• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C

İKİ YALANCI DOLMA

Hasan Dinç

Türk mutfağının önemli yemeklerinden biri de yalancı dolmadır. Sanırım etsiz olması nedeniyle böyle bir isim verilmiştir. Ancak zeytinyağlı olması ve soğuk yenilmesi sebebiyle damak zevkimizin vazgeçilmezleri arasında yerini almıştır.

Siyasetimizde de böyle yalancı dolmalar mevcuttur ve son zamanlarda bu yalancı dolmaların sayısı bir hayli artmıştır. Başta cumhurbaşkanımız olmak üzere bu yalancı dolmaları milletimize takdim ederek onların barış, huzur ve mutluluk isteklerini tatmin etmeye çalıştıkları görülmektedir. Milletimizin son otuz yıldan beri PKK teröründen çektiği sıkıntılara bütün dünya şahittir. Siyasetimizin gündeminden ve siyasetçimizin dilinden PKK terörü bu nedenle hiç düşmemektedir. İkide bir milletimizin karşısına çıktıklarında “Terörle bir yere varılamaz” ve “Terör çıkar yol değildir” gibi milletin özlemi olan huzuru müjdelemeyi ve güya teröristleri caydırmayı hedeflemektedirler. Daha önceleri ise terör örgütü için kullandıkları “Üç buçuk eşkıya” benzetmesi ise kulaklarımızda hala çınlamaktadır.

Biz de Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakan gibi çok büyük sıfatları üzerinde bulunduran bu kişilerin ağızlarından çıkan ve kulaklara hoş gelen bu sözlerin doğruluğuna inandık, terörün amacına ulaşamayacağı kanaatiyle gönlümüzü hoş etmeye devam ettik. Zaman, zaman bayrağa sarılı şehit cenazeleri gelse de büyüklerimizin (!) sözlerinden asla şüphe etmedik. Hep bu tür saldırıları  “Kanın yerde kalmayacak” “Terörün son çırpınışı” ya da “ terörün taraftarlarına moral verme girişimleri” olarak kabul ettik ve yaklaşan tehlikeye karşı deve kuşu misali başımızı kuma gömmeyi sürdürdük. Arada bir ordumuzun teröristlere karşı giriştiği  “Sözde geniş çaplı operasyonları”  ve “Kandilde taş üzerinde taş bırakılmadığı” resmi açıklamalarını duyunca daha da yumuşadık.

Bu sürede başta cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet büyüklerimizden milletimize takdim edilen ikinci yalancı dolma ise “Farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğu” sözü olmuştur. Hele de başbakanımızın her ağzını açtığında “Türk’ü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i v.s.” diyerek 36’ya varan etnik farklılıklarımızı sayarak bütün dünyaya ne kadar zengin olduğumuzu göstermesi calibi dikkattir ve bunları sayarken derin bir zevk aldığı yüz çizgilerinden anlaşılmaktadır. Ancak bu farklılıkların son gelişmelerle zenginlik değil felaketimiz olduğunu net bir şekilde anlamış bulunuyoruz.

Sonra büyüklerimizin (!)  silahlı mücadele ile sonuç alınamayacağı ve müzakerelerin başlatıldığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. “Terörle bir yere varılamaz” ve” Farklılıklarımız zenginliğimizdir” sözlerinin milletimiz ve vatanımız üzerindeki gizli emellerin uygulanması için başlatılan operasyonun narkozu,  olduğunu, bu sözü söyleyenlerin de gerçekte milleti uyutmak için görevli anestezi uzmanı olduğunu geç anladık. Terör çok büyük mesafe almış, devletimizi müzakere masasına çekmiş ve isteklerini onlara deklare etmiştir. Şimdi de “Akil Adamlar” yalancı dolmasıyla milletimize varılan bu anlaşma “Barış” adı altında yeniden paketlenip sunulmaya çalışılmaktadır.

Başbakan millet nezdinde güvenirliliğini kaybettiği için sözde adil adamlar aracılığı ile düşüncelerini halka iletmeye çalışmakta, gösterilen haklı ve demokratik tepkileri azaltabilmek hatta bu yöndeki milli direnişi kırabilmek için güvenlik güçlerini kullanmak, adli mercileri harekete geçirmek, daha da öte geçerek tehdit etmeyi bir yol olarak kullanmayı denemektedir. Millet kendisine nasıl güven duysun ki daha çok yakın bir dönemde terör örgütünden gelen “Hakikatleri araştırma komisyonu kurma” isteğine karşı “bu konuda muhatap hükümettir. İşe meclisimizin karıştırılması mümkün değildir” dedikten iki gün sonra mecliste komisyon kurulması için harekete geçip partisini yönlendirmesi unutulmuş değildir. Yine “Teröristler ülkeyi terk ederken silahlarını mağaralara saklasınlar ya da toprağa gömsünler. Silahlarla ülke dışına çıkmaları yasal mevzuata uygun değildir” dedikten birkaç gün sonra terör örgütünün ikinci lideri Murat Karayılan teröristlerin silahlarıyla birlikte çıkacağını ilan etmesi bu konuda da başbakanın söylediklerinin doğru olmadığını ortaya koymuştur. Bunlar gibi “Hiçbir taviz vermedik, APO’nun ev hapsine çıkması ya da serbest bırakılması söz konusu değildir ve demokratik özerk bölge istekleri de karşılanmayacaktır. Hele, hele Kürtçenin eğitim dili olması asla mümkün değildir” gibi başbakana ait sözler milletin gazını almaktan öte bir anlam taşamamaktadır. Zamanı geldiğinde bunlarında bir,  bir uygulamaya konulacağı artık gün gibi açıktır. Bütün bunlar sıraya konulmuş ve vakti geldiğinde gerçekleştirilmesine söz verilmiş müzakere konusu olduğu anlaşılmıştır.

Akil insanlar da yukarda söylenilen “Terörle bir yere varılmaz”, “Farklılıklarımız zenginliğimizdir” sözleri gibi millet nezdinde güvenini yitirmiş bir siyasi heyetin düşüncelerini halka kabul ettirmek amacıyla  oluşturulmuş “Yalancı dolma” dan başka bir şey değildir. Bu nedenle millet daha ağzına götürmeden bu yalancı dolmayı kusmuş, sofradaki kaşığından atmıştır. Bu heyete karşı yurt sathındaki milli tepkinin ilerdeki dönemlerde boyutlarının daha da artacağını ön görmek gerekmektedir. Milletle daha fazla karşı karşıya gelmeden bu işi tadında bırakmak, millete yalancı dolmalarla yaklaşmaktansa acı da olsa gerçeği ifade etmek gerekmektedir. Sonuç ne olursa olsun bu millet elbette başının çaresine bakacak, istemediği hiçbir şeyin olmasına fırsat tanımayacaktır. Hele, hele milli birliğin, millet ve vatan bütünlüğünün, ulus devlet ve üniter yapının, Türkiye Cumhuriyetinin temel özelliklerinin, ses bayrağımız olan Türkçe ile milli bayrağımızın masada müzakere edilmesine izin vermeyecektir. Gerisi başka düşünenlere aittir.

Bu yazı toplam 1187 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim