• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 17 °C

İlahi gücün güzelliği-1

Mustafa Namdar

İlahi gücün fırçasından oluşan tablo gibi, doğa güzellikleri Bolu’da çayırı, çimeni, ormanı, yaylası, gölü, göleti her biriyle bir marka olmuş yurtiçi, yurtdışında. Kültürü, folkloru, böceği, çiçeği, sıcak su kaynaklarıyla harmanlanan yörede, huzur ve güvenin teminatıyla cazibe merkezi gibi. Dört mevsimin güzelliğinde sporsa spor, dinlenmekse dinlenme, görsel seyirse seyir, renk renk çiçeklerin kekik kokularıyla ciğerlerin şişirilip soluklandığı yer Bolu. Sen dört mevsim güzelsin. Sen dört mevsim güzelliklerin insanlara sunulan ilahi bir değersin.

Kıymetini bilip yeterince koruyabiliyor muyuz, tartışılır. Adına turizm denen pazarda, buket buket seni vitrine koyup pazarlayabiliyor muyuz, tartışılır. Senin kokunu, nefeslere katabiliyor muyuz, tartışılır. Kara toprağın üzerini örten renk renk çiçeklerle bezeli güzelliğini göz bebeklerinde görüntüleyip belleklere kopyalayabiliyor muyuz, tartışılır. Lezzetlerin yaratıcısı ustalıklarıyla bir numara ünü olan aşçılarımızın sofralarında damak tadının unutulmaz lezzetlerini bırakabiliyor muyuz, tartışılır. Yaz-kış sporların, orman içi gezi ve seyirlerin Of-road gibi değişik yarışların heyecanını yaşatabiliyor muyuz, tartışılır. Denizin tuzlu suyu yok ama, çok zengin minerallerle insanlara şifa kaynağı olan sıcak sularında hizmeti yeterince sunabiliyor muyuz, tartışılır. Ulaşımdaki kolaylığı, huzuru, güveni nedeniyle Avrupa’yı Asya’ya bağlayan Tem otoyolundan geçerken bir yol şuraya da uğrayıp yola devam edeyim dedirtecek bir ürünümüzü akıllara düşürebiliyor muyuz, tartışılır...

İşte bahar gülen yüzünü gösterdi. İnsanlar gibi toprak da giysi değiştiriyor. Kara topraktan yükselen halka halka sis bulutu, dumanla birlikte yayılıyor buram buram toprak kokusu.

Toprak gücünden, kokusundan hayat bulan güzellikler örtüsü, canlanıp boy veriyor renk renk. Mevsimin getirdiği değişimle başlıyor insanlardaki hareketlilik. Gezip görmek istiyorlar, toprağın canlanışını. Gezip görmek istiyorlar, mor menekşe ile sarı çiçekleri. Görmek istiyorlar yaylada sağılan ineği, çayırda oynaşan kuzuları. Tatmak istiyorlar taze sütünü peynirini, mis kokulu tereyağını. Görmek istiyorlar tarihini, oynamak istiyorlar halka olup folklorunu. Turizm hareketlenmesi diyorlar adına...

Kendi kendimize soralım şimdi, kurum, kuruluş olarak ne kadar hazırız bu değişimdeki rolümüzü oynamaya?

İşletmecimiz, esnafımız, şoförümüz, insanımız olarak ne kadar hazırız. Lokantamız, otelimiz, personelimiz olarak ne kadar hazırız???

Turizmde hareketlilik, gel gör beni demekle olmuyor.

Özendirecek bir şeylerimizin olması yetmiyor, paketleyip vitrine koymamız gerekiyor. Nerede neyimiz var yol gösterecek, rehberimizin olması gerekiyor. Konaklamada, yeme-içmede, piknikte ayrıcalık arz eden özellikleri olmalı. Güven telkin eden, güler yüzlü dost görünümlü insanlarımız olmalı. En öncelikli olarak da bir turizm enformasyon büromuz olmalı. Sektör bazında turizm teşvik uygulaması olmalı. Serbest piyasa ekonomisinde yatırımcıyı özendirecek engeller ortadan kaldırılmış olmalı.

16.04.2008

Bu yazı toplam 319 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim