları hiçbir yatırım, aslında devlet eliyle doğrudan yok. Biz yıllarca hizmet yatırımları yaptık;  yol, köprü, hastane yaptık, devlet binalarının hepsini yeniledik. Bunlar lazım mı? Lazım, ama bize bunun yanında üretime dönük istihdam yaratacak iş kolları lazım. Biz sadece hizmet yatırımları ile gidersek geleceğimiz nokta bu” dedi.

“ARABA ŞU ANDA YOKUŞ AŞAĞI GİDİYOR”

Rüşvet ve yolsuzluğun ayyuka çıkmış durumda olduğunun altını çizen Sayın açıklamalarına şöyle devam etti: “Gerçekler ayyuka çıkmış durumda, israf da ayyuka çıkmış durumda. Şu anda Çanakkale Köprüsünü yapmak bir israftır. Şu anda Kanal İstanbul projesini yapmak bir israftır. Kanal İstanbul projesine yapacağımıza, Çanakkale Köprüsünü yapacağımıza -bunlar belki ilerde bize lazım olur, o zaman bütçemiz olur yaparız- bizim bir an önce, en kısa sürede üretime dönük yatırım yapmamız lazım. Tarım ve hayvancılığı geliştirmemiz lazım. Şu anda 16 dönüm arazi eken bir tane çiftçi sadece buğday eken çiftçi aylık bir asgari ücret kadar gelir elde edebiliyor. 16 dönüm ekmesi lazım. Bunu oturup düşünmemiz lazım. Biz buğday dahi ekemezsek bu toplum ne yeyip ne içecek? İnsanız, ilk önce karnımızı doyurmamız lazım. Onun için hükümetin şu anda ekonomik manada duvara tosladığını düşünüyorum. Bu gidişle de, bu zihniyetle binde bir dahi ihtimal görmüyorum ki ekonomi kalıcı manada düzelsin. Sadece araba şu anda yokuş aşağı gidiyor. Ara sıra bir çukura düşüp bir havaya sıçrıyor aşağı doğru inerken. Biz onu bir şahlanış gibi zannediyoruz. Ondan sonra devam ediyor. Pandemi döneminde o ucuza dağıtılan krediler vasıtasıyla yalancı bir bahar yaşatıldı piyasaya. Değirmenin suyu neden geliyor sormak lazım. Bu dağıtılan para bir üretimden mi kaynaklanıyor, hayır. Parayı bastık, 600 milyar TL’nin üzerinde. Bir şekilde kredilerle vatandaşa dağıttık. Ticareten bir canlanma oldu saman alevi gibi adeta. Ama bu aynı zamanda dövizi arttırdı. Ondan sonra şu anda piyasa tekrar resesyona girdi. Ve Cumhurbaşkanı diyor ki ‘acı reçete içeceğiz.’ Yani keşke acı reçete içip de kısa bir süre sonra şifaya kavuşsak. Ama bu gidişle şifaya kavuşmamızın hiçbir ihtimalini öngörmüyorum.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Çankaya talimat verdi: Kira alınmayacak18 Ocak 2021 Pazartesi 14:40
  • Narven’de daire sayısı 503’e yükseldi18 Ocak 2021 Pazartesi 14:35
  • 12 mahallede sular kesilecek18 Ocak 2021 Pazartesi 13:52
  • Eğitim Buluşmaları Bolu’yla devam ediyor18 Ocak 2021 Pazartesi 12:54
  • Bolu yine en soğuk il oldu18 Ocak 2021 Pazartesi 12:09
  • Harita kırmızıdan maviye dönüyor18 Ocak 2021 Pazartesi 11:27
  • Bolu Dağı 24 saat gözlem altında18 Ocak 2021 Pazartesi 10:26
  • Aşı olduktan sonra hissettiklerini anlattı18 Ocak 2021 Pazartesi 10:21
  • Mahsur kalan vatandaşları AFAD kurtardı18 Ocak 2021 Pazartesi 10:11
  • Bakan Selçuk yüz yüze eğitim için tarih verdi18 Ocak 2021 Pazartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim