• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

İlginç Anadolu Hikayeleri -2-

N. Gürkan Yetkin

Güzel Anadolu’nun yine güzel bir köyünde köy kahvesinde dillerden dillere dolaşan bir başka hikaye ile yine beraberiz dostlarım. Bu hikayeler ne tuhaftır ki sanki biz yaşamışız, sanki biz de ordaymışız kadar bizim içimizde. Her hikayede kendimizden bir şeyler bulup kimi zaman gülüyor, kimi zaman düşünüyoruz. Çoğunda iyi ile kötünün tarih yazıldığında başlayan ve günümüze kadar devam eden mücadelesini görüyoruz. Her zaman, hikaye kahramanlarından iyi olanın yanında olmamıza rağmen, kötünün şeytani hilelerine yenik düşmesine şahit oluyor, iyinin mucizevi bir kudret sayesinde kurtuluşunu umut ediyoruz.

İşte bu hikayeleri anlatmamda gayem, gerçek ilahi gücün zaten içimizde var olduğunu anlatmak, kalbimiz kadar bize yakın olduğunu hatırlatmaktır. Kötülük bizi de esir almadan, iyi olan ve gerçek kudret sahibi olanların bu saldırıya dur demesidir.

YOKUŞ MEHMET DAYI

Torosların zirvesine yakın bir köyde “Yokuş Mehmet” lakaplı sünepe mi sünepe, millete kan kusturan biri yaşarmış. Kimilerine göre, köyden uzak ama tüm köye hakim bir tepenin üzerine evini kondurduğundan bu lakap verilmiş, kimilerine göre ise her işi yokuşa sürdüğünden.

Yokuş Mehmet Dayı köyün ağası sayılacak zenginliğe sahip olduğundan, her daim köy ihtiyar heyetinin başında yer alırmış. Köy muhtarı dahil, köyde bir çok kişiye sermaye verip işlerine ortak olur, kendi hiç çalışmazmış.

Köy ile ilgili alınacak her karar ondan geçer, işine gelmeyen her kararı yokuşa sürdüğünden teklif bile edilmezmiş.

Zavallı köylüler bu durumu muhtara şikayet etseler de, hiçbir sonuç alamazlarmış. Köye yapılacak her hizmet Yokuş Mehmet'in iç güveysi damadından geçermiş. Köye cami yapılacak, damadı yaparmış. Çeşme yapılacak vs.vs. hep damat.

Günlerden bir gün muhtar köyüne kanalizasyon hattı yaptırmak istemiş. Malum köy yeri parası da sınırlı. Düşünmüş taşınmış. Günlerce araştırmış. Şehirde yaşayan bir akrabasına kadar gitmiş. Akrabası hafriyat işleri ile uğraştığından her türlü ekip ekipmanı varmış.

Kendisinden ricacı olmuş, ikna etmiş. Tam iş başlayacak, muhtarın Ankara'da işi çıkmış. Muhtar durumu Yokuş Mehmet'e anlatmış akrabası ile tanıştırıp yola çıkmış.

Bir hafta sonra döndüğünde bir de ne görsün! Köyün zaten düzgün olmayan yolunun ortasında bir iki metrelik çukur. Ne kanalizasyon var ne de makine! Soluğu Yokuş Mehmet'in yanında almış. Ne olduğunu, neden kimsenin çalışmadığını ve işin durduğunu sormuş? Yokuş Mehmet pişkin pişkin “Benim o akrabanı gözüm tutmadı. Kovdum gitti. Benim damat yapa o işi” dediğinde muhtar çılgına dönmüş.

Bağırmış çağırmış.

Ertesi gün Yokuş Mehmet ortalıktan kayıp. Köy ahalisi önce merak etmiş. Sonraki günlerde de ortalıkta görünmeyince “kurtulduk galiba!” diye sevinmişler. Ancak sevinçleri kursaklarında kalmış. Bir sabah uyandıklarında kapılarında bir avukatın evrağıyla karşılaşmışlar.

“Falan miktar borcunuzu falanca zamana kadar ödeyin. Ödemediğiniz takdirde vs.vs.” Köylüyü almış telaş. Yokuş Mehmet köye döner dönmez almışlar soluğu Yokuş Mehmet'in evinde. Yokuş Mehmet dönmüş toplanan ahaliye “Siz benim gıymetimi bilemediniz. Ne yaptumusa yaranamadım size. İhtiyar heyetinden de ayrulacın, kövden de. Ne haliniz va sa görün.”

Muhtara da “Seninle de ayrıca görüşecin.otaklık mortaklık kalmadı gayri. Ve paramı al hissemi” demiş.

“Yapma Mehmet Dayı .Etme Mehmet Dayı. Sensiz biz naparuz? Acumuzdan ölürüz. Sen bizim büyüğümüzsün. Köyün en asaletli en akıllı adamı sensin” diye yalvarmışlar.

Köylüler ağladıkça, Yokuş Mehmet kasıntıdan şiştikçe şişmiş; “Napam madem. Köyün bana ihtiyacı vasa devam edem aynı düzene” diye kabul etmiş köylünün isteğini. Etmiş ama etmediği eziyeti etmiş, kan kusturmuş herkese.Bir bir köy ahalisi göç etmiş başka diyarlara. Yokuş Mehmet ve damadından başka kimse kalmamış köyde.

Yokuş Mehmet sağmıdır, ne yapar ne eder bilinmez. Ancak Yokuş Mehmet gibiler hep vardır ve hep var olacaktır. Bizler ise ya bu Yokuş Mehmetler'i yalnızlığına terk edecek ya da ömrümüz boyunca yalakalık ve uşaklık edeceğiz.

Tercih sadece ama sadece bizlerin!

19.02.2009

Bu yazı toplam 801 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim