• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -7 °C

İktidar olmak ve muktedir olmak

Mustafa Öz

Parlamenter demokrasilerde iktidar olmanın meşru yolu adil ve kabul edilebilir seçimlerden geçer. Seçimler sonunda hükümet kurabilecek çoğunluğu oluşturan siyasi parti veya partiler, anayasa ve teamüllere göre hükümeti kurarlar. İktidar olurlar.

    İktidarın görevi ülkenin iç ve dış siyasetini yönlendirmek, ihtiyaç duyulan kanunların çıkarılmasını sağlamak, devletin bir ahenk içinde yönetilmesini tanzim etmektir. İktidar, yürütme ve yasama görevini yaparken, halka taahhüt etmiş olduğu siyasi vaatlerini yerine getirmeye çalışır. Hükümet etme anlayışını kendi siyasi söylemleri ve üslubuna göre oluşturma istek ve arzusundadır. Bu arzu ve isteği yerine getirirken hükümet ederken anayasal kurumlarla, milletle ters düşmemek gerekir. Ben yaptım oldu, ben iktidarım istediğimi yaparım anlayışı demokrasilerde çatışmayı, huzursuzluğu arttırır. İktidarın da yıpranmasını sağlar. İktidarlar neyi yapıp neyi yapamayacaklarını iyi hesap etmek durumundadırlar.

    Parlamenter sistemlerde önemli olan bütün halkın temsilcilerinin mecliste bulunmasıdır. Ülkenin jeopolitik durumu, geçmişteki uygulamalar, istikrar talepleri gibi nedenlerle oluşturulan seçim sistemi bazen buna izin vermez. Nitekim ülkemizde %10'luk seçim barajı, il barajı nedeniyle parlamentoda temsil edilemeyen %53'lük bir halk kitlesi bulunmaktadır. 13 milyon seçmen sandığa gitmemiştir. Başka bir deyişle her dört kişiden biri sandığa gitmemiştir. Şu anki iktidar, oy kullanan seçmenlerin %27,5 oyunu alarak parlamentoda çoğunluğu oluşturmuş ve tek başına iktidar olmuştur. İktidar parlamentoda çoğunluk olmakla birlikte, her 100 Türk vatandaşından 73 kişi bu iktidara oylarıyla destek olmamıştır. Yani iktidar bir anlamda millet nezdinde azınlığı temsil ederken; seçim sistemi gereği de parlamentoda çoğunluğu elde ederek iktidar olmuştur. O zaman iktidar milletin çoğunluğunu yanına alabilmek için kendi yandaşlarına göre değil, ülkenin içeride ve dışarıdaki ihtiyaçlarını dikkate alarak milletin çoğunluğunu kavrayacak şekilde hükümet etmesi en doğru ve kabul edilebilir uygulamadır. Peki, gelişmeler bu yönde midir?

    İktidarlar sayısal çoğunluğu elde ettiklerinde; iç siyaset, dış siyaset, anayasa, hukuk, adalet, eğitim, sağlık, savunma, ekonomi ve teşkilatlanma gibi ülkeyi ilgilendiren tüm konularda tek söz söyleme ve tek karar verme makamı olmak isterler. Bu isteğin adı “muktedir olmak”tır. Oysa demokrasilerde yürütmeye “tek muktedirlik” taşınmamıştır. İktidarlar tüm faaliyetlerini hukukun içinde kalarak, insan haklarına, anayasaya, kanunlara uyarak ve denetime açık, çatışma yaratmadan yürütmek zorundadırlar. İktidar gücünü kullanarak çalışanların mağdur edilmesi, sendikal örgütlenmeye müdahale, sivil inisiyatife müdahale, hukukun siyasallaştırılması, ticarete müdahale edilmesi, devletin kurumlarından siyasi nedenlerle desteğin çekilmesi, “muktedir olma kavgası” verilmesi çok yanlıştır.

    Siyaset tarihimiz benzer yanlışlıkları yapan iktidarları hiçbir zaman muktedir yapmamış, hem zor duruma, hem de gülünç duruma düşürmüştür.

    Muktedir olmak, ben yaptım oldu mantığı olmadığı gibi zorbalık ve hukuk tanımamazlık hiç değildir. Muktedir olmak, her yaptığın eylemin kabul edilebilir olmasıdır. Çoğunluğun ben olsaydım da böyle yapardım demesidir.

    Yani azınlığın çoğunluğa tahakkümü değildir. Eğer her yaptığın kanun, her yaptığın iş kabul görmüyorsa sen muktedir olamadığın gibi iktidar olmayı da sürdüremezsin! Tarih bu anlayışla iktidar olanların siyaset çöplüğüne gönderildiğini tespit etmektedir.

    Demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesi, hukukun üstünlüğünün ortaya çıkması için her iktidar muktedir olmanın gereği olarak gücünü halktan almalı, halka sırtını yaslamalıdır. Bunun dışındaki muktedir olma mücadelesi; demokrasi dışılığı, zorbalığı, zalimliği, hukuksuzluğu, bencilliği çağrıştırır. Demokrasilerde bu tür iktidarların kalıcı olduğu görülmemiştir.

    Hz. Ömer'den;

    “Yöneticiler adalet üzre yönetim yaptıklarını sanıp adaletsizliğe hükmederler, ama bunun da çoğu zaman farkına varmazlar.”

27.01.2006

Bu yazı toplam 422 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim