• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

İKTİDARIN VALİSİ,CHP'NİN BAYRAMI!

N. Gürkan Yetkin

Garip milletiz vesselam!
Tezatlıkları mı seviyoruz yoksa birileri mi bizimle kafa buluyor ?Çoğu zaman anlamakta güçlük çekiyorum.
Bir 29 Ekim Cumhuriyet bayramı Kutlamaları bu kadar mı tuhaflıklar zinciri oluşturur.CHP tarafından günler öncesinden programlanan Cumhuriyet yürüyüşü ve bayram kutlaması etkinliği devletin polisi tarafından engellenirken aynı esnada devletin zirvesi hipodromda cumhuriyet bayramı yerine başka bir bayram mı kutladı?Engelleyen neyi engelledi?Engellenen neyi kutladı?
Anıtkabir'e yürüyerek ve tüm illerden Ankara'ya otobüslerle insan taşıyarak mı cumhuriyete sahip çıkıldı?Anayasal hak olan seyahat etme hakkı İç İşleri Bakanlığı'nın talimatıyla hak olmaktan çıkarılıp ne engellenmiş oldu?
Tüm bu olup biten gariplikler zincirini çocuklar yapmış olsaydı büyükler bu küçüklere nasıl tepki verirdi?Bu görüntülere seyirci olan küçükler büyükleri hakkında neler düşündü?
…
Haber Programlarında olup bitenleri seyrederken on yaşımdaki kızımın ebeveyn olarak bana sorduğu sorular?
Soru1: Baba!Ellerinde bayraklarla bu insanlar ne yapıyor?
El cevap1:29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamaya çalışıyorlar!
Soru 2 :peki bayram kutlamaya çalışan bu kişilere Polisler neden su ve biber gazı sıkıyor?
El cevap2:…….!.?*\-
(El cevap 2 için boşlukları doldurabilecek sözü olan varsa doldursun!)
…
İzmir'de bayram kutlamaları esnasında ilin valisine tepki olarak protokolü terk eden CHP milletvekillerinin tarihe geçecek sözleri:
“İktidarın değil devletin valisi olun!”
Ey güzel insan!Sen hangi partinin listesinden seçilmiş vekilsin?CHP'nin!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilk kurulmuş partisi değil midir CHP?Bu düzenlemeler ilk yapıldığında ,yani değnek elde iken hiç sesin çıkmazken değnek elden gidince yapılanlara feryat etmen ne diye?
Gün gelip de bu işlerin bu hale gelebileceğini hesap etmez isen Devletin Polisini de ,Devletin Valisi'ni de adama öğretirler!
Olması gerekenleri zamanında ,güç elinde iken düzeltme gereksinimi duymaz isen, iş işten geçtikten sonra, olması gerekenleri başkasından dilemek ne kadar nafile bir bekleme olur hep birlikte görmüş olduk.
Atama yetkisi iktidar da ise ,atanan doğal olarak iktidarın adamı oluverir.Tıpkı, geçmişte CHP iktidarlarında olduğu gibi! Bu olup bitenlere tepki gösterenlere Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, Bursa Nutkunu hatırlatmak isterim!

1933 yılı Şubat ayında, Bursa Ulucami önünde Ezan'ın Türkçe okunmasına başkaldıran 100 kadar kişi tutuklanır. Olayı duyunca, daha birkaç gün önce ayrıldığı Bursa'ya dönen Atatürk'e; “Bursa gençliği olayı bastıracaktı. Polis ve adliyeye olan güven nedeniyle , karışmadı ”,denilince Atatürk bu konuşmayı yapar :
Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük kıpırtı ve davranış duydumu, 'bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. Hemen araya girecektir. elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, 'polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir' diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, 'demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek!' onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, İsmet paşa'ya ve meclis'e telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, 'ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek benim görevimdir!' İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!''

Son olarak bayram kutlamasına gelmek isterim.Nedense halkın milli bayramları kutlaması ile CHP nin bayram kutlaması arasında her daim bir fark ortaya çıkmıştır.
Eminim hatırlayan çoktur o bayram törenlerini!
Askeri düzende ve uygun adımda protokole yapılan geçit törenlerini!Soğukta ,yağmurda saatlerce atılan nutukları sessiz ve düzeni bozmadan belediklerini!O törenlerin takdir edilecek derecede düzenli ve tertipli olması için öğretmenlerce atılan sopaları!
Birileri bu militarist görüntüleri severken büyük çoğunluğun nefret etmesinin altında yatan sebepleri!
Bayram kutlaması zorlama ile olmaz!
Bir düzen şeklinde olması da işin özü bakımından bakılabilse zorunlu da değildir.Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılmasının ne gibi bir gayesi olabilir?Hitap edilen topluluk günün anlam ve önemini bilmemekte midir?
Sayın Süha Alparslan'ın son yazısı “Barikat” bana benim için ilginç iki bayram kutlamasını hatırlatıyor.
Yıl 1979!
Daha 80 ihtilalı yok ortalıkta!
27 Mayıs İlkokulundayım ve izci olarak ekiple birlikte bayrama katılacağız.İzci kıyafetlerimiz daha bir gün öncesinden bizlere teslim edilmiş ve ilk defa bayram günü büyük bir gururla giyinip okul bahçesinde toplanmışız.Sırada beklerken birden o tarihteki beden eğitimi öğretmenimiz sinirli bir şekilde bize yaklaşıyor.Ne olduğunu ilkokul 2.sınıf saflığıyla anlamaya çalışıyoruz.Derken İffet hoca sıradan herkesin izci şapkalarında bulunan ve “yavru kurt”u temsil eden kırmızı renkli kurt kafası şeklindeki armaları tek tek ve hışımla sökmeye başlıyor.
O giymeye kıyamadığımız yep yeni kıyafete ait şapkalarda sökülen armaların yerindeki yapışkan artıkları rahatsız ediyor sadece bizleri!
Yıl1981!
Yani İhtilal sonrası!
Kültür İlkokulu öğrencisiyim ve o meşhur bando takımlarından birinde trampet çalıyorum.O süreçte bando takımlarında yer almak neredeyse bir şeref meselesi!Çok önemli bir mevzu yani!
Bando takımı kıyafetleri bordo renkli kadife kumaştan!Üzerindeki aksesuar ve şapka ile tam bir üniforma!
Bayram günü yaklaşıyor!Aylardır diğer okullarda olduğu gibi bayrama hazırlanmışız!Uygun adımda davulun tokmağına endeksli sol adımda yürümüş türlü türlü melodiler ezberlemişiz!”On para ver!On para ver!On para yoksa beş para ver!”
Son an değişikliği ile hepimiz önce şaşırıyor sonra çocukça bir sevinçle coşuyoruz!
Bando kıyafetlerimiz değişmiş!
Peki ne olmuş?
O kadife kıyafetler yerini komando kamuflaj kıyafete ,o müthiş şapkalar yerini mavi komando beresine bırakmış!Ayaklarda bildiğiniz yaşımıza uygun ebatta asker postalı!
Çocuksun ve her erkek çocuk gibi askerlik ,askeri kıyafetler ve özellikle kamuflaj elbise cezp ediyor seni!
Deliler gibi seviniyoruz!
Bayram kutlaması esnasında protokolün önünden tam bir asker gibi geçiyoruz trampetlerde on para ver melodisi ile!
Yıl 1996!
30 Ağustos Zafer bayramı kutlamaları!
Yedek subay olarak 2.komando tugayında (Bolu) askerlik vazifemi yapıyorum.Tugay ohal Bölgesinde olduğundan birlikte kalan sayılı rütbeliden biri olarak taburun önünde tabur komutanı olarak törene katılıyorum.Aynı 1981 yılında olduğu gibi aynı yolda kamuflaj kıyafet içersinde protokol önünden askeri selamla geçiyorum!
Fotoğraf albümümde iki fotoğraf duruyor yan yana!
Biri 1981 yılı bayram kutlamalarındaki kamuflaj kıyafetler içersinde ben, diğeri 1996 yılında yine kamuflaj kıyafetler içersinde daha yaşlanmış ben!
“Her Türk asker doğar!”
Belki de bu sebeple sivilleşemiyoruz!Belki bu sebeple bir türlü bir sivil gibi bayram kutlayamıyoruz!Ne dersiniz?
 

Bu yazı toplam 1280 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim