• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 26 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C

İLETİŞİMİN GÜZELLİĞİ

Mustafa Namdar

   İnsan yaşamında  önemi büyük olmalı  iletişim kurmanın. İletişim kurabilmek için insanları birbirine yakınlaştıran ulaşımında  rahat olması gerekiyor. Kendimize ait değerlerin ne ölçüde olduğunu  karşılaştırma olanağı ancak ; komşuda olanları görmekle mümkün. Aileler arasında ki farklılıklar illere,bölgelere  doğru uzayıp gittiğinde , ekonomik ve kültürel farklılıklar, çok net olarak ortaya çıkıyor. Dengelerin sağlanabilmesi için bir dizi teşvik tedbirleri  alınmış olsa da , çoğu zaman dengenin sağlandığına  insanları ikna etmek  zorlaşıyor. Bölgeler arasında denge sağlansa da sağlanmasa da  belleklerde oluşan  ön yargıları ortadan kaldırmak zor. Bu zoru bertaraf edebilmenin bir koşulu, toplumların bir birleriyle iletişim kurmalarının yanında  suyu, havası, imarı, sokağı, caddesi, parkı, bahçesi,küçük ve organize sanayileriyle, kıyaslayarak insanların, yaşam seviyelerini değerlendirme şansı olmalı…

   Okullar arasında  doğu batı , kuzey güney bölgeleri  arasında kurulan  gönül ve dostluk adı verilen köprüleri, Bitlis ve Bolu Gazetecileri  Cemiyetleri bundan  bir süre önce  başlatmıştı. Daha önce  Muş, Bitlis ve Van’a giden heyet olarak oralarda gördüklerimizle  bir dizi önyargılarımızdan kurtulmuştuk. Devletin her tür imkanını  hiçbir şekilde   ihmal etmeden  yerine  getirdiğini gördüğümüz bu bölgelerle kendi  yöremizi kıyasladığımız da, bizim daha çok  şeyler  yapmamız gerektiğini düşündüm. Doğu batı söz konusu olduğunda, batıda  her şeyin dört dörtlük  olmadığını göstermemiz gerekiyordu. Sanıyorum gösterebildik… Onlar doğudan daha kötü koşullarda, yaşamlarını ıh demeden sürdüren  insanları gördüler. Yerleşim bölgesindeki  kötü şartlara rağmen, devletine sadakati bırakmadan , görevini yerine getiren  insanların nasıl çalıştıklarını  gördüler. İstanbul ,Ankara gibi iki büyük kentin arasında kalan  doğal güzellikleriyle ünlü şirin bir ilin mahrumiyet bölgesi olan iki ilçemize , Seben ve Kıbrıscık’a götürdük.

   Orada gördüler ,tüm mahrumiyete ve imkansızlıklara rağmen çalışkan bir ziraat mühendisi ile   elbirliği içinde  nelerin nasıl kazanıldığını. Yöre insanların tarımda artırdıkları  verimlilik ve çeşitliliğin, alın teri ile ne seviyeye getirdiklerini gördüler. Seben’den  Kıbrıscık’a geçtik arası da , doğunun geri diye anılan bölgelerinden  farklı değildi. Yolları bozuk. Genç nüfus ilçeyi terk etmiş. İlçenin  kaderi , ortalama 50 yaşın üzerinde  yorgun insanların eline kalmış . Ama gene de  umutsuz değiller.

   Öyle sanıyorum bakışlardaki  değerlendirmeler farklılaştı. Yokmuş bizden farkınız dediler…


Bu yazı toplam 842 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim