• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

İKTİDAR EMEVİ ZİHNİYETİ İLE HAREKET EDİYOR!

Mustafa Öz

Emeviler döneminde: Müslüman ve Arap olan insanlar birinci sınıf Müslüman olup Arap olmayanlar ise MEVALİ (2. Sınıf), hem Müslüman değil hem de Arap olmayanlar ise sınıfsız yani insan bile değil hükmü taşıyorlardı.
AKP iktidarı demokrasiyi amaç için bir araç olarak görerek işe başladı. Çoğulculuğu her şeyin başı olarak görünce kendine oy vermiş çoğunluğun dışındakileri YOK hükmünde görmeye başladı.
Muhalefet etme imkanı bırakmamak için kanuni düzenleme, yıldırma, karalama, aşağılama, kurumları ele geçirme baskı metodlarının tamamını harekete geçirdi.
Demokratik tepkilere karşı İKTİDAR YAĞDANLIĞI HALİNE gelmiş kolluk kuvvetlerini kullandı. Orantısız güçle karşılık verildi. O da yetmedi insanlara yaptıkları eylemlerle ÖRTÜŞMEYEN cezalar verdirildi. Siyasallaşan yargı sayesinde ADALET beklentisi bitti.
Başta Başbakan, bakanlar ve AKP yetkilileri Ceberrut, kendini beğenen, itici ve aşağılayıcı yaklaşımla siyaset yaparak, kendilerine destek verenlerin dışındakileri ÖTEKİLEŞTİRDİLER'
Bölücülere sağlanan tolerans muhalefete çok görüldü. Asker itibarsızlaştırıldı – vesayetten kurtuluyoruz sivilleşiyoruz – demokratlaşıyoruz – kişisel hak ve hürriyetleri artırıyoruz söylemleri lafta kaldı.
Teröristler silahlarıyla elini kolunu sallayıp şov yaparak giderken asker tutuklulara kafadan 18 yıl ceza verdirildi. Kendi atadıkları Genelkurmay Başkanı örgütçü ve terörist ilan edildi.
Gelir dağılımı bozuldu. Orta Sınıf tamamen yok oldu. Milli gelir azınlığın eline geçti. Çiftçi perişan, emekli ve memura 35 TL zam verirken emperyalistlerin kurguları ve kendi hayalleri uğruna karıştırılan Suriyeli göçmenlere 1 milyar TL şu ana kadar harcandı.
Ülkemizde mezhep kışkırtmalarının önü açıldı.
İktidar Belediyeleri aynen merkezi iktidar gibi astığı astık kestiği kestik hareket ettiler. İstanbul – Ankara başta olmak üzere Arsa-Arazi-İnşaat rantlaşmasının meyvelerini İKTİDAR yandaşları yediler, yemeye de devam ediyorlar.
Devlet Kurumları iktidarın yandaş kadrolarına teslim edildi. Aynı bencillik, tepeden bakmacı tutum bu kurumlarda da devam etti.
Çoğulculuk demokrasi olarak görülüp, muhalefet sürekli aşağılandı. Çok konuşmayın adres sandıktır denilerek demokratik yollar sandığa kadar tıkandı.
Çözüm süreci dedikleri ne idiğü belirsiz süreci eleştirenler KANDAN BESLENENLER olarak ilan edildi.
Milliyetçiyim diyenler IRKÇI ilan edilip ayak altına alındı. AKP'ye oy vermemişse Müslümanlığın şartlarını yerine getirenler dahi haşa kabul görmüş Müslüman olamadı.
AKP'nin lideri KUTSANAN YÜCE İNSAN ilan edildi.
Çoğulculukla millete istenen ANAYASA kabul ettirilmeye zorlandı. Ülkenin geleceği için ciddi kuşku yaratan Federasyon ve Denetimsiz BAŞKANLIK için dayatmalar başladı. Polis iktidarın kontrolüne girdi. Asker siyaset yapmama baskısı ile SİLAHLARI İLE ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK giden TERÖRİSTİ göremez hale geldi… Daha daha neler var…!
İşte bu Çoğulcu Dayatma (Demokratik Diktatörlük) halk temelinde ciddi birikim meydana getirdi.
Yapılan bir ankette Başbakan'dan kişisel olarak edenlerin oranı %25 bu çok ciddi bir rakam.
Taksimin gösterilere kapatılmak için 17 milyonluk şehrin cezalandırılması. Kentsel Dönüşümün -2B'nin ranta yol açması – Gezi Alanındaki YAPARIM RESTLEŞMESİ halkın öfkesinin – hatta nefretinin toplu gösteriye dönüşmesine neden oldu.
Hiçbir aklı selim sahibi yıkmayı – yakmayı tahribatı demokratik hak olarak göremez. Görmemeli. Ancak milletin polisine polisin millete karşı acımasızca kullanmayı da kimse mazur göremez. Ülkeyi GAZ BOMBARDIMANINA tutmanın neresi basiret. Gaza 22 milyon harcanmış. Tahribatın tutarı da 22 milyon deniyor. Milletinin öfkesini üzerine çekmeyen DEMOKRASİNİN 22 milyonluk gaza ihtiyacı olur mu? Millet kendi malına 22 milyon zarar verir mi? Gösterileri ÇAĞILCU İŞİ VE İDEOLOJİK olarak algılama basiretsizliği BİRİKEN ÖFKENİN SOSYOLİJİSİNİ anlayamamak demektir. Sorumlu idareciden biz de %50'yi zor tutuyoruz sözü çıkar mı? Ne demek bu!
Siyasetçiler toplumun RUH halini doğru okumadıkları zaman olayların akışını kontrol edemezler. Gündeme hakimiyetlerini kaybeden ve bu şekilde istenmeyen gelişmelere yol açarlar.
Bu ülke hepimizin; İktidar toplumu geren meydanlara karışmasına neden olan ÖFKENİN SEBEBİNİ muhalefete, radikallere, ideolojiye, çoğulculuğa, tencere tava hepsi bir hava'ya bağlayıp ayrıştırmayı keskinleştirmeyi ve kamplaşmaları artırmayı bırakmalı; BEN NEREDE YANLIŞ YAPTIMI araştırmalıdır.
Muhalefet ve sivil toplum vatandaşta tepkisini kurmadan – dökmeden – yeni tahriklere yol açmadan yapmalıdır.
Polisi iktidarın gazlayıcısı – orantısız şiddet kullanıcısı durumuna getirmemelidir.
Demokrasi 4 veya 5 yılda sandığa gidip ÇOĞULCULUĞA sığınıp karşıdakini yok saymak değildir.
Demokratik haklar ÇOĞULCULUĞUN (İKTİDARIN) lütfu hiç değildir!
Ey İktidar. Zulümle – Zorbalıkla – kendini beğenmişlikle ebediyete kadar kalamazsın…
Milletin evlatlarını – milletle çarpıştıranlar bilerek ya da bilmeden zulüm içindedir.
Peygamberlere – nice sultanlara kalmayan (ÇOĞULCULUĞUNUZ) size de kalmaz.

Mağrurlanma ÇOĞULCUĞUM senden büyük ALLAH VAR! Sonrada TÜRK HALKI VAR!

Bu yazı toplam 903 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim