• BIST 82.549
  • Altın 146,569
  • Dolar 3,7625
  • Euro 4,0173
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

İlginç Anadolu hikayeleri 3

N. Gürkan Yetkin

Ağaç yaşken eğilir! Malumunuz okullarda demokrasi eğitimi adına Okul Başkanı, Okul başkan yardımcısı ve okul sekreteri seçimleri yapıldığı tarihlerde, seçim,ve propaganda çalışmaları, büyüklerin genel ve yerel seçimlerini aratmayan türdendi.

Okul Başkanı İlkokul 5.sınıf öğrencilerinden, okul başkan yardımcısı 4.,okul sekreteri de 3.sınıf öğrencilerinden seçilirdi.

Adaylar, talep oldukları göreve göre gruplar oluşturur, her grupta bir okul başkanı, bir okul başkan yardımcısı ve bir de okul sekreteri adayı bulunurdu.

Gruplar aynı bir siyasi parti gibi canla başla çalışır, seçimlerde en çok oyu almak için oy kullanacak olan her öğrenci ile görüşürlerdi.

Seçim günü gelip çattığında her öğrenci, tercih ettiği grup adına oy kullanır, yapılan sayım sonucu en çok oyu alan grubun adayları göreve gelirdi.

Seçilen bu öğrencilerin boyunlarına kırmızı kumaş üzerine beyaz yazılarla görevleri yazılı şeritler takılır, görev süreleri boyunca yüzlerce öğrenci arasında açık bir şekilde belli olurlardı.

Yıllar önce büyük bir okulda, yapılacak seçimlerde okul idaresi bir çok sınıf olması sebebiyle bir karar alarak, okul başkanına seçilen bir adet başkan yardımcısı dışında, üç adet daha başkan yardımcısı seçme hakkı tanınmış. Seçimler tamamlanmış ve seçilen okul başkanına okul müdürü 3 adet okul yardımcısını belirlemek üzere bir hafta süre vermiş.

Okul başkanı sınıfına döndükten sonra kabus da başlamış. İlk ders arası verildiğinde en yakın arkadaşlarından biri gelmiş yanına; ”Diğer iki yardımcı kim olacak?” diye sormuş . "Kimleri düşünüyorsun?” bence şu olsun bu olsun diye fikirlerini sıralarken, okul başkanı hayretler içersinde en yakın arkadaşına bakıyormuş. Çünkü en yakın arkadaşı bir önceki seçimde kendisinin yardımcısı olmuş, en ufak bir tartışmada bile kendisine küserek sırtını dönüp hiçbir işe karışmamış, kendisini çok sıkıntıya sokmuş. Bundan dolayı kendisine her seferinde sıkıntı yaratan, her meseleyi yokuşa süren bu en yakın arkadaşının tekrar okul başkan yardımcısı olmak istemeyeceğini düşünüyormuş. Arkadaşına hiçbirşey söylememiş okul başkanı ama, içinden “napacağım şimdi ?” diye sormuş durmuş ders zili çalana dek.

Okuldan eve geldiğinde anne ve babasına olanları anlatmış ve kendisine akıl vermelerini istemiş. Ailesi, okul başkanı çocuklarına bu kararı kendisinin vermesi gerektiğini ve sonuçları ne olursa olsun en doğrusunun bu olduğunu anlatmışlar. Zavallı çocuk sabaha kadar gözünü kırpmamış. Sabah olup okula gitme zamanı geldiğinde kapı çalmış. "Herkes şaşırmış" sabah sabah gelen kim acaba? diye. Kapıyı açtıklarında bir de bakmışlar ki, okulda bir iki kez karşılaştığı başka sınıftan iki öğrenci karşılarında. "Okula beraber gidelim istedik"dediklerinde, bizim okul başkanının şaşkınlığı daha da artmış. Okul yolunda biri çantasını taşımaya başlamış, diğeri annesinin yaptığı kurabiyeleri ikram etmeye. Okula geldiklerinde tanıdık tanımadık tüm çocuklarda bir ilgi bir alaka. Kantin sırasını verenler, meşrubat ısmarlayanlar, ders aralarında her türlü oyuna davetler.

Hafta sonu yaklaştıkça çocuğun kabusu daha da büyümüş. Kendisini yardımcı yapmak istemediği en yakın arkadaşı her fırsatta yanına birisini getirip "Bu çocuk süper, ağzı var dili yok, bize hiç sorun çıkarmaz. Eskisi gibi gül gibi geçiniriz” diye tanıştırmaya kalktıkça boğulurcasına nefesi daralıyormuş.

Son gün gelip çatmış. Okul başkanı geniş koridorda ilerleyip okul müdürünün odasının kapısına gelmiş. Derin bir nefes alıp vermiş. Kapıyı tıklatmış ve içeri girip yardımcı listesini müdüre vermiş.

Okul müdürü tüm öğrencileri okul bahçesinde toplamış. Tüm öğrenciler heyecanla beklemeye başlamışlar. Okul müdürü mikrofonda gür sesiyle listedeki isimleri bir bir okumuş.

Birinci isim okul müdürünün kızıymış, ikinci isim sınıf öğretmeninin kızı ve son isim de okul basketbol takımının antrenörlüğünü yapan beden eğitimi öğretmeninin kızı.

O günden sonra en yakın arkadaşı kendisi ile bir daha hiç konuşmamış. Evinin kapısına kadar gelip çantasını bile taşıyan arkadaşları bir daha hiç kapısını çalmamış. Ama okul başkanı, müdürün ve sınıf öğretmeninin en sevdiği öğrenci, basketbol takımının da kaptanı olmuş.
Kıssadan hisse, eski bir çin atasözü der ki “YOKUŞU aşacak gücün yoksa, düz yolda yürü!”. Peki ama kime der ?Ne için der?

16.04.2009

Bu yazı toplam 734 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim